Danıştay Kararı 4. Daire 2021/4482 E. 2022/6219 K. 03.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2021/4482 E.  ,  2022/6219 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/4482
Karar No : 2022/6219

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı adına, adi ortak sıfatıyla … Tekstil Metal Plastik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin sahte fatura düzenlediğinden bahisle vergi tekniği raporu ve takdir komisyonu kararı uyarınca vergi ziyaı cezalı olarak re’sen tarh edilen 2014 ve 2015 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, 2014/4. 2015/1 ve 2. dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının adi ortağı olduğu … Tekstil Metal Plastik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporundaki tespitlere göre; …, … ve … tarafından, sicillerinin kötü olması nedeniyle şirketi davacı adına kurmak istediklerini beyan etmelerine rağmen davacının bu durumu bilerek kendi iradesiyle şirketi kurması, anılan şirket için yatırım yapması, matbaada bastırılan faturaları teslim alması, iş yeri adresinde yapılan yoklamalarda beyanının bulunması, şirketin banka hesabına birçok kez para yatırıp çekmesi, satış yapılan mükellef nezdinde yapılan tespitte kurucusu olduğu şirket tarafından düzenlenen faturada …’ün imzasının bulunması yönündeki tespitler karşısında, davacının 2014 ve 2015 yıllarında komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği anlaşıldığından, 2014 ve 2015 yıllarında düzenlenen sahte faturaların %18 katma değer vergisi eklenmiş hali dikkate alınarak yerleşik Danıştay içtihadı olan %2 oranından da düşük şekilde hesaplanan komisyon geliri üzerinden yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık, davanın vergi ziyaı cezalı gelir geçici vergileri yönünden; geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin olarak alınan bir vergi olması nedeniyle, 2014/4’üncü dönemi ile 2015/1 ve 2’nci dönemleri gelir geçici vergisine bağlı olarak üç kat yerine tek kat vergi ziyaı cezası kesilmesi hakkaniyete uygun olacağından, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tek kata ilişkin kısımında hukuka aykırılık, tek katı aşan kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, vergi ceza ihbarnamelerinin davacıya tebliğ edilmediği, davacı hakkında nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, suç eşyasının satın alınması iddialarıyla açılan davadan beraat ettiği, vergi cezalarının dayanağı olan takdir komisyonu kararının mesnetsiz olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan hükmünün bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare vekili tarafından yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan hükmünün bozulması herektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(XX) KARŞI OY :
Dava dosyasının incelenmesinden, … Tekstil Metal Plastik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında tanzim edilen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu ile …- …- … -… Ortaklığının tesis ettirildiği, buna göre katma değer vergisi matrahının takdiri için takdir komisyonuna sevk edilen ortaklık adına takdir komisyonu kararları ile matrahlar takdir edildiği ve takdir edilen matrahlara istinaden dava konusu vergi ceza ihbarnamelerinin düzenlenmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, Alturk Tekstil Metal Plastik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına ihbarname düzenlenmesi gerekirken, davacı adına adi ortak sıfatıyla ihbarname düzenlenerek kesilen dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka uygunluk görülmediği sonucuna varıldığından, bu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyat yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle, bu kısmın onanmasına dair Dairemiz kararına katılmıyorum.

(X) KARŞI OY :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10’unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re’sen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezası tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamelerde geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergilerin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, temyize konu mahkeme kararının redde ilişkin kısmının onanması yolundaki dairemiz kararına katılmakla birlikte, ihtilafın “geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine” karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki mahkeme kararının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.