Danıştay Kararı 3. Daire 2020/1127 E. 2022/4262 K. 07.11.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2020/1127 E.  ,  2022/4262 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1127
Karar No : 2022/4262

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi .. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının muhasebeciliğini yaptığı …’ın sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak adına 2016 yılına ait gelir vergisi, aynı yılın Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ait geçici vergi ve Şubat ila Temmuz dönemlerine ait katma değer vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması ve sözü edilen takdir komisyonu kararının iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …’ın sahte fatura düzenleyicisi olduğundan bahisle tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan ve davacı ile ilgili olarak yapılan saptamalardan, sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiği hususunun ve iştirak iradesinin varlığının somut verilerle ve hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmediği, diğer bir ifadeyle davacı hakkında iştirak fiiline ilişkin herhangi bir rapor tanzim edilmeden, ayrıntılı araştırma yapılmadan, ifadesine dahi başvurulmadan, iddia edilen iştirak fiilinin hangi dönemleri kapsadığı saptanmadan salt mükellef tarafından verilen beyanlara dayanılarak varsayım, kanaat ve eksik incelemeye dayalı olarak kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı takdir komisyonu kararlarının, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem olmadığı gerekçesiyle dava konusu ceza kaldırılmış, takdir komisyonu kararının iptali istemine ilişkin olarak dava incelenmeksizin reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda davacının 213 sayılı Kanun’un mükerrer 227. maddesi hükmü gereğince müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca anılan kişi hakkında sahte belge düzenleme fiilinden kaynaklanan komisyon gelirleri nedeniyle suça iştirak fiili nedeniyle takdir komisyonu kararı uyarınca kesilen dava konusu cezada hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :

Veysi Karataş hakkında düzenlenen 02/01/2018 tarih ve 2018-A-5374/1 sayılı Vergi Tekniği Raporundaki tespitlerden, davacının adı geçen şirketin sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği, bu nedenle adına 213 sayılı Kanun’un 344. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyoruz.