Danıştay Kararı 4. Daire 2018/8226 E. 2022/6101 K. 02.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/8226 E.  ,  2022/6101 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/8226
Karar No : 2022/6101

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2011-2012 yıllarına ilişkin tevkifatlı katma değer vergilerinin iadesi için yapılan başvuruların reddine ilişkin … tarihli ve … ve … sayılı işlemlerin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararda; davacının 2010 ve 2011 yılı hesaplarının KDV yönünden incelenmesi neticesinde … tarih ve …/…, … sayılı Vergi inceleme raporlarının düzenlendiği ve raporlar uyarınca yapılan tarhiyatların … Vergi Mahkemesinin …/… ila … esaslı dava dosyalarında açılan davalarda kaldırılmasına karar verildiği, iade talebinin elektronik ortamda dilekçe verilmediği gerekçeleriyle reddedilmesinde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve avalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarece kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9/1.maddesinde, “Mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Mezkur Kanun hükmünde öngörülen yetkiye dayanılarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca düzenlenerek yürürlüğe giren Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde iade hakkı doğuran işlemlerle ilgili iade usul ve esasları, teslim türleri itibarıyla ayrı ayrı düzenlenmiş, muhtelif teslimlerden doğan iadelerin genel esaslara göre yerine getirileceği ifade edilmekle birlikte, özellikle, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma fiili ile doğrudan veya dolaylı olarak ilgisi bulunan mükelleflerin iade taleplerinin özel esaslara göre yerine getirileceği belirtilmiştir. Tebliğin “Özel Esaslar” başlıklı bölümünde gerçekte iadesi gereken KDV’nin tespitine yönelik olarak iade hakkı doğuran işlemin niteliğine göre bir takım belgelerin istenileceği ve iade isteminin hangi durumlarda ve ne şekilde özel esaslara göre yerine getirileceğine ilişkin düzenlemeler yapılmış, dolayısıyla, mükellefin iadeye ilişkin tutarı, sadece beyan etmiş olması nedeniyle iadenin, hiçbir koşul aranmadan yapılması gerektiği yolunda bir uygulama kabul edilmemiştir.
KDV Genel Uygulama Tebliğinin “Tevkifata Tabi İşlemlerde KDV iadesini”ni düzenleyen maddesinde atıf yapılan, 429 sayılı Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin “İade Talep Dilekçelerinin Standart Hale Getirilmesine İlişkin Esaslar” başlıklı 2. bölümünde; “Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle nakden veya mahsuben yapılacak iade talepleri, Başkanlığımız internet vergi dairesi üzerinden elektronik ortamda, bu Tebliğ ekindeki standart dilekçeler kullanılmak suretiyle yapılır….İade taleplerini elektronik olarak yapmak zorunda olan mükelleflerin iade taleplerini elektronik olarak yapmamaları durumunda iade talepleri dikkate alınmayacaktır…Bu Tebliğde yer verilen başvuru şartlarına uygun olmaması nedeniyle iade talebinin dikkate alınmaması, iade hakkını ortadan kaldırmadığı gibi gerekli şartların sağlanması halinde yeniden iade talebinde bulunulmasına da engel değildir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin 2.1.5.1 Genel Açıklamalar başlığı altında” Tevkifat uygulamasından kaynaklanan iade taleplerinde, vergi dairelerince;
429 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen standart iade talep dilekçesi ve internet vergi dairesi aracılığı ile gönderilen listelere ait internet vergi dairesi liste alındısı,
Tevkifatlı işlemlerin gerçekleştiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi,
Tevkifat uygulanan işleme ilişkin satış faturalarının dökümünü gösteren liste aranacaktır…
Tevkifat uygulamasından kaynaklanan iade taleplerinde, standart iade talep dilekçesinin yanı sıra tevkifata dair işlemleri ait satış faturası listesi ve indirilecek KDV listesi Gelir İdaresi Başkanlığınca öngörülen şekil ve içeriğe uygun olarak internet vergi dairesi aracılığıyla gönderilir. İnternet vergi dairesi aracılığı ile gönderilen listeler ayrıca kağıt ortamında vergi dairesine ibraz edilmez.” denilmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin Esenyurt Belediyesi ile 2011 ve 2012 yıllarında taşeronluk sözleşmesine istinaden alt taşeron olarak yol ve çevre düzenlemesi işi yürütüldüğü, bu yıllarda yapılan hak edişlere istinaden düzenlenen faturalardan kısmi tevkifat uygulandığından bahisle iadesi istemiyle 30/09/2016 tarihli dilekçe ile başvuru yapıldığı, davalı idarenin 09/12/2016 tarihli cevabi yazısında, bilgisayar kayıtlarının tetkikinde sahte belge kullanma tespiti nedeniyle özel esaslarda bulunduğu, ilgili dönemlerde verilen katma değer vergisi beyannamelerinde uygulanan işlemlerden kaynaklı herhangi iade tutarının bulunmadığı, ilgili dönemlere ilişkin düzeltmelerin yapılması ve iade için eksik olan belgelerin sunulmadığı belirtilen eksiklikleri tamamlanması halinde iade talebinin yeniden değerlendirileceğinin bildirilmesi üzerine bu işlemin iptali için işbu temyize konu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafın verilen dava dilekçesinde, 2011 ve 2012 dönemi için müfettiş nezdinde şirketleri hakkında inceleme yapıldığı, bu incelemelere dayanılarak yapılan cezalı tarhiyata karşı … Vergi Mahkemesinde açılan davaların devam ettiği, yapılan incelemelerde şirket lehine iade taleplerine yer verilmeden aleyhe olan hususların incelendiği belirtilmiştir.
Davacı şirketin 2011 ve 2012 yıllarının muhtelif dönemleri için sahte fatura kullanıldığından bahisle yapılan cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının iptali için … Vergi Mahkemesinde açılan davalarda, tarhiyatın dayanağını oluşturan Vergi İnceleme Raporunun davacıya tebliğ edilmediği gerekçesiyle kabul kararı verildiği, bu kararlara karşı davalı idare istinaf taleplerinin reddedildiği, bu kararların bir kısmına karşı yapılan temyiz taleplerinin ise, davacı şirketin yapılandırma talepleri sebebiyle temyiz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek kesinleştirildiği görülmüştür. Mahkeme kararında bu davaların kabul ile sonuçlandığı belirtilse de verilen kararın tarhiyatın esasına ilişkin olmadığı görülmüştür.
Ayrıca davacı şirket hakkında 2011 yılı 2015/14 sayılı ve 2012 yılı …/… sayılı Vergi İnceleme Raporlarının düzenlendiği dolayısıyla ilgili dönemler için davacının defter ve belgeleri üzerinde davalı idarece inceleme yapılabileceğinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır.
Buna karşılık, davalı idarece, davacının iade istemi, “KDV beyannamelerinde tevkifat uygulanan işlemlerden kaynaklı iade alacağının bulunmadığı, belirtilen eksikliklerin yerine getirilmediği, ilgili dönem KDV beyannameleri için herhangi bir düzeltme verilmediği, iade talebinin internet vergi dairesi üzerinden elektronik ortamda yapılmadığı, iade talebinin yerine getirilmesi için gerekli şartların sağlanmadığı için kağıt ortamında gönderilen aide taleplerinin yerine getirilemeyeceği, eksikliklerin tamamlanması halinde değerlendirme yapılacağı” belirtilerek reddedilmiş ise de, davacının mal aldığı hangi firmalarla ilgili olumsuz tespitlerin bulunduğu, davacı hakkında ve davacı faaliyetine (alış-satışlarına) özgü olarak yapılan olumsuz tespitlerin neler olduğu hususlarında somut bir bilgi sunamadığı anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca, davalı idareden, davacı faaliyetine (alış-satışlarına) özgü olarak yapılan olumsuz tespitlerin neler olduğu, davacı şirket hakkında idarece yapılan inceleme çerçevesinde elinde bulunan belgelerin dışında hangi belgelerin istenildiği ve davacı tarafça bu belgelerin inceleme öncesinde ve dilekçesine verilen ret cevabı sonrasında sunulup sunulmadığı hususlarında bilgi istenilerek bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.