Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/5061 E. , 2022/5177 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5061
Karar No : 2022/5177
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
… vekili Av. … tarafından … Bakanlığına karşı açılan davada; Ankara 23. İdare Mahkemesinin 07/09/2022 tarih ve E:2022/1861, K:2022/1571 sayılı ve İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 12/10/2022 tarih ve E:2022/2207, K:2022/1820 sayılı kararları üzerine çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun, “Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki” başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir.” kuralına yer verilmiştir.
KPSS 2018/4 kapsamında İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesine … olarak yerleştirilen, ancak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin işlemin, Ankara 18. İdare Mahkemesinin 24/05/2019 tarih ve E:2018/2112, K:2019/1136 sayılı kararıyla iptali üzerine ataması yapılan, anılan işlem sebebiyle uğradığı zararlara karşılık 61.131,13-TL maddi, 70.000,00-TL manevi tazminatın faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada ise Ankara 10. İdare Mahkemesinin 25/09/2020 tarih ve E:2019/1486, K:2020/1296 sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilen davacı tarafından; 11/07/2022 tarihinde özlük haklarının iadesi istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; kamu görevlisi olan davacının özlük haklarına ilişkin olan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun’un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının görev yaptığı İstanbul ilinin idari yargı yetkisi yönden bağlı bulunduğu yer idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının İstanbul 12. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 23. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 07/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde: “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler.” hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; KPSS 2018/4 kapsamında İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesine … olarak yerleştirilen, ancak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin işlemin, Ankara 18. İdare Mahkemesinin 24/05/2019 tarih ve E:2018/2112, K:2019/1136 sayılı kararıyla iptali üzerine ataması yapılan, anılan işlem sebebiyle uğradığı zararlara karşılık 61.131,13-TL maddi, 70.000,00-TL manevi tazminatın faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada ise Ankara 10. İdare Mahkemesinin 25/09/2020 tarih ve E:2019/1486, K:2020/1296 sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilen davacı tarafından; 11/07/2022 tarihinde özlük haklarının iadesi istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde de görüleceği üzere davacı, yetki uyuşmazlığına konu olan bu davadaki talebini, yukarıda anılan iptal kararına dayandırmaktadır. Bir başka ifadeyle, davacının istemine, sözü edilen iptal kararı dayanak oluşturmaktadır.
Bu durumda; iptal kararına dayalı olarak açıldığı ve iptal edilen işlemden kaynaklandığı sonucuna varılan işbu tam yargı davasına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili mahkemenin; 2577 sayılı Kanun’un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi olduğu görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.