4. Daire 2022/2828 E. , 2022/6263 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2828
Karar No : 2022/6263
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Makine Tasarım Kalıp ve
Yedek Parça Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle ve 2012 yılından devreden katma değer vergisinin düzeltilmesi nedeniyle re’sen tarh edilen 2013/1 ila 12 dönemlerine ilişkin katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08/02/2019 tarih ve E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararı uyarınca Dairelerince yapılan ara karar üzerine davacı tarafından ibraz edilen defter ve belgeler üzerinde davalı idare tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen …tarih ve …sayılı Görüş ve Öneri Raporu’nda, …, …, …, …, …, …ve …tarafından davacıya 2013 hesap döneminde düzenlenen faturaların sahte olduğu ve bu faturalara ilişkin olarak indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin reddi gerektiğinin belirtildiği, söz konusu belgeler dışında davacının sunmuş olduğu diğer alış belgeleri ve yasal defter kayıtları ile ilgili herhangi bir eleştiri yapılmadığı, davacının ilgili dönemde fatura aldığı Küçükköy Vergi Dairesi mükellefi …hakkındaki tespitler, düzenlediği faturaların sahte olduğunu ispatlamaya yeterli olmadığından cezalı tarhiyatın söz konusu mükellef tarafından düzenlenen faturalara isabet eden kısmı ile …tarih ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporu’nda eleştirilen alışlara isabet edenler dışındaki alışlarından kaynaklanan cezalı tarhiyatta ve 2014 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası esas alınarak tekerrür hükümleri uygulanması yerinde olmadığından vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı tarafından 2012 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine karşı açılan davada verilen karar dikkate alındığında üç kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatın 2012 yılından devreden katma değer vergisinin düzeltilmesinden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının ilgili dönemde fatura aldığı Atışalanı Vergi Dairesi mükellefi …, Güngören Vergi Dairesi mükellefi …, Bayrampaşa Vergi Dairesi mükellefi …ve İkitelli Vergi Dairesi mükellefleri …, …ve …hakkındaki tespitler, düzenledikleri faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığını gösterdiğinden söz konusu mükelleflerce düzenlenen faturalara isabet eden üç kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, faturalara konu alışlarının gerçek olduğu, mevzuat hükümleri dikkate alındığında yapılan tarhiyatlar ile kesilen cezaların hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kararın aleyhe olan kısmının hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacı temyiz isteminin reddi, davalı temyiz isteminin kısmen kabulü ile kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın redde ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın kabule ilişkin kısmının vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısımlarına ve … tarih ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporu’nda eleştirilen alışlara isabet edenler dışındaki alışlardan kaynaklanan cezalı tarhiyata dair hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın kabule ilişkin kısmının …’den alınan faturalardan kaynaklanan üç kat vergi ziyaı cezalı tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellefler hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının ilgili dönemde fatura aldığı … hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporunda; mükellefin elektrik malzemeleri toptan alım-satımı faaliyetinde bulunmak üzere 20/11/2012 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 30/11/2012 tarihinde yapılan yoklamada, adresin kapalı olduğu ve mükellefe ulaşılamadığı, 10/12/2012 tarihli yoklamada, işyerinin yaklaşık 180 m2 olduğu ve iki kattan oluştuğu, çalışanı, şube ve deposunun olmadığı, yaklaşık 50.000,00 TL değerinde emtia bulunduğu, 22/03/2013 tarihinde yapılan yoklamada, toptan inşaat ve elektrik malzemesi satışı faaliyetinin devam ettiği, işyerinin yaklaşık 70 m2 olup 40.000,00 TL’lik emtia bulunduğu, işyerinde 8 işçi çalıştırıldığı hususlarının nezdinde yoklama yapılan şahıs tarafından beyan edildiği, 06/06/2013 tarihinde yapılan yoklamada ise, işyerinin kapalı olduğu, çok nadir ve ayda birkaç kez açıldığı ve hurda alım-satım faaliyeti olduğu, ancak mükellefin tanınmadığının çevre ve komşu esnaf tarafından beyan edildiği, 31/05/2013 tarihi itibariyle mükellefiyetinin re’sen terkin edildiği, 2013/1 ila 5 dönemleri için toplam 5.666.441,85 TL matrah beyan ettiği, 2013 yılı Bs bildirimleri ile 7.301.923,00 TL satış bildiriminde bulunduğu, ancak diğer mükelleflerin Ba bildirimi ile mükelleften 14.914.196,00 TL alış bildiriminde bulunduğu, 2013 yılı Ba bildirimleri ile yaklaşık 7.218.338,00 TL alış bildiriminde bulunmasına rağmen diğer mükelleflerin Bs bildirimi ile yaklaşık 1.596.158,00 TL satış bildiriminde bulunduğu, alışlarının büyük çoğunluğu hakkında sahte belge düzenlediklerine ilişkin tespitler bulunduğu hususlarına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitler bir arada değerlendirildiğinde ve özellikle mükellefin düzenlediği fatura tutarlarında faaliyet yürütecek kapasitesi bulunmadığı, yapılan yoklamaların bazılarında faal görünse de çok kısa süre sonra yapılan yoklamada işyerinin kapalı olduğu ve çevre esnafça tanınmadığı, mükellefiyet tesisinden itibaren kısa süre içinde yüksek tutarlarda fatura düzenlemesine rağmen işyerini terk etmesi ve bildirdiği alış ve satış tutarları ile diğer mükelleflerce bildirilen alış ve satış tutarları arasında büyük uyumsuzluklar bulunduğu dikkate alındığında, söz konusu mükellef tarafından davacıya düzenlenen faturaların geçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle, …’den alınan faturalardan kaynaklanan üç kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık, Vergi Dava Dairesi kararının aksi yöndeki hüküm fıkrasında ise hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının redde ilişkin kısmının ve kabule ilişkin kısmının vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısımları ile …tarih ve …sayılı Görüş ve Öneri Raporu’nda eleştirilen alışlara isabet edenler dışındaki alışlardan kaynaklanan cezalı tarhiyatın kaldırılmasına dair hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının kabule ilişkin kısmının …’den alınan faturalardan kaynaklanan üç kat vergi ziyaı cezalı tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve …TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 07/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.