Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/144 E. , 2022/5141 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/144
Karar No : 2022/5141
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesi, … Kız Kur’an Kursu öğreticisi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak niteliği kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; dava dosyası içeriğinde yer alan soruşturma dosyası, ifadeler ve diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Şanlıurfa İli, Viranşehir İlçesi, … Kız Kuran Kursu öğreticisi olarak görev yapan davacının, … ile sanal ortamda ve dışarıda görüştükleri, 09/06/2012 ve 27/06/2012 tarihlerinde İstanbul’da bir otelde birlikte kaldıkları, davacı tarafından da adı geçen kişi ile cinsel birliktelik yaşandığı kabul edilmemekle birlikte aynı odada kaldıkları hususunun kabul edildiği, öte yandan, … tarafından, para karşılığı bir kaç defa cinsel ilişkiye girdiği, davacının daha sonra telefonla kendisinden para talep ettiği ve eşinden boşanması için ısrar ettiği, aksi takdirde ailesine ve çocuklarına zarar vereceğini belirterek tehdit ettiği iddiasıyla Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu; bu durumda, Şanlıurfa İli, Viranşehir İlçesi, … Kız Kuran Kursu öğreticisi olarak görev yapan davacıya isnat edilen fiillerin davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporu ve davacının kendi beyanı ile sübuta erdirildiği görülmüş olup; davacının, söz konusu fiilleri nedeniyle “tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir” olma niteliğini kaybettiği anlaşıldığından, görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İşlediği iddia edilen para karşılığı cinsel ilişkiye girme suçuna ilişkin yapılan ceza yargılamasında beraat ettiği ve bu kararın kesinleştiği, kendisine atılan iftira nedeniyle şikayetçi olduğu, memuriyetinden çok önce gerçekleşen olayların bir şekilde ortaya çıkarılmasının özel hayatın gizliliğinin ihlali olduğu belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” uyarınca Dairemize devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesi, … Kız Kur’an Kursu öğreticisi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak niteliği kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 20. maddesinde, herkesin özel hayatına saygı gösterilmesi hakkına sahip olduğu ve özel hayatın gizliliğine dokunulamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. “Özel hayat”; gerek özel hukukta ve gerekse kamu hukukunda, kişinin girilmesine ya da müdahale edilmesine açık veya zımni rızasının olup olmadığı yönünden hukuki denetime tabi olup, özellikle, kişinin bire bir özel (sır) yaşam alanını, gizli tutmak istediği, bir başka kişi ya da kişilerin bilmesini istemediği konuları içermektedir. Bu itibarla, hukuken çok sıkı biçimde korunan, dokunulamayan bu alana idari makamlarca doğrudan müdahale edilmesi veya bu alanı sınırlayıcı idari yaptırım kararlarının uygulanması imkanı bulunmamaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının “Özel şartları” belirleyen (B) bendinin (2) numaralı alt bendinde, “Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak” kuralına yer verilmiş; 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi”, Devlet memurluğunu sonra erdiren haller arasında sayılmıştır.
633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Personelin nitelikleri” başlıklı 9. maddesinin ikinci fıkrasında ise, “Başkanlık personelinin 657 sayılı Kanunda ve bu Kanunda yer almayan diğer nitelikleri ile atanmalarında dinî öğrenim şartı arananlara ilişkin ortak nitelikler yönetmelikle düzenlenir.” hükmü öngörülmüştür.
15/04/2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin “Genel şartlar” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri karşısında, Diyanet İşleri Başkanlığında atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda görev yapan personelin; 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (B) bendinin 2. alt bendi ile 98. maddesinin (b) bendi uyarınca, Yönetmelik’te aranılan “itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu” şeklindeki ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle görevine son verme işleminin tesisi için ”İslam törelerine uygun olmayan bir eylemin bulunması” ve ”bu eylemin çevresinde bilinir olması” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesi, … Kız Kur’an Kursu öğreticisi olarak görev yapan davacının, anılan Kur’an kursunda yönetici olduktan sonra, hakkında Kur’an kursunda görev yapan diğer öğretici … ve eski yönetici … tarafından yapılan şikayet üzerine soruşturma başlatıldığı, muhakkik tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı soruşturma raporunda davacının, … Camii imam hatibi … ile gayri ahlaki ilişkisi olduğu ve bu ilişkiden dolayı adı geçen … ve …’yı tehdit ettiği iddialarının ispatına yeterli bilgi ve belge bulunmadığından yapılacak bir işlem olmadığına kanaat getirildiği, diğer iddia olan … ile ilişkisi olduğu ve para karşılığı birlikte olduğu iddiasıyla ilgili alınan ifadelere dayanılarak davacının görevine son verilmesine ilişkin … Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin tesis edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının görev yaptığı Kur’an kursunda yönetici olması üzerine, yine kendisi gibi kursta öğreticilik yapan kişilerle karşılıklı şikayetlerde bulunmaları sonucunda soruşturma başlatıldığı, davacının memuriyete girişinden önce İstanbul’da gerçekleşen olaylar nedeniyle alınan tanık ifadelerinin şikayetçi … ve …’nın anlatımlarına dayalı duyumlar olduğu, ifadesi alınan … ile davacının husumetli olduğu ve karşılıklı şikayetlerinin yargıya taşınmış olması karşısında …’nin ifadelerinin, tek başına, davacının ortak niteliği kaybettiğine delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, aksi bir kabulün Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliğinin ihlali sonucunu doğuracağının açık olduğu, davacı hakkında diğer iddia olan … Camii imam hatibi … ile gayri ahlaki ilişkisi olduğu iddiasına yönelik olarak muhakkik tarafından da somut bir delilin bulunmadığının tespit edildiği, alınan diğer tanık ifadelerinde ise davacının gayri ahlaki herhangi bir davranışının bulunmadığı yönünde olması karşısında, davacının Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak” şartını kaybettiğine dair yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığından görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 07/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY :
İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen karar ve dayanağı gerekçe hukuk ve usule uygun olduğundan, davacının temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.