Danıştay Kararı 9. Daire 2021/391 E. 2022/5452 K. 03.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/391 E.  ,  2022/5452 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/391
Karar No : 2022/5452

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen; 2017 yılı kurumlar vergisi ve 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergi ile bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 2017 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden, davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı sayılı vergi tekniği raporunda, şirkete ait 16/03/2015 tarihinden sonra düzenlenmiş faturaların sahte fatura olarak dikkate alınması gerektiğinin yer aldığı, raporda yer verilen tespitler ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden,15/12/2011 tarihinde faaliyetine başlayan, ilk yoklamanın yapıldığı 17/08/2017 tarihine kadar nezdinde herhangi bir yoklama yapılmayan, en son yoklamanın yapıldığı 01/08/2018 tarihi itibariyle de halen faal bulunan, yapılan yoklamalarda yerinde olduğu tespit edilen, dönem dönem işçi çalıştıran, alış ya da satışları arasında genel esaslara tabi bir çok mükellef bulunan, ilgili dönemler beyannamelerini veren, vermiş olduğu muhtasar beyannameler ile çalıştırdığı işçi sayılarını beyan eden, istenilen defter ve belgelerini incelemeye ibraz eden, çalışanlar nezdinde yapılan tespitlere göre, iş yerinde çalışan şahısların ifadelerinde belirttiği faaliyet konusunun davacı şirketin faaliyet konusu ile uyumlu olduğu tespit edilen, yapılan karşıt incelemelerde mükellefin ticaret yaptığı çeşitli firmaların yetkililerinin ifadeleri kapsamında bu firmalarla ticari faaliyeti bulunan, sahte olduğu iddia edilen fatura içerikleri mükellefin ve davacının faaliyet konularıyla uyumlu olan, banka hesap hareketlerinin incelenmesinden eleştiri konusu olabilecek bir işlem bulunmayan davacı şirketin, münhasıran sahte belge düzenleme amacıyla kurulduğunu ortaya koyabilmek için sadece 2017 ve 2018 yılında yapılan bir kaç yoklamaya dayanılarak ulaşılan olumsuz tespitlerin, mükellefin faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla kurulduğunu ispata yeterli olmadığı, alış ve satış yapılan bir kısım firma hakkındaki olumsuzlukların tek başına ve başka ispat vasıtaları ile desteklenmeksizin, uyuşmazlığa konu dönemde davacının düzenlediği tüm belgelerin sahte olarak kabul edilmesi sonucunu doğurmayacağı, davacının alımlarına ilişkin olarak yapılan eleştirilerin gerçek faaliyetin bulunduğuna ilişkin tespitleri yok saymaya yeterli olmadığı, isnat edilen fiilin ve hesaplanan matrahların bu haliyle eksik incelemeye dayandığı, davacı şirketin 16/03/2015 tarihinden itibaren düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu hususunun somut ve hukuka uygun olarak ortaya konulamadığı, dolayısıyla salınan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı; 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergi asılları yönünden, dava konusu tarhiyatlara ait vergi/ceza ihbarnamelerinde, mahsup dönemi geçtiği için geçici vergi asıllarının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyeceği açıklanmasına karşın, dava konusu edilen geçici vergi asıllarına ilişkin olarak, davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı; 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergilerin üç katı tutarında kesilen ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan vergi ziyaı cezaları yönünden ise; olayda, geçici verginin dayanağının kurumlar vergisi olduğu, kurumlar vergisi tarhiyatına yönelik Mahkemece verilen iş bu karar ile davacı şirket yönünden re’sen tarh sebebinin dava konusu olayda gerçekleşmemiş olması sebebiyle, geçici vergilerin üç katı tutarında kesilen ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan vergi ziyaı cezalarında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine, 2017 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin tarhiyatların kaldırılmasına, karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak tarhiyatın yapıldığı, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddia edilerek, savunma ve istinaf dilekçesindeki beyanların tekrarıyla, kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.