Danıştay Kararı 9. Daire 2022/3967 E. 2022/5397 K. 03.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/3967 E.  ,  2022/5397 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3967
Karar No : 2022/5397

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…

KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Malzemeleri Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda hazırlanan vergi inceleme raporuna dayanılarak 2018/Ocak, Şubat, Nisan- Haziran,Ağustos- Aralık dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacı şirketin 2017-2018-2019 hesap dönemlerinde gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı, düzenlenen faturaların herhangi bir mal veya hizmet teslimi karşılığı olmaksızın komisyon kazancı elde etmek amacıyla düzenlenen sahte faturalar olduğu gerekçesiyle davacı adına yapılan 2018/Ocak, Şubat, Nisan-Haziran, Ağustos-Aralık dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden ise; düzenlenen sahte faturalar karşılığı elde edildiği kabul edilen komisyon geliri için fatura düzenlenmediği ileri sürülerek davacı adına özel usulsüzlük cezası kesilmiş ise de; sahte fatura ticaretinin kanunen yasaklanmış faaliyetlerden olması nedeniyle, yasalara aykırı bir şekilde yürütülen sahte fatura ticareti dolayısıyla mükellefiyet tesis ettirilmesinin, defter tasdik ettirip fatura bastırılmasının fiilen mümkün olmadığı göz önüne alındığında, bu gibi durumlarda eylem tarihinde özel usulsüzlük eyleminin yasal unsuru olan şekle ve usule aykırılığın oluştuğundan söz edilemeyecek olup, varsayıma dayandırılan özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından davacının istinaf başvurusunun reddine, kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı yönünden ise; davacı şirketin düzenlediği sahte faturalardan dolayı, kimden, hangi tarihte, hangi miktar ile hangi tutarda komisyon geliri elde ettiğinin somut bir biçimde ortaya konulmadığı görüldüğünden davalı idarenin istinaf başvurusunun bu gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Davacının 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin hesap ve
işlemlerinin sahte belge düzenleme/kullanma nedeniyle tam incelenmesinin istenildiği ve
yapılan incelemeler neticesinde … tarih ve … sayılı vergi tekniği
raporunun düzenlendiği, inceleme sonucunda düzenlenen raporda davacının 2017, 2018 ve 2019 yıllarında
gerçek bir faaliyetinin olmadığı ve verdiği beyannamelerin gerçeği yansıtmadığı, davacı kurumun belirtilen tarihlerde düzenlenen tüm fatura ve benzeri belgelerin tamamının
gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan komisyon karşılığı düzenlenen
sahte faturalar olduğunun tespit edildiği,yapılan işlemlerde hukuka aykırılık olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.