Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/1719 E. , 2022/6185 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/1719
Karar No : 2022/6185
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, kanuni temsilcisi ve ortağı olduğu … Metal Çelik Kons. İnş. Yapı Mal. Taah. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.’nin borçlarının tahsili amacıyla tesis edilen e-haciz işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine ilişkin tebliğ evraklarının imha edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda şirket adına kesinleşmiş vergi borcundan söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davacı adına tesis edilen e-haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu haczin dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiği ileri sürülmüş ise de ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edilemediğine ilişkin tebliğ evrakları ibraz edilemediğinden ilanen tebliğlerin hüküm ifade etmeyeceği, zamanaşımının da kesilmiş olmayacağı; bu durumda 2003 ila 2010 vadeli muhtelif vergi borçları için vadeleri izleyen 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde asıl borçlu adına usulüne uygun bir şekilde ödeme emirlerinin tebliğ edilmediği sonucuna varıldığından, zamanaşımına uğradığı anlaşılan vergi borçları nedeniyle tesis edilen haciz işleminde hukuka uyarlık görülmediğinden haciz işlemini iptal eden mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen haciz işleminin yasal ve yerinde olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un olay tarihinde yürürlükte bulunan, 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı ve 58. maddesinde; ödeme emrine karşı böyle bir borcun bulunmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla 7 gün içinde dava açılabileceği öngörülmüş, 62. maddesinde de; borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar, dava konusu haciz işleminin dayanağı ödeme emirleri içeriği amme alacakları için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğinin ortaya konulamadığından bahisle bu alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; kamu alacağının tahsili amacıyla adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine karşın, borcunu ödemediği gibi, bu süre içinde ödeme emrinin iptali istemiyle dava da açmayan veya açmış olduğu davası reddedilen kamu borçlusu hakkında alacaklı tahsil dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak haciz uygulanabileceği, dolayısıyla hacze karşı açılan davalarda, ancak haciz işlemindeki münferit hukuka aykırılıklar ile haciz işleminin sebep unsurunun ödeme emri olması nedeniyle ödeme emrinin tebliğine ilişkin hukuka aykırılıkların incelenebileceği, bu haliyle bakılmakta olan davanın konusunun davacının banka hesabına uygulanan haciz işlemi olduğu dikkate alındığında, Bölge İdare Mahkemesince yapılan değerlendirmenin ancak tarhiyat aşamasında dava açılması halinde irdelenebilecek bir husus olduğu açıktır.
Bu durumda; dava konusu haciz işleminin dayanağı ödeme emirleri içeriği amme alacaklarına ilişkin ihbarnamelerin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinden bahisle verilen Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararında, hukuki isabet bulunmadığından, temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyoruz.