Danıştay Kararı 8. Daire 2018/6084 E. 2022/6287 K. 04.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/6084 E.  ,  2022/6287 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6084
Karar No : 2022/6287

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Mad. San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Konya ili, Beyşehir ilçesi, … Mahallesi sınırları dahilinde bulunan maden arama ruhsatı kapsamında 04/05/2016 tarihli dilekçe ile muhafaza ormanı olan alanda madencilik faaliyetinde bulunmak istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Orman Kanununun 16’ncı Maddesi Uygulama Yönetmeliğinde muhafaza ormanlarında Maden Kanununun 2 nci maddesindeki I(a), I(b) ve II(a) grup madenler için madencilik faaliyetine izin verilmeyeceği açıkça hükme bağlandığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın 03.03.2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelgesi ile ise, Orman ve Su İşleri Bakanlığı uhdesinde yer alan orman alanları ve orman sayılan alanlar ile hususiyetleri gereği özel koruma altına alınması icap eden sahalara yönelik madencilik faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yönelik düzenlendiği ve bu Genelge ile muhafaza ormanlarında II (b) grubu madencilik faaliyetlerinin değerlendirmeye alınmayacağı belirtildiği, Orman Kanununun 16’ncı Maddesi Uygulama Yönetmeliği sadece I(a), I(b) ve II(a) grup madenler için sınırlama getirmekte iken, söz konusu Genelge ile II (b) grubu madenler için de sınırlama getirildiği, dolayısıyla her iki düzenlemenin de Orman Kanunu’na aykırılık oluşturmadığı, işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelikte II (b) grubu madenler için bir kısıtlama getirilmemekle birlikte, Genelge ile getirilen bu kısıtlama Orman Kanunu’na aykırılık oluşturmadığından, davalı idare tarafından davacı başvurusunun Genelge dayanak gösterilerek reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, izin dosyasındaki belgelerin tam olduğu, idarece keyfi olarak işlem tesis edildiği, izin istemi reddedilen alanda birden fazla izin verilmiş maden ocağı bulunduğu, eksik inceleme yapıldığı, talebin sadece genelgeye dayanarak gerekçesiz şekilde reddedildiği, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, izin talep edilen yerin muhafaza ormanı olduğu, yönetmelik gereği izin verilemeyeceğinin açıkça belirtildiği, dosya kapsamından anlaşılan hukuki durum ve talep olmadığı sürece Mahkemenin keşif yapma zorunluluğu bulunmadığı, dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu verilen ret kararının yerinde olup temyiz talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Davacı tarafından Konya ili, Beyşehir ilçesi, … Mahallesi sınırları dahilinde bulunan maden arama ruhsatı kapsamında idareden muhafaza ormanı statüsünde bulunan alanda madencilik faaliyetinde bulunabilmek için izin isteminde bulunulduğu, dava konusu işlem ile izin talebinde bulunulan yerin Yeşildağ Muhafaza Ormanı sınırları içinde kaldığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın 03.03.2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelgesinin 5. maddesinin (ç) fıkrasında “muhafaza ormanı sınırları içerisinde II-b grubu madencilik faaliyetlerinin değerlendirmeye alınmayacağı” belirtildiğinden anılan Genelge gereği davacının izin talebinin değerlendirmeye almayan Orman Genel Müdürlüğü’nün … tarihli … sayılı işleminin iptali edilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Orman Kanunu’nun 16. Maddesinin Uygulama Yönetmeliği’nin “İnceleme ve değerlendirme” başlıklı 5. maddesinde “(1) Bölge müdürlüğü yapılan müracaatı öncelikle evrak üzerinde inceler, eksiklikler varsa, on işgünü içinde müracaat sahibine bildirir. Eksiklikler tamamlanıncaya kadar talep değerlendirmeye alınmaz. Evrakın tam olması halinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, talebin Devlet ormanlarına isabet eden kısımları için ön izin veya kesin izin raporu düzenlenir.(2) Ancak kazı gerektirmeyen maden arama izinlerinde belgelerin tam olması halinde bölge müdürlüğü müracaat yazısının bir örneği üzerine kayıt tarihini ve sayısını belirterek talep sahibine iade eder. Maden ruhsat sahibi ruhsat süresince bu belge ile ruhsat alanında prospeksiyon, jeolojik harita yapımı, numune alımı, jeofizik araştırma gibi kazı gerektirmeyen maden arama faaliyetinde bulunabilir. Aramanın el karotu ile karot alma şeklinde yapılmak istenmesi halinde idarece teminat alınmak suretiyle belirlenen sürede ve alanda el karotu ile arama yapılmasına izin verilebilir.” (3) Değerlendirme Komisyonunun görev alanındaki; muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanlarına isabet eden maden işletme, tesis ve altyapı tesisi izin müracaatları ile muhafaza ormanlarındaki ruhsat talepleri bölge müdürlüğünce müracaat evrakı ve düzenlenen tutanak ile birlikte Genel Müdürlüğe gönderilir. Talebin bir kısmının Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilmesi gerektiği durumlarda talep bir bütün olarak ele alınır.” kuralı yer almıştır.
Aynı Yönetmeliğin “Değerlendirme komisyonu” başlıklı 16. maddesinde ise
(1) Değerlendirme Komisyonu, Bakanlık Müsteşarı ve/veya Müsteşar Yardımcısı başkanlığında, Orman Genel Müdürü ve/veya Orman Genel Müdür Yardımcısı ile Bakanın uygun göreceği üyelerden oluşur. Komisyon en az beş kişiden teşekkül eder.
(2) Sekreterya görevini İzin ve İrtifak Dairesi Başkanlığı yürütür. Kararlar oy çokluğuyla alınır.
(3) Değerlendirme Komisyonunun görevleri;
a) Muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanlarına isabet eden maden işletme, tesis ve altyapı tesisi izin müracaatlarını,
b) Muhafaza ormanlarındaki ruhsat taleplerini,
c) Verilecek izinlerle ilgili mevzuatta açık hüküm bulunmayan hususları, değerlendirmektir.
(4) Değerlendirme Komisyonunca uygun bulunan müracaatlar Bakan onayına sunulur, onayı takiben bölge müdürlüğü tarafından izin raporu düzenlenerek izin verilir.” kuralına, Yönetmeliğin “Kısıtlamalar” başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasında ise ” Muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri ile orman içi dinlenme yerlerinde Maden Kanununun 2 nci maddesindeki I(a), I(b) ve II(a) grup madenler ile kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanılan her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapılacak madencilik faaliyetlerine izin verilmez. Ancak muhafaza ormanlarında gen koruma alanları, tohum meşcereleri ile orman içi dinlenme yerlerinde; bu gruplardaki madenlere Bakanlıkça bu Yönetmeliğin yayımından önce verilen izinlerin süre uzatım talepleri Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenerek izne konu edilebilir.” kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından izin isteminde bulunan yerin muhafaza ormanı olması nedeniyle idarece 2014/1 sayılı Genelge gereği değerlendirilmeye alınmadığı anlaşılmaktaysa da, Danıştay Onuncu Dairesi’nin 06.11.2019 tarihli E:2015/1148 K:2019/7505 sayılı kararı ile 2014/1 sayılı Genelge ile muhafaza ormanlarında II-b grubu madencilik faaliyetlerinin değerlendirmeye alınmayacağını belirten dava konusu işleme esas alınan 5. maddesinin ç bendinin 2 numaralı alt bendinin iptali istemiyle açılan davada, Genelge ile madencilik faaliyetlerine yönelik başvuruların değerlendirmeye alınmayacağı alanların belirlendiği düzenlemenin, Kanunda ve Yönetmeliklerde yer alan hükümleri aşar nitelikte olduğu, ancak dava konusu Genelge maddesinin hukuka uygun görülmemiş olması davalı idare tarafından, madencilik faaliyetlerine yönelik kendisine yapılacak başvurulara doğrudan izin verilmesi gerektiği anlamına gelmediği, faaliyete izin verilip verilmeyeceği hususunda mevzuat çerçevesinde idareye verilen görev ve yetkiler kapsamında gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılarak işlem tesis edilmesi gerektiği belirtilerek iptaline karar verilmiş, anılan karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 17.03.2022 tarih ve E:2020/1104 K:2022/855 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Bu durumda dava konusu işlemin dayanağı Genelgenin, üst hukuk normlarını aşar nitelikte düzenleme içermesi nedeniyle iptal edilmiş olması karşısında, davacının izin talebinin sırf Genelge gerekçe gösterilerek değerlendirmeye alınmamasına yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan bu kararın davacının izin talebinin kabulü anlamına gelmediği, davalı idarece Kanun ve Yönetmelik kapsamında oluşturulacak komisyonu marifetiyle yapması gereken inceleme ve araştırmayı yaparak izin talebini değerlendirmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 04/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.