Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/671 E. , 2022/4260 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/671
Karar No : 2022/4260
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
KARŞI TARAF (DAVACI) …
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının muhasebeciliğini yaptığı, …’ın sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak adına 2016 yılına ait gelir vergisi, aynı yılın tüm dönemlerine ait geçici vergi ve Ocak ila Aralık dönemlerine yönelik katma değer vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması ve sözü edilen takdir komisyonu kararının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının muhasebecilik hizmeti sunduğu … hakkında yapılan gelir vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi tarhiyatlarının Mahkemelerince … tarih ve E:…, …, K:…, … sayılı kararlarıyla kaldırıldığı, dolayısıyla ortada davacının iştirak edilebileceği sahte belge düzenleme fiili bulunmadığından adına kesilen cezada hukuka uyarlık görülmediği, takdir komisyonu kararlarının, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliği taşımadığı gerekçesiyle dava konusu ceza kaldırılmış, takdir komisyonu kararının iptali istemi yönünden ise dava incelenmeksizin reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince, … hakkında yapılan tarhiyatların kaldırılmasına ilişkin kararlara yöneltilen istinaf başvurusunun Dairelerince kabul edilerek kararın kaldırıldığı ve davaların reddedildiği dolayısıyla kesilen cezanın hukuka uygun olup olmadığının belirlenebilmesi için olayda iştirak fiilinin oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerektiği, … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden, muhasebe işlemlerini yürüten davacı hakkında görüş öneri raporu tanzim edileceğinin ve davacının müteselsil sorumlu olduğu dönem matrahlarının tespiti için takdire sevk edileceğinin belirtildiği ancak iştiraki bulunmasına dayanılarak vergi ziyaı cezası kesilmiş ise de, isnat edilen fiilin maddi ve manevi unsurlarının oluştuğuna ilişkin herhangi bir tespit veya rapor bulunmadığı, suça iştirak edildiği ve maddi menfaat sağlandığı yönünde hangi fiillerin tespit edildiğinin belirtilemediği, buna ilişkin herhangi bir ifadeye yer verilmediği, davacının muhasebecilik faaliyeti nedeniyle müteselsilen de sorumlu tutulduğu davacının müteselsil müşterek borçlu sıfatıyla tüm vergilerden mi yoksa fiile iştirak eden niteliğinde vergi ziyaı cezalarından mı sorumlu olduğunun ortaya konulamadığının görüldüğü dolayısıyla vergi tekniği raporundaki saptamaların tek başına sahte belge düzenleme fiiline iştirak edildiği anlamına gelmediği ve varsayıma dayalı olarak da vergi ziyaı cezası kesilmesi mümkün olmadığından varsayım ve kanaate dayalı olarak kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının cezanın kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava konusu ceza kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda davacının 213 sayılı Kanun’un mükerrer 227. maddesi hükmü gereğince müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca anılan kişi hakkında sahte belge düzenleme fiilinden kaynaklanan komisyon gelirleri nedeniyle suça iştirak eden davacı adına takdir komisyonu kararı uyarınca kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
… hakkında düzenlenen … tarih ve …. sayılı Vergi Tekniği Raporundaki tespitlerden, davacının adı geçen kişinin sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği, bu nedenle adına 213 sayılı Kanun’un 344. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyoruz.