Danıştay Kararı 4. Daire 2019/6111 E. 2022/6254 K. 07.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/6111 E.  ,  2022/6254 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/6111
Karar No : 2022/6254

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Taşımacılık Kargo Tic. Ltd. Şti’nin vergi borçlarının kanuni temsilcisi sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla … bildiri numarası ile davacının banka hesaplarına uygulanan e-haczin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve …sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava konusu haciz işleminden önce bahse konu amme alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin farklı adreslerde tebliğ edilemediğine ilişkin 05/01/2015 ve 10/12/2015 tarihli tebliğ alındıları 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesinde belirtilen kişilere imzatılmak suretiyle tutanak haline getirilmişse de 10/12/2015 tarihili tebliğ evrakıyla gidilen adresin kapalı olduğu tespit edilmesine rağmen asıl borçlu … Taşımacılık Kargo Tic. Ltd. Şti adına vergi tekniği raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin aynı adreste ve davacıya 19/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacının bu adresinin kapalı olduğu tespit edilmesine rağmen daha sonraki bir tarihte aynı adreste davacının bizzat kendisine tebligat yapıldığı, dolayısıyla söz konusu adresin halen kullanıldığı ve söz konusu adreste bulunmama halinin geçersiz olduğu sonucuna varılmış olup bu durumda geçici ayrıldığı tespit edilen adrese ikinci kez tebliğe çıkarılmayarak yapılan ilanen tebliğ işleminin geçersiz olduğu anlaşıldığından, banka hesapları üzerine uygulanan e-haciz işlemi öncesinde davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve kesinleşmiş bir ödeme emrinin varlığından bahsedilemeyeceği açık olduğundan davacının bu ödeme emirlerini idari davaya konu etme hakkının kısıtlandığı ve bu suretle anılan ödeme emirlerinin konusu olan ve ödenmeyen kamu alacağının davacı açısından cebri icra yolu ile tahsil edilebilir hale gelmediği sonucuna varıldığından dava konusu e- haczin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve …sayılı işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Tebliğ esasları” başlıklı 93. maddesinde; tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun, dava konusu hacze dayanak olan ödeme emirlerinin tebliğ edildiği tarihte yürürlükte bulunan şekliyle, “Tebliğ evrakının teslimi” başlıklı 102. maddesinde, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altının beyanı yapana imzalatılacağı, imzadan imtina ederse, tebliği yapanın bu ciheti şerh ve imza ederek tebliğ edilemeyen evrakı çıkaran mercie iade edeceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğin ilan yolu ile yapılacağı, maddenin son fıkrasında da, yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemlerin komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz’edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunacağı kurala bağlanmış, 103. maddesinde ise; muhatabın adresinin hiç bilinmemesi; muhatabın bilinen adresinin yanlış veya değişmiş olması ve bu yüzden gönderilmiş olan mektubun geri gelmesi; başka sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması; yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması hallerinde tebliğin ilan yoluyla yapılacağı belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu haciz işlemine dayanak ödeme emirlerine ait tebliğ alındılarının incelenmesinden, Mahkemece, 05/01/2015 ve 10/12/2015 tarihli tebliğ alındılarının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102.maddesinde belirtilen kişilere imzalatılmak suretiyle tutanak haline getirildiği, 10/12/2015 tarihli tebliğ alındısında davacının …Mah. … Sokak N:… Etimesgut /Ankara adresinde, muhatabın gösterilen adresinin sürekli kapalı olduğu, bırakılan ihbarlara da riayet edilmediğinden tebliğinin mümkün olmadığının belirtildiği, ancak asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatlara ilişkin vergi/ceza ihbarnamesinin davacının aynı adresinde 19/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve davacının bu adresinin kapalı olduğu tespit edilmesine rağmen daha sonraki bir tarihte aynı adreste davacının bizzat kendisine tebligat yapıldığı, dolayısıyla söz konusu adresin halen kullanıldığı ve söz konusu adreste bulunmama halinin geçersiz olduğu, bu durumda geçici ayrıldığı tespit edilen adrese ikinci kez tebliğe çıkarılmayarak yapılan ilanen tebliğ işleminin geçersiz olduğu sonucuna varılmışsa da, ancak hazce karşı açılan davada, bir önceki cebren tahsil aşamasına ait ödeme emrinin tebliğine ilişkin hukuka aykırılıklar incelenebilecek olup, alacağa ait ihbarnamelerin tebliğinin incelenemeyeceği açıktır.
Kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, borcunu yedi gün içinde ödemediği gibi bu süre içinde ödeme emrinin iptali istemiyle dava açmayan veya açmış olduğu dava reddedilen kamu borçlusu hakkında alacaklı tahsil dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak haciz uygulanabileceği ve hacze karşı açılan davada, ödeme emri aşamasında açılacak davada ileri sürülmesi gereken hukuka aykırılıkların işlemin sebep unsurundaki hukuka aykırılık hali olarak incelenmesine olanak bulunmadığından, Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 07/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.