Danıştay Kararı 8. Daire 2019/5318 E. 2022/6215 K. 02.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/5318 E.  ,  2022/6215 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5318
Karar No : 2022/6215

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

MÜDAHİLLER : 1- (Davacı) …
2- (Davalı) …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Maden Mühendisliği Bölümü’nde 2547 sayılı Kanun’un 50/d maddesi kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapan …’nun 2547 sayılı Kanunun 33/a maddesi uyarınca kadroya atanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 2547 sayılı Kanun’un 50/d kadrosunda görevli Araştırma Görevlisi …’nun, 33/a kadrosuna geçme talebiyle yaptığı başvurunun 2547 sayılı Kanunun 33/a. maddesine uygun olarak “ilgili anabilim veya anasanat dalı başkanlarının önerisi, Bölüm Başkanı, Dekan, enstitü, yüksekokul veya konservatuvar müdürünün olumlu görüşü üzerine rektörün onayı ile araştırma görevlisi kadrolarına” atanması gerekirken, 2547 sayılı Kanunda öngörülen usul ve yöntem izlenmeksizin (Anabilim Dalı Başkanının önerisi ve Bölüm Başkanının olumlu görüşü olmaksızın) doğrudan … Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığı’nın … tarih ve … sayılı kararı/olumlu görüşü üzerine rektörün onayı ile atanamasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; 2547 sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca, araştırma görevlilerinin atamalarının gerçekleştirilebilmesi için ilgili anabilim dalı başkanının önerisi ve bölüm başkanının olumlu görüşü üzerine rektörün onayı ile gerçekleştirilebileceği açık olmakla birlikte Rektörün alınan bu görüşe her zaman bağlı yetki içinde hareket etme zorunluluğu bulunmadığı, öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılması ve geliştirilmesi için kadro ihtiyaçlarını belirlemek hususunda yasanın verdiği takdir yetkisi dahilinde hareket edebileceği açık olup, ilgili anabilim dalı başkanı olan davacının ve davacı yanında müdahil olan bölüm başkanının her ne kadar …’nun araştırma görevlisi kadrosuna atanmasına olumlu görüşü bulunmasa da, Maden Mühendisliği Bölüm Başkanlığı’nın 12.01.2017 tarihinde Rektörlükten kadro talebinde bulunduğu, Dekanlık Makamının da adı geçen şahsın atanması hakkında olumlu görüş bildirdiği görüldüğünden, Rektörlüğün olumsuz görüşlere bağlı kalmaksızın üniversitenin rasyonel ihtiyacını tespit etmek suretiyle 2547 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanarak atama yapmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı, kaldı ki, Anabilim Dalı Başkanı ve Bölüm Başkanı tarafından, Ülkü Kalaycı Şahinoğlu’nun araştırma görevlisi kadrosuna atanması hakkında olumsuz görüş verilirken olumsuzluğun sebebine dair somut, haklı ve geçerli bir sebep ortaya konulmadığı, adı geçen şahsın akademik yetersizliği veya 50/d kapsamında görev yaptığı süre içinde başarısız olduğu veya herhangi bir disiplinsizliği bulunduğu yönünde herhangi bir iddianın bulunmadığı görüldüğünden, her ne kadar ataması yapılan kişinin doktorasını farklı bir birimde yaptığı ileri sürülmüş ise de mevzuatta atamasının yapıldığı alanda doktora yapmak gibi bir zorunluluk bulunmadığı, ilanda da bu yönde bir şart getirilmediği, atanan şahsın aynı bölümde zaten 2547 sayılı Yasa’nın 50/d kapsamında görev yaptığı anlaşıldığından bu yönden de dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından istinaf kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
… Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Maden Mühendisliği Bölümü’nde Anabilim Dalı Başkanı olan davacı tarafından, Maden Mühendisliği Bölümü’nde 2547 sayılı Kanun’un 50/d maddesi kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapan …’nun 2547 sayılı Kanunun 33/a maddesi uyarınca kadroya atanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik” başlıklı 26. maddesinde, “1. Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçıları aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. 2. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir…” hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta; davacı … hakkında UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, davacının 21/10/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; 21/10/2022 tarihinde vefat eden davacı tarafından açılan işbu davada, yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uygulanmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Dosyanın, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca işlem yapılmak ve karar verilmek üzere … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Dosyanın incelenmesinden, dosyanın tekemmülü sağlandıktan, dolayısıyla dosya temyiz incelemesi yapılabilecek hale geldikten sonra davacının 21/10/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının vefat etmeden önce temyiz istemi yönünde iradesini açıkça ortaya koyduğu görüldüğünden, bu aşamadan sonra davanın temyiz incelemesi yapılarak bir karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının salt davacının ölümü nedeniyle bozulması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

KARŞI OY
(X) – Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı 19.04.2019 tarihli olup, dosya temyizen incelenmek üzere 25.03.2019 tarihinde Dairemize gönderilmiştir.
2577 sayılı Kanunun 26. maddesi hükmünün uygulanmasına yol açan davacının ölümü ise 21.10.2022 tarihinde gerçekleşmiştir.
Bu durumda, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinde yer alan usul hükümlerinin Dairemizce yerine getirilerek, temyiz istemi hakkında bir karar verilmesinin usul ekonomisinin gereği olduğunu düşündüğümden, dosyanın Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesi şeklinde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.