Danıştay Kararı 9. Daire 2021/700 E. 2022/5393 K. 03.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/700 E.  ,  2022/5393 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/700
Karar No : 2022/5393

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Demir Çelik İnş. San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, Etimesgut Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün … vergi numaralı mükellefi … Demir Çelik İnşaat Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti’den aldığı faturaların sahte olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2015/Mart, Nisan, Eylül ilâ Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; … Demir Çelik İnşaat Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, anılan raporda, şirketin sahte fatura düzenleyicisi olduğu ve fatura içeriği malların gerçekten alınmadığı somut bir biçimde kanıtlanamadığı anlaşıldığından, adı geçen şirketten alınan faturalara konu indirimler reddedilmek suretiyle davacı adına re’sen yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının ilgili dönemde fatura aldığı firma hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, düzenlenen faturaların sahte olduğunun ortaya konulduğu, davacı adına yapılan cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adına, … Demir Çelik İnşaat Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti’den aldığı faturaların sahte olduğundan bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2015/Mart, Nisan, Eylül ilâ Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu ifade edilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda metni verilen madde hükümlerinin değerlendirilmesinden; yükümlülerin mal alışları nedeniyle yüklendiği katma değer vergilerinin, indirim ve iade konusu yapılabilmesi için faturaların gerçek bir mal alım satımı karşılığı düzenlenmesi gerekmektir.
Vergilendirme işlemi yapılırken, Kanuna uygun olarak biçimlendirilen muamelelerin bu biçimselliğinin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerekmektedir. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında yemin hariç her türlü delile izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari konumları, işyerlerinin durumu, arandığında bulunup bulunamamasına ilişkin tespitler olabilir.
Gerçekleşmemiş teslim ve hizmetler dolayısıyla katma değer vergisi ödenmesi ve bunun sonucu olarak da bir vergi indirimi söz konusu olamayacağından, vergi indirimine dayanak teşkil eden faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ortaya konulmalıdır.
Davacıya fatura düzenleyen … Demir Çelik İnşaat Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda; “… Mah. … Cad. No:… Eimesgut/ANKARA” adresinde metallerin toptan satışı faaliyeti ile iştigal eden şirketin 04/05/2007 tarihinde iki ortakla ve 50.000,00 TL sermaye ile kurulduğu, şirketin12/03/2013 tarihinde … ‘a devredildiği ve bu tarihten itibaren şirketin tek ortağı ve yöneticisinin … olduğu, …’un mükellef kurum dışında … Demir Çelik Tic. A.Ş. ve … Demir Çelik A.Ş.’nin de sahibi olduğu ve … Demir Çelik Tic. A.Ş. hakkında da vergi tekniği raporu bulunduğu, şirket sermayesinin 19/12/2014 tarihinde 1.000.000,00 TL’ye arttırıldığı, ancak ödenmiş sermaye olmadığı, mükellefle aynı adreste … Demir Çelik Ticaret A.Ş’nin faaliyet gösterdiği, 2013 yılı KDV matrahının 120.899.712,92 TL, 2014 yılı KDV matrahının 258.568.245,19 TL, 2015 yılı KDV matrahının 482.674.430,35 TL, 2016 yılı KDV matrahının 612.692.673,65 TL, 2017 yılı KDV matrahının 93.176.372,10 TL olduğu, ilgili yıllarda sırasıyla 28.911,86 TL, 2.638,21 TL, 2.874,22 TL, 33.266,12 TL, 5.079,99 TL ödenmesi gereken katma değer vergisinin bulunduğu, davacı şirket tarafından Form Ba ile bildirilen mal ve hizmet alışları toplamının KDV hariç 2013 hesap döneminde 120.738.794,00 TL, 2014 hesap döneminde 258.945.252,00 TL, 2015 hesap döneminde 482.344.669,00 TL, 2016 hesap döneminde 612.641.163,00 TL, 2017 hesap döneminde 93.143.482,00 TL olduğu, şirket adına kayıtlı 7 adet römork bulunduğu, ancak bu römorkları çekecek motorlu taşıtının olmadığı, mal/hizmet alışı yapılan birçok mükellef hakkında vergi tekniği raporu bulunduğu, 2014 ve 2015 yıllarında şirket tarafından alış yapıldığı bildirilen …’ın 2015/6-2016/11 dönemleri arasında davacı şirkette asgari ücretli olarak çalıştığı, …’dan 2014 hesap döneminde 566 belge karşılığı 174.980.129,00 TL tutarında mal alındığının beyan edildiği, 2014-2015 yıllarında yaptığı satışların %100’ünün davacı firmaya yapıldığı, …’ın ifadesinde, davacı şirketten olan alacağını alamadığı için battığını ve işini bıraktıktan sonra alacaklarını tahsil etmek için davacı şirkette çalışmaya başladığını, davacı firmada 2015 ve 2016 yılları arasında çalıştığını, banka tahsilat işlerini yaptığını, başka çalışanlarında olduğunu, isimlerini hatırlamadığını, verilen vekaletname uyarınca paraları çekip ilettiğini beyan ettiği, Form BS ile bildirilen mal ve hizmet satışları toplamının; 2013 hesap döneminde 120.889.687,00 TL, 2014 hesap döneminde 258.603.937,00 TL, 2015 hesap döneminde 482.720.693,00 TL, 2016 hesap döneminde 613.090.575,00 TL, 2017 hesap döneminde 93.211.359,00 TL olduğu, satış yapılan birçok firma hakkında vergi tekniği raporunun düzenlendiği, davacı şirkete ait defter/belgeler incelendiğinde inceleme yıllarında yapmış olduğu giderlerin kira, işçi ücreti ve yemek gideri olduğunun görüldüğü, faaliyeti ile alakalı olarak herhangi bir gider kaydına rastlanmadığı, çalışan olarak bildirilen …’un çalıştığı dönemde 80 yaşında ve … ‘un dedesi olduğu, 11/07/2018 tarihinde yapılan borç sorgulamasına göre 303.379,07 TL vergi ödediği, 2.770,00 TL vergi borcu bulunduğu, davacı şirketin … ve … Bankası hesabından ödenen toplam 16.304.670,00 TL çekleri tahsil eden … ‘ın ifadesinde; “… firmasında çalıştığını, şoför olarak işe başladığını, patronunun … olduğunu, tahsil ettiği çekleri … ‘dan ve …’dan aldığını, bankaya ikisinin gittiğini, bankadan parayı çektiğini, … ‘ın yanında sürekli birilerinin olduğunu, paraları aldıktan sonra yanından ayrıldığını ve tanımadığı kişilerin yanına gittiğini, …’a paraları verdikten sonra işyerine tekrar geldiğinde yanında hiç paranın olmadığını, çekilen paraları sorduğunda bu paralar bizim değil dediklerini, … ‘u bankadan para çektikten sonra … ‘ın yanında gördüğünü, … ‘inde çek tahsilatı yaptığını, onunda sigortalı çalışan olduğunu” belirttiği, … ‘in ise ifadesinde “Bir tanıdığı vasıtasıyla … ‘la tanıştığı ve yanında işe girdiğini, kendisine şoför olarak çalışacağının ve arada sırada olan banka işlerini halledeceğini söylediğini, kendisinin de bu işleri fatura yatırma kredi kartı borcu ödeme gibi işler olduğunu düşünerek kabul ettiğini, paraları kendisinin tahsil ettiğini, …’la birlikte bankaya gittiklerini, her şeyi onun ayarladığını, onun dediği yerlere TC’sini yazıp imza attığını, paraları vezneden …’ın aldığını ve paraları tanımadığı kişilere verdiğini, kendisinin bu durumdan şüphelendiğini, ne olup bittiğini sorduğunda onlara olan borçların ödendiği cevabını aldığını, bazen de çektikleri paralarla başka bankalara gittiklerini, kendilerini içeriye sokmadığını, paralarla girip parasız çıktığını, ancak paraları bankaya mı yatırdıklarını veya başka birine mi verdiklerini bilmediğini, bu konuyu sorduğunda …’ın çektikleri paraları geri sahiplerine yatırıyoruz gibi şeyler söylediğini, çalıştıkları yerde hırdavat malzemeleri, fayans, klozet vb. malların olduğunu, ancak demir görmediğini, yaptıkları tahsilat oranında mal alışverişinin kesinlikle olmadığını, demir alışverişini hiç görmediğini, çek tahsilatlarını yaparken bu durumu sorduğunu, başkaca işlerinin olduğunun söylendiği, işten çıktıktan sonra alacaklarını almak için gittiğinde battıklarını ve hepsinin kaçmış olduklarını öğrendiğini” beyan ettiği, davacı şirketin 2013 ilâ 2017 hesap dönemlerinde mal aldığı firmaların neredeyse tamamı hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle rapor yazıldığı veya haklarında sahte belge düzenleme yönünden incelemesi bulunan ve incelemesi devam eden mükelleflerden oluştuğu tespitlerine yer verilerek, davacı şirket tarafından 01/01/2013 tarihinden itibaren düzenlenen satış faturalarının gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturalar olduğu belirtilmiştir.
Yukarıdaki tespitlerin değerlendirilmesinden, adı geçen şirketin fatura düzenlediği dönemlerde gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı, dolayısıyla davacıya düzenlenen faturaların gerçekte yapılan bir mal satın alımı veya hizmet ifasını yansıtmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu cezalı tarhiyatı kaldıran Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Nitekim, … Demir Çelik İnşaat Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. adına sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle 2015 yılı için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden, … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı, Danıştay Dördüncü Dairesi’nin 11/10/2022 tarih ve E:2020/5616, K:2022/5515 sayılı kararıyla bozulmuştur.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.