Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/3794 E. , 2022/6198 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3794
Karar No : 2022/6198
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tütün Mamulleri Pazarlama ve Dağıtım Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2016/4,5,7 ila 11 dönemlerine ilişkin katma değer vergileri, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin ilgili dönemlerde fatura aldığı … Dayanıklı Tüketim Malları Ltd. Şti. hakkında komisyon geliri elde ettiğinden bahisle yapılan cezalı tarhiyatlara karşı açılan davalarda komisyon geliri elde ettiği hususunun somut olarak ortaya konulamadığı gerekçesiyle tarhiyatların kaldırıldığı anlaşıldığından anılan firmadan alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlar yönünden; mükellefler hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlere göre düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından cezalı tarhiyatların belirtilen kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan özel usulsüzlük cezası kesilmesini öngören ve cezanın kesilmesine dair koşulları düzenleyen maddede belirtilen unsurlar uyuşmazlık konusu olayda bir arada gerçekleşmemiş bulunduğundan, idari cezalar da geçerli olan “cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin cezalandırılamayacağı” yolundaki genel ceza hukuku ilkesinin varsayım ya da kıyas yoluyla ceza tayinine olanak tanımaması nedeniyle davacı şirket adına 213 sayılı Kanun’un 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarına gelince; tekerrür hükümlerinin uygulanmasına neden olarak 2014/1 sayılı vergi/ceza ihbarnamesi muhteviyatı 2012 yılına ait kurumlar vergisine ilişkin vergi ziyaı cezasının gösterildiği, anılan cezaya ilişkin ihbarnamenin davacıya 19/02/2015 tarihinde tebliğ edildiği ve cezanın ihtilafsız kesinleştiği, bu durumda, 01/01/2016 tarihinden itibaren gerçekleşen eylemler için tekerrür söz konusu olabileceğinden, dava konusu cezaların 2016/4,5,7,8,9,10,11 dönemlerine ilişkin olduğu dikkate alındığında, düzenlediği faturaların sahte olduğu kanaatine varılan mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklanan tarhiyat nedeniyle kesilen vergi ziya cezalarına tekerrür uygulanmasında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; … Dayanıklı Tüketim Malları Paz. Ltd. Şti. harici diğer mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlar yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrası, vergi ziyaı cezalarına uygulanan tekerrür yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrası ile özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne dair hüküm fıkrasına yönelik taraf iddialarının, kararın bu kısımlarının kaldırılmasını gerektirir nitelikte bulunmadığı, dava konusu cezalı tarhiyatın … Dayanıklı Tüketim Malları Paz. Ltd. Şti.’den alınan faturalara isabet eden kısmı yönünden; uyuşmazlığın, işlenmemiş tütün toptan ticareti faaliyetiyle uğraşan davacının, … Dayanıklı Tüketim Malları Paz. Ltd. Şti.’den 2016/1 döneminde aldığı KDV dahil 961.290,54 TL tutarındaki el terminaline ait faturalarının sahte olduğu ve fatura içeriği KDV’lerin haksız yere indirim konusu yapıldığı iddiasından kaynaklandığının anlaşıldığı, adı geçen mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin, düzenlenen faturaların sahte olduğunu ortaya koymada yeterli bulunmadığı kanaatine varıldığı, davacının, 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 5. maddesi kapsamında KDV yönünden matrah artırımında bulunduğu ve dava konusu cezalı tarhiyat gerçekleştirilirken bu hususun göz ardı edildiği iddiasına gelince; davacı tarafından 7143 sayılı Kanun kapsamında, matrah artırımı nedeniyle hesaplanan (artırılan) KDV tutarının yıllık 2.537.209,39 TL, aylık 211.434,11 TL olduğu, dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı vergi incelemesinin 2016 yılının tüm dönemlerini kapsadığı dikkate alındığında, davacı tarafından artırılan 2.537.209,39 TL KDV’nin tamamının, tarh edilen dava konusu vergilerden düşülmesi gerektiği, bunun yerine, dava konusu cezalı tarhiyat gerçekleştirilirken, aylık ortalama artırım tutarından hareket edilerek tarhiyat yapıldığı, dolayısıyla, davacının, Kanun’un amacına ve Tebliğ hükümlerinin lafzına aykırı düşecek şekilde toplam 827.953,42 TL artırım tutarının, tarh edilecek vergilerden mahsubu imkanından yararlandırılmadığının (tarhı gereken vergi miktarına bağlı olarak, kesilecek vergi ziyaı cezası tutarının değişeceği de açıktır) anlaşıldığı, bu nedenle, dava konusu cezalı tarhiyatın, toplam 827.953,42 TL artırım tutarına isabet eden kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı idare istinaf başvurusunun ise kısmen reddine, kısmen gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı şirket hakkında düzenlenen raporda sahte belge kullanıldığı hususunun somut olarak tespit edildiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu cezalı tarhiyatın … Dayanıklı Tüketim Malları Paz. Ltd. Şti.’den alınan faturalara isabet eden kısmı yönünden davanın kabulüne dair hüküm fıkrasının Üye …’ün karşı oyu ve oyçokluğuyla, diğer hüküm fıkralarının ise oybirliğiyle ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş; 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış; 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
Davacı şirketin ilgili dönemde fatura aldığı … Dayanıklı Tüketim Malları Paz. Ltd. Şti. hakkındaki vergi tekniği raporu ile davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporundaki yer alan tespitlere göre, faturalara konu emtianın sevkiyatının fatura alınan mükellef tarafından üstlenildiğinin ifade edildiği, ancak adı geçen şirket üzerine kayıtlı herhangi bir nakliye aracının bulunmadığı, fatura muhteviyatı emtianın davacı şirketin faaliyet alanıyla bire bir uyumlu olmadığı, bu haliyle aradaki ilişkinin gerçek bir emtia teslimine dayanmadığı sonucuna ulaşılmakla, temyiz isteminin kısmen kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının … Dayanıklı Tüketim Malları Paz. Ltd. Şti.’den alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyata ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına kısmen katılmıyorum.