Danıştay Kararı 8. Daire 2020/7210 E. 2022/6286 K. 04.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/7210 E.  ,  2022/6286 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7210
Karar No : 2022/6286

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacılar): 1- Kendi adına asaleten küçük çocukları … ve … adlarına velayeten …
2- …
3- …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:.. sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Uyuşmazlığa konu istemin adli yargı yerinde açılacak davada incelenebilecek nitelikte olması nedeniyle işin esası hakkında verilen kararın bozularak görev ret kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, davacılar tarafından Zonguldak ili Karadeniz Ereğlisi ilçesi … köyünde ormanlık alandaki ağaç kesme işinin orman idaresince bölgede faaliyet gösteren kooperatifin üyesi sıfatıyla işi yapan müteveffanın kestiği ağacın üzerine devrilmesi nedeniyle ölümü ile sonuçlanan olayda orman idaresinin hizmet alanında yapılan işle ilgili gerekli tedbirleri almaması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı olarak şimdilik 2.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminat talebinin kabulü istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince uyuşmazlıkta; davacıların murisinin vefat etmesine neden olan olayın meydana gelmesinde gerekli iş güvenlik önlemlerini almadıklarından bahisle … Orman İşletme Şefi ve işin yüklenicisi olan … Kooperatif Başkanı hakkında taksirle adam öldürme suçlaması nedeniyle açılan … Asliye Ceza Mahkemesi’nin … esas sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi raporunda … ‘un iş emniyetini sağlamada, dikkatsiz ve özensizce ikinci ağacı kesmesi soncu hayatını kaybetmesinde asli kusurlu olduğu, … Orman İşletme Şefi ve işin yüklenicisi olan … Kooperatif Başkanının ise kusurlu olmadığı şeklinde görüş belirtildiği, bunun üzerine … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08.09.2014 günlü kararı ile de ilgili kişilerin beraatine karar verildiği, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile … Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacıların murisi … ‘un ölümüne neden olan olayın meydana gelmesinde, davalı idarenin hizmet kusuru niteliğinde eylem ve işlemlerinin bulunmadığı, adı geçen kişinin kusuru sonucu olayın meydana geldiği sonucuna varılmış olup, bu haliyle davalı idarenin, doğduğu ileri sürülen maddi ve manevi zararların ödenmesinden sorumlu tutulmasına hukuken olanak bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
2577 sayılı Kanunun “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller” başlıklı 31. maddesinde “(1) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygunlanır. (Ek cümle: 5/4/1990-3622/11 md.; Değişik:10/6/1994-4001/14 md.) Ancak, davanın ihbarı (…)(2) Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re’sen yapılır. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/22 md.) Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. (2) Bu Kanun ve yukarıdaki fıkra uyarınca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıfta bulunulan haller saklı kalmak üzere, vergi uyuşmazlıklarının çözümünde Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller” başlıklı 266. maddesinde “(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Zonguldak ili Karadeniz Ereğli ilçesi, … Köyü çevresindeki ormanlık alanda … Orman İşletme Şefliği tarafından şartname ile … Kooperatifine ağaç kesim işinin verildiği, bu kooperatifin üyesi olan … isimli kişinin ağaç kesme işinde çalışmakta iken kestiği ağacın üzerine düşmesi sonucu vefat ettiği, adı geçen kişinin ailesi tarafından uğradıklarını ileri sürdükleri eş … için 1.000,00-TL maddi ve 35.000,00-TL manevi, çocukları … ve … ‘un her biri için 500,00-TL maddi ve 35.000,00-TL manevi, baba … ve kardeş … ‘un her biri için 15.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 2.000,00-TL maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece Asliye Ceza Mahkemesinde işin yüklenicisi Kooperatif Başkanı ile Orman İşletme Şefine karşı taksirle adam öldürme suçundan dolayı yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporuna göre ölen kişinin kusurlu olduğundan hareketle idarenin olayda hizmet kusuru bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Olayda dava konusu ağaç kesim işi her ne kadar kooperatif aracılığıyla orman köylülerine yaptırılmışsa da anılan işin davalı idarenin asli görevleri arasında yer alması nedeniyle işin yapılmasında idarenin denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekmektedir. Ağaç kesim işi öncesi Orman İşletme Şefi, Ölçü Kesim Memuru ve işi yapacak kişilerin katılması gereken tatbikata ait tutanakta; tatbikata katılan diğer kişilerin imzası yer alırken, işi yapanların imzalarının bulunmadığı, bu kişilerin eğitime katılmadıkları halde kooperatif tarafından işin onlara verildiği görülmektedir. İdarece 01.01.2013 tarihli yazı ile ölen kişinin de üyesi olduğu Kooperatife hitaben yazılan yazıda, TS ağaç kesme ve kesmede güvenlik kurallarına kesinlikle uyulacağı yönündeki uyarı ile davalı idarenin işin yürütülmesinin denetlenmesi hakkındaki sorumluluğunu kaldırmayacağı; kaldı ki ölüm olayının ardından işin yapılması sırasında gerekli güvenlik önlemleri almadan çalıştıkları tespit edilen kesim işçilerinin uyarılması için davalı idarece Kooperatif Başkanlığına yazı yazıldığı, 30/10/2013 tarihinde üretim sahasında tutulan tutanakta Orman İşletme Şefi, orman muhafaza memurları ile üretim işçisinin de imzasının bulunduğu dikkate alındığında, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda bilirkişi incelemesi yaptırılarak Mahkemece ölen kişinin olayın meydana gelmesindeki kusuru ile idarenin hizmet kusuru oranı belirlendikten sonra dosyadaki bilgi ve belgelerde dikkate alınmak suretiyle tazminat istemi hakkında karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; … İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 04/11/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY:
(X)- Dava, davacılar tarafından Zonguldak ili Karadeniz Ereğlisi ilçesi … köyünde ormanlık alandaki ağaç kesme işinin orman idaresince bölgede faaliyet gösteren kooperatiftin üyesi sıfatıyla işi yapan müteveffanın kestiği ağacın üzerine devrilmesi nedeniyle ölümü ile sonuçlanan olayda orman idaresinin hizmet alanında yapılan işle ilgili gerekli tedbirleri almaması nedeniyle desteğinden yoksun kalma tazminatı olarak şimdilik 2.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminat talebinin kabulü istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, ağaç kesim işi sırasında üzerine ağaç devrilmesi sonucu hayatını kaybeden kişinin kooperatif üyesi sıfatıyla işi yapmakta olduğu, davalı idare ile aralarında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu tazminat isteminin idare hukuku ilkelerine dayanılarak çözümlenemeyeceği, uyuşmazlığın adli yargının görev alanına girmekte olduğu, davacılar tarafından davalı idareye yapılan başvurunun; tazminat talebinin muhattabı, müteveffanın üyesi bulunduğu işveren sıfatında olan … Kooperatifi olduğu belirtilerek reddedildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda dava konusu tazminat isteminin adli yargı yerlerinde açılacak davada incelenebilecek bir uyuşmazlık olması nedeniyle işin esası hakkında verilen Mahkeme kararının bozularak görev ret kararı verilmesi gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum.