Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/992 E. , 2022/5396 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/992
Karar No : 2022/5396
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Boya Kasar San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına 2004 ila 2019 yıllarına ilişkin arsa vergisi,bina vergisi, kültür varlıkları katkı payı, vergi ziyaı cezası, usulsüzlük cezası, çevre temizlik vergisi, gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen … tarihli ve … cilt/sıra numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul İli, Esenyurt İlçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsel için davacının 2007 ila 2018 yılları arasında arsa vergisi bildirimi verildiği ve arsa vergisi ödemesi yaptığı, davacı şirket tarafından 18/02/2019 tarihinde verilen dilekçe ile söz konusu … ada, … sayılı parsel üzerine yapı inşa edilmesi nedeniyle bölge tespit edilmesinin istenilmesi üzerine yapılan incelemede söz konusu parselde 21/04/2015 tarihinde yeni yapı inşaası nedeniyle sanayi olarak 14.527 m2 toplam yapı inşaat alanlı yapı ruhsatı düzenlendiği, 28/12/2017 tarihinde 14.527 m2 olarak iş bitirme tutanağı düzenlendiği, 31/12/2018 tarihinde ise 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16. maddesi kapsamında yapılan beyan doğrultusunda 16.976,00 m2 olarak yapı kayıt belgesi düzenlendiği, imar affı kapsamında yapılan 01/03/2019 tarihli tespitte ise söz konusu parselde 16.800 m2 kapalı alanlı taşınmaz tespit edildiği, 16.800 m2’lik alanın 14.527 m2’lik kısmının imara uygun inşa edildiği ancak (16.800-14.527=) 2.274 m2’nin imara aykırı inşa edildiğinin tespit edildiği, söz konusu 2.274 m2’lik inşaat için 2004 yılından 2017 yılına kadar bina vergisi tahakkukları yapıldığı, anılan taşınmaz için arsa tahakkuklarının ise 2018 yılı itibarıyla terkin edilerek 2017 yılı iş bitirme tutanağı ve 01/03/2019 tarihli tespit tutanağına istinaden inşa edilen binanın her bir bağımsız bölümün metrekarelerine göre emlak beyanları düzenlenerek bina vergisi tahakkukları yapıldığı, yine 01/03/2019 tarihli tespit tutanağında yer alan metrekareler dikkate alınarak 28/12/2017 tarihi itibarıyla çevre temizlik vergisi tahakkukları yapıldığı, ayrıca söz konusu parsel için 2017 yılında iş bitirme tutanağı düzenlendiği halde değişiklik bildirimi yapılmadığından vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezası kesildiği, söz konusu vergi ve cezaların kesinleşmesi nedeniyle dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesi üzerine anılan ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda yer alan hukuki düzenlemeler gereği, davacıların ödenmeyen borçları nedeniyle takip edilmesi için, davacıdan aranılan vergi borcunun usulüne göre kesinleştirilmesi ve borcun zaman aşımına uğramamış olması gerektiği, olayda, Mahkemelerinin 24/02/2020 ve 06/05/2020 tarihli ara kararları ile davalı idareden, davacının dava konusu vergi ve cezaların dayanağı taşınmaza ilişkin vermiş olduğu beyanname örneklerinin, söz konusu yerde 2004 ila 2020 yılları arasında bina bulunduğuna dair bilgi ve belgelerin, ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin yapılan tarh, tahakkuk ve tebliğ belgelerinin bir örneğinin istendiği, davalı idarece ilgili ara kararlara verilen cevap dilekçeleri ve ekleri incelendiğinde, ödeme emri içeriği emlak vergisi ve çevre temizlik vergisi için davacı tarafından herhangi bir beyanname verilmediği, ara karar cevap dilekçesinde sunulan beyannamelerin ise davacının 18/02/2019 tarihinde verdiği bölge tespiti dilekçesine istinaden davalı idarece yapılan tespit tutanağı esas alınarak davalı idarece düzenlendiği, ayrıca davalı idarece ara karar cevap dilekçesinde dava konusu ödeme emri içeriği geçmişe yönelik olarak sonradan idarece tahakkuk ettirilen vergi ve cezalar için ihbarname düzenlenmediğinin de belirtildiğinin görüldüğü, bu durumda, çevre temizlik ve bina vergileri ile kültür varlıkları katkı payı fark tahakkuk işlemi yapılmadan ve ödeme emri düzenlenmeden önce tarh yoluna gidilmesi, davacıya ödeme emirleri içeriğinde yer alan amme alacakları için 213 sayılı Yasa’nın 35. maddesinde öngörüldüğü şekilde tanzim edilmiş vergi/ceza ihbarnamesi düzenlenerek tebliğ edilmesi, bu işlemler üzerine kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen amme alacaklarının mevcudiyeti halinde ödeme emri düzenlenmesi gerekirken, anılan vergi ve cezalar için ihbarname düzenlenip tebliğ edilmeden ve davacıya ödeme süresi ve dava açma hakkı tanınmaksızın doğrudan yapılan tahakkuk işlemlerine dayanılarak düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği, davacının tespit talebi üzerine dava konusu alanda yapı olduğunun anlaşılması nedeniyle vergilendirme işleminin tesis edildiği, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.