Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/13889 E. , 2022/7998 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/13889
Karar No : 2022/7998
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde subay olarak görev yapmakta iken, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiği ve anılan örgüt ile en az iltisak veya irtibat derecesinde bağının olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı, ancak dava dilekçesinde davacı tarafından adli yardım talep edilmediği halde mahkeme kararında “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine” şeklinde hüküm kurulması sebebiyle, istinafa konu kararın bu kısmının “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine” şeklinde düzeltilmesi gerektiği
belirtilerek, istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:… sayılı kararıyla; Dairelerinin 24/11/2021 tarih ve E:2021/5523, K:2021/5458 sayılı istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararına karşı davacı tarafından 03/02/2022 tarihinde temyiz başvurusu yapılırken …-TL temyiz başvurma harcı ile …-TL temyiz karar harcı yatırılması gerekirken …-TL harç yatırıldığı, temyiz harçlarının eksik yatırılması nedeniyle Dairelerinin söz konusu eksikliğin belirtilen süre içerisinde tamamlanması aksi halde temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı hususunu içerir 11/02/2022 tarihli ve E:… sayılı yazılarının davacıya tebliğ edildiği, ancak verilen süre içerisinde söz konusu eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; temyiz başvurusunda bulunurken veznede görevli memur tarafından beyan edilen harç ücreti ne kadar ise o kadar ücret yatırdığı, bilerek eksik harç yatırmadığı, 12/02/2022 tarihli para isteme yazısının tarafına tebliğ edilmediği, temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararın tarafına tebliğ edilmesi üzerine aksaklık olduğunu anladığı ve bunun üzerine derhal tamamlama harcını yatırdığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemi kabul edilerek temyiz isteminde bulunulmamış sayılması yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davalı idare bünyesinde subay olarak görev yapmakta iken, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin 13/03/2019 tarih ve 2019/12976 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava reddedilmiş, bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilmiş, anılan karara karşı davacı tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… sayılı kararı ile; davacının anılan Daire Başkanlığının 11/02/2022 tarihli yazısıyla yatırması istenilen eksik temyiz harcı tutarını bu yazının tebliğini izleyen tarihten itibaren yedi (7) gün içerisinde yatırmadığı gerekçesiyle … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından bu kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Bilinen adreste tebligat” başlıklı 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun’un “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesinde, kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğin kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağı; “Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi” başlıklı 20. maddesinde, 13., 14., 16., 17. ve 18. maddelerde yazılı şahısların, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtmesi halinde; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadının tebliğ mazbatasına yazılarak altının beyan yapan tarafından imzalanacağı ve tebliğ memurunun tebliğ evrakını bu kişilere vereceği, bu kişilerin tebliğ evrakını kabule mecbur olduğu, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimsenin, beyanını imzadan imtina etmesi halinde tebliğ edenin bu beyanı şerh ve imza edeceği, bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligatın, 21. maddeye göre yapılacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında, kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı; ikinci fıkrasında, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğince, bilinen adrese yapılacak tebligatlarda muhatabın adreste bulunmaması durumunda tebliğ memurunca muhatabın o adreste oturup oturmadığının araştırılması; şayet muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış ise tebligatın çıkış merciine iade edilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, dava dilekçesinde, adres olarak “… Mah. … Bulv. No:… K:… D:4 Çerkezköy/TEKİRDAĞ”ın gösterildiği, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesi Başkanlığının 11/02/2022 tarihli harç istem yazısının anılan adrese tebligata çıkarıldığı ve tebliğ mazbatasının üzerine “Tevziat saatlerinde hane kapalı olup komşuları da beyan vermediğinden dolayı muhatabın adreste oturup oturmadığı tespit edilememiştir. Gereği için çıkış mercie İADE” notu düşülmek suretiyle tebliğ evrakının iade edildiği; daha sonra aynı evrakın aynı adrese 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi notuyla tebligata çıkarılması üzerine, tebliğ mazbatasının üzerine “Gösterilen adres muhatabın Adres Kayıt Sistemindeki adresi olup, muhatabın taşındığı/tanınmadığı gösterilen adreste …’nın sözlü/imzalı beyanından tespit edilmiş, imzadan imtina edilmiştir. Teb. K. M. 21/2 gereğince tebliğ evrakı … Mahallesi Muhtarına … tarihinde teslim edilmiştir. 2nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır.” notu düşülmek suretiyle 27/04/2022 tarihinde davacıya tebliğ edilmesine rağmen davacının anılan tarihten itibaren yedi (7) gün içerisinde söz konusu tutarı yatırmadığı gerekçesiyle temyize konu kararın verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacının eksik temyiz harcını tamamlaması gerektiğine yönelik yazıya ilişkin tebligatın Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule uygun olarak davacının ya da tebliğe ehil kimselerin adreste bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise neden bulunmadığı belirtilmek ve haber verilen komşu, yönetici veye kapıcının isminin yazılması suretiyle yapılması gerekmekte iken, belirtilen hususlar araştırılmaksızın ve tebliğ mazbatasında bu hususlara ilişkin herhangi bir ibareye yer verilmeksizin iade edilen evrakın aynı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre tebligata çıkarıldığı, dolayısıyla 21. maddenin birinci fıkrasında öngörülen usul işletilmeksizin 21. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu sonucuna varıldığından, usulsüz tebligat tarihini izleyen günden itibaren yedi (7) gün içerisinde söz konusu harcın yatırılmadığı gerekçesiyle ”kararın temyiz edilmemiş sayılması” yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davacı tarafından verilen temyiz dilekçesi ile ilgili gerekli usuli işlemler tamamlandıktan sonra dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Davacının temyiz istemi ile ilgili gerekli usuli işlemler tamamlandıktan sonra Dairemize gönderilmesini teminen dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.