Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1366 E. , 2022/5383 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1366
Karar No : 2022/5383
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnş. Taah. San. ve Tic. A. Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İstanbul İli, Beykoz İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, …-… Pafta, … parselde kayıtlı B Blok 25 numaralı bağımsız bölümün satışı sırasında ödenen 210.560,00-TL tapu harcının iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve ödenen tutarın faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 57. maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanlarının, tapu ve kadastro harçlarına tabi olduğu; 59/m maddesinde ise, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki tescilli taşınmaz kültür varlıklarının devir ve iktisabına ilişkin işlemlerin harçtan müstesna olduğu hükümlerine yer verildiği, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun “tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3. maddesinin a-1 bendinde, kültür varlıklarının, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar olarak, a-3 bendinde de, sit alanının, tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlar olarak tanımlandığı, aynı Kanun’un 21/1. maddesinde ise, tapu kütüğüne “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” kaydı konulmuş olan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerinde kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parsellerin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu düzenlemesinin bulunduğu; olayda,davacı tarafından, dava konusu bağımsız bölümün satışı sırasında ödenen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı; uyuşmazlıkta,dava konusu taşınmazın, Kültür Bakanlığı İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 15/11/1995 tarih ve 7755 sayılı kararı ile doğal sit alanı ilan edilen bölgede bulunduğu, yukarıda anılan yasa hükümleri gereği sit alanı ilan edilen yerlerde bulunan taşınmazların da harç muafiyetinden yararlanması gerektiği ve bu durumun açık bir vergi hatası oluşturduğu sonucuna varıldığından davacının satışını yaptığı taşınmaza ilişkin ödediği tapu harcının iadesi gerekirken, buna ilişkin başvurunun reddi işleminde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, davacı adına tahakkuk eden ve ödenen tapu harcının tahsil edildiği tarihten itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 59/m maddesi ile, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 21/3. maddesinin birlikte değerlendirilmesinden,Harçlar Kanunu’nda öngörülen vergi, resim ve harç muafiyetinin 2863 sayılı Yasa kapsamındaki tescilli taşınmaz kültür varlıklarını, 2863 sayılı Yasa’daki vergi, resim ve harç muafiyetinin ise kesin yapılanma yasağı nedeniyle kısıtlanan taşınmazları kapsadığı, getirilen bu muafiyetlerin de mülkiyet hakkının kısıtlanmasından kaynaklanan vergisel adaletsizliğin önlenmesi amacına yönelik olduğu sonucuna varıldığı; uyuşmazlıkta, doğal varlıkların korunması amacıyla bölgenin sit alanı olarak ilan edildiği, dolayısıyla korunması gerekli kültür varlığının taşınmaz üzerindeki yapı değil kök parselin olduğu öte yandan, anılan bağımsız bölümün tapuda 2863 sayılı Yasa kapsamında kültür varlığı olarak tescilli olmadığı, ayrıca bağımsız bölümün de kesin yapılaşma yasağı olan bir yerde inşa edildiği anlaşıldığından davacıdan tapu harcı alınmasında ve düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemde hukuka aykırılık, davanın kabulü yolundaki Vergi Mahkemesi kararında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne,kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın Kültür Bakanlığı İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 15/11/1995 tarih ve 7755 sayılı kararı ile doğal sit alanı ilan edilen bölgede bulunduğu,dolayısıyla bu alanda kesin yapılaşma yasağı bulunduğunun kabulü gerektiği, ayrıca tapu harcı istisnası uygulanabilmesi için taşınmaza ilişkin tapu kaydına “korunması gerekli kültür varlığı”şerhi düşülmesinin şart olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.