Danıştay Kararı 9. Daire 2021/1026 E. 2022/5363 K. 02.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1026 E.  ,  2022/5363 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1026
Karar No : 2022/5363

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) :1) … Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2) …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adi ortaklık adına, …’in mükellefiyeti üzerinden gerçekte … — … Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adi ortaklığı tarafından yürütülen ticari faaliyet dolayısıyla elde edilen gelirin kayıt ve beyan dışı bırakıldığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016/Ocak-Temmuz dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu ile davacı adi ortaklık hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunun incelenmesinden; adi ortaklığın kurulabilmesi için kanunun aradığı şartları dikkate alınmaksızın sadece …’in adi ortaklığın ortaklarından iş yeri ve makine kiralama dışında adi ortaklığın varlığına delalet edecek bir tespitte bulunulmadığı, söz konusu tespitin de tek başına adi ortaklık ilişkisini ortaya koymaya yetecek nitelik ve derecede olduğunun kabul edilmesine olanak bulunmadığı gibi, bu yönde başka bir somut tespite de yer verilmediği, bir kısım işçi ve …’in, ticari faaliyetin … tarafından yürütüldüğü yolundaki ifadeleri karşısında, bir kısım işçinin aksi yöndeki ifadelerinin adi ortaklığın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, adi ortaklığın oluşumuna ve ticari organizasyonuna ve faaliyetine ilişkin olarak başkaca bir tespit ve araştırmanın bulunmadığı hususu ile eleştiri konusu yapılan işlem ve faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayanmasına karşın, gerçekte bu işlemlerin … yerine, adi ortaklık tarafından yapılması nedeniyle sahte belge ticaretinin olmadığının vergi inceleme elemanı tarafından kabul edildiği hususları da dikkate alındığında, adi ortaklık adına mükellefiyet tesis edilerek ve … tarafından yürütülen ticari faaliyetlerden vergi konusu oluşturan işlemler üzerinden varsayıma dayalı olarak, herhangi bir somut ve anlaşılabilir tespit olmaksızın davacı adi ortaklık adına salınan cezalı katma değer vergisinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun gereği olarak müteselsil sorumlu olan ortaklardan herhangi biri adına düzenlenmesi gereken vergi/ceza ihbarnamesinin adi ortaklık adına düzenlenmiş olması, anılan Kanun’un 44. maddesinin emredici hükmüne uygun düşmediğinden, istinaf başvurusunun bu gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adi ortaklık adına, …’in mükellefiyeti üzerinden gerçekte … — … Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adi ortaklığı tarafından yürütülen ticari faaliyet dolayısıyla elde edilen gelirin kayıt ve beyan dışı bırakıldığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016/Ocak-Temmuz dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Türk Borçlar Kanunu’nun 620. maddesinde, adi ortaklık sözleşmesinin, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olduğu ve bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılacağı, 638. maddesinin 3. fıkrasında, ortakların, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa, müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiş; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 8/a. maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, bu işleri yapanların katma değer vergisinin mükellefi olduğu; 44. maddesinde de katma değer vergisinin, bu vergiyle mükellef gerçek veya tüzelkişiler adına tarh olunacağı, şu kadar ki: adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi birinin tarhiyata muhatap tutulacağı kurallarına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Türk Borçlar Kanunu ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun yukarıda yer verilen maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, adi ortaklıklarda mal teslimi ve hizmet ifası adi ortaklık tarafından yapıldığından, katma değer vergisinin mükellefi adi ortaklık olacak, beyanname ortaklık adına düzenlenecek, ortaklardan birisi tarafından imzalanmak suretiyle vergi dairesine verilecek, ancak verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi biri tarhiyata muhatap tutulabilecektir. Aynı zamanda adi ortaklıklar Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen bütün mükellefiyetleri yerine getirmek zorundadırlar. Bu açıdan, Kanun’un belirtmiş olduğu belge düzenine uymaları, yani, fatura, gider pusulası gibi belgeleri bastırmaları, defter tutmaları, kullandıkları defter ve belgeleri zamanaşımı süresi içinde muhafaza ve istenildiğinde ibraz etmeleri gerekmektedir. Bu durumda, vergi mükellefi olan adi ortaklık adına, mükellefi olduğu vergilerin takibi amacıyla vergi-ceza ihbarnamesi düzenlenebileceği sonucuna uluşılmaktadır.
Yukarıda izah edildiği üzere adi ortaklık adına katma değer vergisi tarhiyatı yapılabileceği açık olduğundan, … tarafından yürütülen ticari faaliyetlerden vergi konusu oluşturan işlemler üzerinden varsayıma dayalı olarak, herhangi bir somut ve anlaşılabilir tespit olmaksızın davacı adi ortaklık adına salınan cezalı katma değer vergisinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalının istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.