Danıştay Kararı 7. Daire 2019/5506 E. 2022/4271 K. 03.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/5506 E.  ,  2022/4271 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5506
Karar No : 2022/4271

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli muhtelif tarih ve sayılı beyannameler muhteviyatı eşyaya ilişkin gümrük ve katma değer vergileri, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile gümrüklenmiş değer üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezası için 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun hükümlerinden yararlanmak amacıyla yapılan başvuru üzerine tesis edilen yapılandırma işlemine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacı şirket hakkında 6183 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca tesis edilen işlemin 25/11/2016 tarihinde elden tebliğ edildiği, söz konusu işlem için aynı tarihli dilekçe ile yapılandırma başvurusunda bulunulması üzerine, Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2015/15 sayılı Genelgesinde yer alan dahilde işleme rejiminin ihlali durumunda kesinleşmiş alacaklara göre işlem yapılacağı yolundaki düzenlenmeden hareketle alacağın kesinleşmiş alacak olarak nitelendirilmesi suretiyle işlem tesis edilmiş ise de; henüz dava açma ve idari itraz süresi geçmediği için kesinleşmemiş olan kamu alacağının yüzde ellisinin Yİ-ÜFE oranındaki tutar ile birlikte ödenmesi koşuluyla kalan yüzde ellisinin tahsilinden vazgeçilmesi gerekirken, kesinleşmiş alacak olarak kabul edilmesi suretiyle tamamının davacı şirketten talep edildiği görüldüğünden, dava konusu işlemin davacı şirketten fazladan talep edildiği sonucuna ulaşılan 4.382.575,12 Türk Lirası tutarındaki kısmında hukuka uyarlık görülmediği; öte yandan, davacı şirket adına kesilen cezanın ise vergi aslına bağlı olarak kesilmiş bir ceza olmayıp, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değeri üzerinden kesildiği anlaşıldığından, 25/11/2016 tarihinde elden tebliğ edilen ceza kararı için aynı tarihli dilekçe ile yapılandırma başvurusunda bulunulması üzerine henüz dava açma ve idari itraz süresi geçmediği için 6736 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendine göre gümrüklenmiş değere bağlı olarak alınan ve aynı maddenin 1. fıkrasında yer alan, kesinleşmemiş durumda olan idari para cezaları için ceza tutarının yüzde onbeşinin ödenmesi koşuluyla geri kalan tutarın tahsil edilmeyeceği yolundaki hükme uygun olarak 53.196.183,98 Türk Lirası tutarındaki para cezasının yüzde onbeşi olan 7.979.427,59 Türk Lirasının ödenmesi koşuluyla geri kalan tutarın tahsil edilmeyeceği şeklinde tesis edilen dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kısmen dava konusu işlemin iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın temyize konu hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.