Danıştay Kararı 7. Daire 2019/4436 E. 2022/4299 K. 07.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/4436 E.  ,  2022/4299 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4436
Karar No : 2022/4299

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ihtirazi kayıtla verilen beyannameye istinaden tahakkuk ettirilen veraset ve intikal vergisinin, murisinden intikal eden taşınmazların emlak vergisi tahakkukuna esas alınan değerinin 9/10 oranına isabet eden kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacı tarafından, miras yoluyla intikal eden taşınmazların bulunduğu yerde bir imar planı bulunmadığı için inşaat yapılması hukuken mümkün olmadığından, davacının tasarruf hakkının kısıtlandığı, bu nedenle ekonomik olarak fayda sağlamayan taşınmazlar üzerindeki mülkiyetin kuru mülkiyet olduğunun kabulü gerektiği, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na göre kısıtlı taşınmazların emlak vergisinin, kısıtlama devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunacağı, veraset yoluyla intikal eden taşınmazlar için beyan edilecek değerin emlak vergisi değeri olacağı, veraset ve intikal vergisi oranının da anılan Kanun’da öngörüldüğü üzere kısıtlı taşınmazlar için 1/10 oranında uygulanmasının icap ettiği, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nda kuru mülkiyet halinde intikal eden taşınmazlar istisnalar arasında yer aldığından tasarruf hakkı kısıtlanmış taşınmazların, kısıtlılık oranınca, veraset ve intikal vergisinden de istisna edilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de, 7338 sayılı Kanun’un istisna hükümlerinin düzenlendiği 4. maddesinde, kısıtlı olan taşınmazların istisna kapsamında olduğuna dair bir düzenlemeye yer verilmediği, tasarrufu kısıtlanan taşınmazların vergisinin 1/10 oranında tahsil olunacağı hükmünün, sadece emlak vergisi yönünden uygulanabileceği, veraset ve intikal vergisi açısından uygulanma imkanı bulunmadığından, davacının ihtirazi kaydı kabul edilmeksizin yapılan tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 7338 sayılı Kanun’un “İstisnalar” başlıklı 4. maddesinin (j) bendinde, sağlar arasında ivazsız bir tarzda vuku bulan intikaller hariç olmak üzere kuru mülkiyet halinde intikal eden malların, kuru mülkiyet halinde kaldığı müddetçe veraset ve intikal vergisinden istisna olduğu hüküm altına alınmış olup, bu hükme göre, kuru mülkiyet halinde, yani yararlanma hakkı olmaksızın veraseten intikal eden gayrimenkullerin, kuru mülkiyet hali devam ettiği sürece vergiden müstesna olduğu, olayda, davacıya veraseten intikal eden taşınmazların emlak vergisi tahakkuklarının intikalin gerçekleştiği 2017 yılında kısıtlılık hükümlerine istinaden yapıldığı, daha sonra söz konusu taşınmazların 09/11/2018 tarihinde imar uygulamasına tabi tutularak ifraz gördüğü ve bir kısmı belediye hizmet alanında kaldığı için imar ve inşaat izni verilmediğinden kısıtlılık halinin devam ettiği ve bu durumun doğrudan ekonomik fayda sağlama imkanını ortadan kaldırdığı anlaşılmakla, söz konusu taşınmazların davacıya kuru mülkiyet halinde intikal ettiği ve daha sonra yapılan imar uygulaması ile de bu durumun sürdüğü görüldüğünden, davacının ihtirazi kaydı kabul edilmeksizin yapılan dava konusu tahakkuk işleminde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.