Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6543 E. , 2022/5542 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6543
Karar No : 2022/5542
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Bakanlığı
VEKİLİ : …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Davacının; Adana Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde görev yaptığı döneme ilişkin olarak yapılan soruşturma (… no’lu dinleme olayı) sonucunda, iletişimin dinlenmesi kastı ile hakim kararına esas olmak üzere gerçek dışı belge düzenlemek/onaylamak suretiyle “Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek” suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/12. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte iken, aynı Tüzük’ün 15. maddesi uygulanmak suretiyle bir alt ceza olan 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziyesine ilişkin … günlü, … sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile yoksun kalınan maddi zararlarının, yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır,
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/12. maddesinde yer alan “gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek” fiili, raporun düzenlenmesi, tutanağın düzenlenip imza atılması veya imza attırılması hallerinde gerçekleşmiş olacağından, bu fiil ile ilgili devam eden bir suçtan bahsetmeye olanak bulunmadığı; usulsüz dinleme fiilinin ayrı bir fiil, belge düzenleme fiili veya düzenlenen belgeyi imzalamak fiilinin ise başka bir fiil olduğu, bu nedenle dinleme kararının istenilmesine ilişkin yazıyı imzalamak fiilinin, Tüzük’te belirtildiği şekliyle temadi eden bir suç niteliğinin bulunmadığı; davacının imzasının bulunduğu bilgi notunun ve teknik takip izleme formunun 30/10/2012 tarihinde imzalandığı; buna göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesinin son fıkrası hükümleri uyarınca en son 30/10/2014 tarihinde davacıya disiplin cezası verilebilmesi mümkünken, bu süre geçirildikten sonra 27/01/2015 (Mahkeme kararında sehven 27/05/2015 yazılmıştır.) tarihinde disiplin cezası verilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu Kararında hukuka uyarlık görülmediği, diğer taraftan, Anayasa’nın 125/son maddesi hükmü uyarınca, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların hesaplanarak yasal faiziyle birlikte tazmininin gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal hakların hesaplanarak hak edildikleri tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; usulsüz dinlemeye yönelik kararın alındığı tarihten itibaren dinleme kararının sonuç doğurduğu gözetildiğinde, ceza zaman aşımının imza tarihinden değil, işlemin etkisinin hukuk aleminden kalktığı tarihten itibaren başlatılması gerektiği; dinleme işleminde ceza zaman aşımının, teknik takip izleme formlarının imzalandığı tarihten itibaren başlatılması dolayısıyla dolmuş olması nedeniyle disiplin cezası verilemeyeceği yolundaki İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule aykırı olduğu ileri sürülerek, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacının, Adana Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli olduğu dönemde usulsüz telefon dinlemeleri yapıldığı iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonucu düzenlenen soruşturma raporunda; “cebir, şiddet uygulayarak, tehdit, zorla haraç almak, silahla adam yaralama, çek-senet tahsilatı yapma gibi haksız ekonomik çıkar sağlamak üzere örgüt kurduğu ve yönettiği” şeklindeki bilgi notu üzerine düzenlenen iletişime müdahale talep formuna istinaden 3. Sınıf Emniyet Müdürü … hakkında dinleme kararı alındığı, talep formunda ve mahkemeye yazılan yazılarda ilgilinin görevinden bahsedilmediği, yapılan İDP (İstihbarat Değerlendirme Projesi) sorgusunda … hakkında herhangi bir suç kaydına rastlanılmadığı ve organize suç örgütü ile illiyet bağının kurulamadığı, böylelikle söz konusu dinleme kararının iletişiminin dinlenmesini gerektirecek bilgiler/emareler olmaksızın, dayanaktan yoksun gerekçeler gösterilerek, gerçeğe aykırı belge düzenlemek suretiyle aldırıldığı yönünde tespitlerde bulunulmuş; anılan raporu değerlendiren İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararı ile davacının, mahkeme kararına gerekçe teşkil eden belgeleri gerçeğe aykırı olarak düzenlemek/onaylamak suretiyle “kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek” suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/12. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar vermesi üzerine, söz konusu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/12. maddesinde; “Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek” fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesinin 3. fıkrasında; “Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet 2 yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zaman aşımına uğrar.” hükmüne yer verilmiştir.
2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanunu’nun önleme dinlemesini düzenleyen Ek 7. maddesinin 4. fıkrasında ise; dinleme kararlarının, en fazla üç ay için verilebileceği ve bu sürenin aynı usulle üçer ayı geçmeyecek şekilde en fazla üç defa uzatılabileceği belirtilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Olayda, … isimli şahsın haberleşmesinin 31/10/2012-31/01/2013 tarihleri arasında dinlenildiği, davacı tarafından da imzalanan 30/10/2012 tarihli “İletişime Müdahale Talep Formuna” istinaden söz konusu dinlemenin talep edildiği, davaya konu disiplin cezasının ise 27/01/2015 tarihinde verildiği görülmektedir.
Bu durumda; davacı tarafından da imzalanan 30/10/2012 tarihli talep yazısına istinaden gerçekleştirilen usulsüz dinlemenin 31/01/2013 tarihine kadar devam ettiği ve belirtilen tarihte sonlandırıldığı göz önüne alındığında, dinlemenin sonlandırıldığı tarih itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen 2 yıllık ceza verme yetkisi zaman aşımı süresinin aşılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/12/2021 günlü, E:2021/1863, K:2021/2875 sayılı kararı da bu yöndedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.