Danıştay Kararı 8. Daire 2020/3616 E. 2022/6209 K. 02.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/3616 E.  ,  2022/6209 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3616
Karar No : 2022/6209

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı üniversite tarafından, döner sermaye gelirlerinden Nisan, Mayıs, 1-15 Haziran 2017 tarihleri için ödenmesi gereken bilimsel araştırma projeleri payının ödenmemesine ilişkin işlem ile 16 Haziran 2017 sonrasında ödenmeyen bilimsel araştırma projeleri payının ödenmemesine ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyen tutarın ödenmesi gereken tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davalı idare tarafından davacıya 16.06.2016 tarih ve 29744 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Sağlık Tesisleri ve Üniversitelere Ait İlgili Birimlerin Birlikte Kullanımı ve İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin yürürlükte olduğu 2017 yılı Nisan ve Mayıs ayları ile aynı yılın 15 Haziran tarihine kadar olan ödemelerin bu dönemde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerince ödenmesi gerekirken ödenmediği anlaşılmakla, bu dönemler için bilimsel araştırma projeleri payının ödenmemesi için herhangi bir yasal dayanak bulunmadığından, döner sermaye gelirlerinden 2017 yılı Nisan, Mayıs, 1-15 Haziran tarihleri için ödenmesi gereken bilimsel araştırma projeleri payının ödenmemesinin hukuka aykırı olduğu, 15 Haziran 2017 tarihi sonrası, davalı idarenin, bilimsel araştırma projeleri payı ödemelerinin yapılmamasına gerekçe olarak gösterilen Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Sağlık Tesisleri ve Üniversitelere ait İlgili Birimlerin Birlikte Kullanımı ve İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin ilgili maddesinin Danıştay Onbeşinci Dairesi’nin 22.05.2018 tarih ve E:2017/2196 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği ve karara yapılan itirazın da İdari Dava Daireleri Kurulunca reddedildiği görüldüğünden, 15 Haziran sonrasında ödenmeyen bilimsel araştırma projeleri payının ödenmemesinde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemlerin iptaline, Anayasanın 125. maddesi gereğince, davacıya ödenmeyen bilimsel araştırma projeleri paylarının dava tarihi olan 11.08.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı tarafından miktar belirtilmeksizin dava açıldığı, Mahkemece bu yönde herhangi bir bilirkişi tespiti yaptırılmadan tüm ödemelerin ödenmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun Ek 9. maddesi ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığı’na Bağlı Sağlık Kurumları ile Esinlendirme Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun maddelerinde bilimsel araştırma payı ödenmesine ilişkin hüküm bulunmadığı, 2547 sayılı Kanun’un 58. maddesinde ise bu payın üniversitenin döner sermayesinden yapılacak bir ödeme olarak düzenlendiği açık olduğundan, bilimsel araştırma payının ödenmesine yasal olarak imkan bulunmadığı ileri sürülerek istinaf kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı üniversite tarafından, yürürlüğe konulan Yönetmelikle bilimsel araştırma projeleri finansmanı için öngörülen payın kaldırılmasının üniversitelerde yapılan bilimsel araştırmaları sekteye uğratacağı, Eski Yönetmelikte bu yönde pay ödenmesine yer verilmişken Yeni Yönetmelikte yer verilmemesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istinaf kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı üniversite bünyesindeki hastanenin, 03.05.2014 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Sağlık Tesisleri ve Üniversitelere ait İlgili Birimlerin Birlikte Kullanımı ve İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince Kamu Hastaneleri Birliğine devredilmiştir. 16.06.2016 tarih ve 29744 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Sağlık Tesisleri ve Üniversitelere Ait İlgili Birimlerin Birlikte Kullanımı ve İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Mali hususlar” başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan üniversitelerin bilimsel araştırma projeleri payının ödenmesine ilişkin hükme 16/06/2017 tarih ve 30098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ve İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te yer verilmemesi nedeniyle davalı idarece, davacı Üniversiteye 2017 yılı Nisan, Mayıs, 1-15 Haziran tarihlerine ilişkin bilimsel araştırma projeleri payının ödenmediği ve aynı şekilde 15 Haziran sonrasında da bilimsel araştırma projeleri payının ödenmemesi üzerine, söz konusu dönemlere ilişkin ödemelerin yapılmamasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun – dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle – Ek 9. maddesinde, “Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumları; eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumu için insan gücü, mali kaynak, fiziki donanım, bina, tıbbi cihaz ve diğer kaynakları karşılıklı olarak aşağıdaki usul ve esaslara göre birlikte kullanabilir. Ancak, büyükşehir olan iller dışındaki illerde eğitim ve araştırma hizmetleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinden yalnızca biri tarafından verilebilir. Bu illerde Bakanlık ve bağlı kuruluşları ile üniversiteler, tıp lisans eğitimi ve/veya tıpta uzmanlık eğitimi için ortak kullanım ve işbirliği yapar.
Birlikte kullanılacak sağlık tesisleri için, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı ile üniversite rektörü arasında birlikte kullanım protokolü akdedilir.
Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimleri, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre ilgili fakülte dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütülür. Dekan, hastane yöneticisinin görüşünü alarak varsa profesör, yoksa doçent unvanını haiz öğretim üyelerinden birini, doçent de yoksa yardımcı doçent veya eğitim görevlilerinden birini eğitim sorumlusu olarak görevlendirir. Başhekim aynı zamanda üniversite yönünden sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılır. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, Bakanlığın tâbi olduğu mevzuat uyarınca işletilir ve tesis, üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetilir. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisinin kamu hastane birliği kapsamında olması hâlinde, o tesise ait yönetici görevlendirmeleri kamu hastaneleri birliği mevzuatı çerçevesinde yapılır. Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde mesai sonrası hizmetler için 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre ilave ücret alınmaz.
Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin döner sermaye hesapları, sadece birlikte kullanılan birimlerle sınırlı olmak ve birlikte kullanıma geçildikten sonraki tasarruflara etkili olmak kaydıyla birleştirilir. Ancak borcun mevcut bir taşınıra ilişkin olması durumunda protokolün imza tarihinden önceki borçlar, sağlık tesisinin döner sermaye bütçesinden karşılanır.
Birlikte kullanımdaki sağlık tesisleri ve ilgili birimlerde görevli öğretim elemanları dâhil tüm personel; ihtiyaç duyulan tıbbi ve bilimsel danışmanlık, nöbet, konsültasyon ve diğer sağlık hizmetlerini yerine getirmekle ve bu kapsamda kendilerine yapılan davete icabet etmekle yükümlüdür. Bu şekilde nöbet tutan öğretim üyelerine de 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 33 üncü maddesi çerçevesinde ve eğitim görevlisi için belirlenmiş olan gösterge rakamı üzerinden nöbet ücreti ödenir.
2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasının (1) numaralı bendinde sayılan ve ilgili fakültenin temel tıp bilimlerinde görev yapan öğretim üyesi, öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi ile birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde fiilen görev yapan personele, üniversite personeli için 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları, Bakanlık ve bağlı kuruluşları personeli için ise 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları esas alınarak Bakanlığın tabi olduğu ek ödeme mevzuatı doğrultusunda ek ödeme yapılır. Üniversite rektörü, rektör yardımcıları, genel sekreteri, ilgili birimin dekanı ve dekan yardımcılarına 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince yönetici payı olarak yapılacak ek ödeme, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye hesabından yapılır.
Birlikte kullanılan sağlık tesisinde görev yapan personelin disiplin ve tüm özlük işlemleri kadrosunun bulunduğu kurumun ilgili mevzuatına göre yürütülür. Üniversite tarafından, birlikte kullanılan kurum ve kuruluşlarda görevli personelin profesör ve doçent kadrolarına atanabilmesi için Bakanlığa ve bağlı kuruluşlarına ait eğitim görevlisi kadroları da kullanılabilir.
Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının sağlık tesisleri ile üniversitelerin sağlık bilimleri eğitimi veren birimleri arasında, döner sermayeleri ayrı olmak suretiyle sağlık hizmeti sunumu, eğitim, araştırma, halk sağlığını geliştirme ve kurumların diğer faaliyet alanlarında işbirliği yapılabilir. İşbirliği protokolleri, üniversitenin ve ilgisine göre Bakanlık birimleri veya bağlı kuruluşlarının teklifi üzerine, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak vali ile rektör arasında imzalanır. Üniversitenin sağlık bilimleri alanında faaliyet gösteren birimlerinde görev yapan öğretim elemanlarından işbirliği kapsamında Bakanlık ve bağlı kuruluşları sağlık tesislerinde ya da Bakanlık ve bağlı kuruluşları personelinden üniversitede çalıştırılacaklar, karşılıklı mutabakat ile protokol eki liste ile belirlenir.
Birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” yönünde düzenlemeye yer verilmiştir.
Anılan Kanun hükmüne dayanılarak Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve bu Yönetmelik Sağlık Bakanlığı tarafından 16/06/2017 tarihli ve 30098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yönetmeliğin 15. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 16/06/2016 tarihli ve 29744 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Sağlık Tesisleri ve Üniversitelere Ait İlgili Birimlerin Billikte Kullanımı ve İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Mali hususlar” başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasında, “Birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden; ilgili mevzuatı gereğince üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve Hazine payı, 25/4/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi gereğince ayrılacak pay, Bakanlık merkez payı ayrılır. Bakanlık merkez payı ile üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen paylar, ilgili sağlık tesisinin aylık tahsilatının yarısı üzerinden, Bakanlık merkez payı oranı kadar, eşit oranda ayrı ayrı hesaplanarak müteakip ayda ilgili hesaplara aktarılır. Kalan miktar, 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen oranları geçmeyecek şekilde Ek Ödeme Yönetmeliği hükümlerine göre personele ek ödeme olarak dağıtılır.” kuralı yer almakta iken; dava konusu Yönetmeliğin “Mali hususlar” başlıklı 11. maddesinin 4. fıkrasında, “Birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden; ilgili mevzuatı gereğince hazine payı, 25/4/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi gereğince ayrılacak pay ile Bakanlık merkez payı ayrılır. Kalan miktar, 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen oranları geçmeyecek şekilde Ek Ödeme Yönetmeliği hükümlerine göre personele ek ödeme olarak dağıtılır.” yönünde düzenlemeye yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İstinaf kararının, davacı üniversiteye döner sermaye gelirlerinden Nisan, Mayıs, 1-15 Haziran 2017 tarihleri için bilimsel araştırma projeleri payının ödenmemesine ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
İstinaf kararının, davacı üniversiteye, döner sermaye gelirlerinden 16 Haziran 2017 sonrasında ödenmeyen bilimsel araştırma projeleri payının ödenmemesine ilişkin ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede;
Davacı üniversiteye 15 Haziran 2017 sonrası için döner sermaye gelirlerinden bilimsel araştırma projeleri payının ödenmemesine gerekçe olarak 16.06.2017 tarih ve 30098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Sağlık Tesisleri ve Üniversitelere Ait İlgili Birimlerin Birlikte Kullanımı ve İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasında “ilgili mevzuatı gereğince üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler” ibaresine yer verilmemesi gösterilmiştir. Davacıya 15 Haziran 2017 sonrası dönem için döner sermaye gelirlerinden bilimsel araştırma projeleri payının ödenmemesinin dayanağını oluşturan anılan Yönetmeliğin ilgili maddesinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay onbeşinci Dairesinin 22.05.2018 tarih ve E:2017/1296 sayılı kararı ile yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi ve karara yönelik itirazın da Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15.10.2018 tarih ve 2018/475 itiraz numaralı kararıyla reddedilmesi gerekçe gösterilerek dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Dava konusu edilen işlemin iptaline gerekçe olarak gösterilen ve davacı tarafından Danıştay Onbeşinici Dairesi’ne açılan davanın esası hakkında kararı Onbeşinci Dairenin kapanması nedeni ile Onuncu Dairece verilmiştir. Danıştay Onuncu Dairesi 30.03.2022 tarih ve E:2019/7110, K:2022/1731 sayılı kararında özetle; “davaya konu Yönetmeliğin hazırlık aşamasında, Yükseköğretim Kurulundan uygun görüş almak için yürütülen süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının … tarihli ve … sayılı işleminde, Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasına ilişkin olarak, “maddeden üniversitelerin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için ayrılan payın çıkarılmasının, birlikte kullanımın tarafı olan üniversitelerin Anayasal görevi ve amaçlarından biri olan bilimsel araştırma yapılmasına olan teşviki ortadan kaldıracağı, böylece birlikte kullanımda üniversitenin zarar görebilme ihtimalinin ortaya çıkacağı, bilimsel araştırmaya döner sermaye payı ayrılması hususunun taslaktan çıkarılması teklifinin bilimsel araştırma projelerinin finansmanının özel bütçeden karşılanmasına yönelik düzenleme yapılması halinde mümkün olabileceği, aksi takdirde mevcut taslaktaki hükümlerin muhafaza edilmesi gerektiği” belirtilmek suretiyle, birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin döner sermaye gelirlerinden üniversitelerin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için ayrılan paya ilişkin düzenlemeye yer verilmemesine uygun görüş vermemesi, sebep unsuru yönünden dayanak kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık teşkil ettiği, dolayısıyla birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin döner sermaye gelirlerinden üniversitelerin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için ayrılan paya ilişkin düzenlemeye yer verilmemesine Yükseköğretim Kurulunca uygun görüş verilmemesinin sebep unsuru yönünden dayanak kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık teşkil etmediği, 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesi gereği birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin Sağlık Bakanlığı mevzuatı uyarınca işletileceğinden, birlikte kullanılacak sağlık tesislerinin döner sermaye bütçesinden, bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için pay ayrılabileceği konusunda, 3359 sayılı Kanun’da ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’da düzenleme yapılmadığı, dolayısıyla 2547 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca işletilen üniversite döner sermaye işletmelerinin gelirleri üzerinden ayrılabilecek bir pay niteliğinde olan üniversite bilimsel araştırma projeleri finansman payının, Sağlık Bakanlığı mevzuatı uyarınca işletilen döner sermaye işletmelerinin gelirleri üzerinden ayrılmasının yasal dayanağı bulunmadığından, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden bilimsel araştırma projelerinin finansman payı ayrılamayacağından, bu yönde yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Bu itibarla; dava konusu işlemin iptaline gerekçe olarak gösterilen Danıştay Onbeşinci Dairesince verilen yürütmenin durdurulması kararı sonrası davanın Danıştay Onuncu Dairesince reddine karar verildiği görüldüğünden, oluşan yeni hukuki durum göz önüne alınarak yeniden karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının;
a- Davacı üniversiteye, döner sermaye gelirlerinden Nisan, Mayıs, 1-15 Haziran 2017 tarihleri için bilimsel araştırma projeleri payının ödenmemesine ilişkin kısmı yönünden ONANMASINA,
b- Davacı üniversiteye, döner sermaye gelirlerinden 16 Haziran 2017 sonrasında ödenmeyen bilimsel araştırma projeleri payının ödenmemesine ilişkin kısmı yönünden BOZULMASINA
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 02/11/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Anayasa’nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Ancak, bu düzenlemeler arasında uyulması gereken “normlar hiyerarşisi” kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin, ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 9’uncu maddesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun “Döner Sermaye” başlıklı 58. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca işletilen üniversite döner sermaye işletmelerinin gelirleri üzerinden ayrılabilecek bir pay niteliğinde olan üniversite bilimsel araştırma projeleri finansman payının, Sağlık Bakanlığı mevzuatı uyarınca işletilen döner sermaye işletmeleri gelirleri üzerinden ayrılmasına ilişkin mülga edilen 16.06.2016 tarihli ve 29744 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Sağlık Tesisleri ve Üniversitelere Ait İlgili Birimlerin Birlikte Kullanımı ve İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Mali hususlar” başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasının açıkça 3359 sayılı Kanunun ek 9. maddesine aykırı olduğu, dolayısıyla kanuna aykırı olarak çıkarılan bir Yönetmelik hükmüne dayanılarak idarelerce ödeme yapılamayacağından, davacı üniversiteye döner sermaye gelirlerinden Nisan, Mayıs, 1-15 Haziran 2017 tarihleri için bilimsel araştırma projeleri payının ödenmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı düşüncesiyle istinaf kararının bu kısmı yönünden de bozulması gerektiği düşüncesiyle oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.