Danıştay Kararı 10. Daire 2018/3970 E. 2022/4909 K. 02.11.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/3970 E.  ,  2022/4909 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/3970
Karar No : 2022/4909

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1) … Genel Müdürlüğü / …
VEKİLİ : Av. …
2) …Büyükşehir Belediye Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …

DİĞER DAVALILAR : 1) …Büyükşehir Belediyesi
VEKİLİ : Av. …
2) …Belediye Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1) …’a velayeten,
kendisine asaleten …
2) …
3) …
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN KONUSU : Davacılardan …’ın oğlu, …’ın kardeşi ve diğer davacılar … ve …’ın torunu olan …’ın 04/02/2016 tarihinde yerleşim yerlerinin yakınında top oynarken kaçan topunu almak istediği esnada su dolu çukura düşmesi neticesinde hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın annesi … için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 101.593,60 TL) maddi, 60.000,00 TL manevi, kardeşi … için 40.000,00 TL dedesi … için 20.000,00 TL, babaannesi … için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …’İdare Mahkemesinin …’tarih ve E:…’, K:…’sayılı kararıyla, dava konusu olayın meydana gelmesinde kusuru bulunan idarelerin ve kusur oranlarının belirlenebilmesi için 23/01/2017 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen 14/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle, ikamet edilen bina ile olayın meydana geldiği su çukuru arasındaki mesafenin 197,90 metre olduğu, dava konusu yerin imar planında park alanı içerisinde kaldığı, olayın meydana gelmesinde sorumlu olan idarelerin Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü olduğu, olayın meydana gelmesinde bakım ve gözetim sorumluluğunu gerektiği gibi yerine getirmeyen davacı annenin de sorumluluğunun bulunduğu, netice olarak olayın meydana gelmesinde Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın %40, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün %40, davacı annenin %20 oranında kusuru bulunduğu görüşüne yer verildiği, dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 12/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı anne …’ın maddi zararının %20 oranındaki müterafik kusuru düşüldükten sonra 101.593,60 TL olduğu belirlendiği, dava konusu olayın meydana gelmesinde davalı idarelerden Kayseri Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ile Melikgazi Belediyesinin herhangi bir kusur veya sorumluluklarının bulunmadığı, dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; ıslah edilmeyen derenin önünün moloz ve hurda atıklarıyla tıkanması nedeniyle müteveffanın içine düşerek vefat ettiği su çukurunun oluşmasının hizmetin gereği gibi yürütülmediğini gösterdiği, bu suretle hizmet kusuruna sebebiyet verildiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle; davanın Melikgazi Belediye Başkanlığı ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü yönünden reddine, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 101.593,60 TL maddî tazminatın, 1.000,00 TL’sinin başvuru tarihi olan 01/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, bakiye 100.593,60 TL’sinin miktar artırım dilekçesinin davalı Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne tebliğ edildiği 26/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kayseri Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’a ödenmesine, … için 50.000,00 TL, … için 20.000,00 TL, … için 10.000,00TL, … için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevî tazminatın, başvuru tarihi olan 01/04/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Kayseri Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …’Bölge İdare Mahkemesi …’. İdari Dava Dairesince davalı idarelerden Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile davacıların istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde tarafların istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, idarelerine atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, olayın müteveffanın annesinin bakım ve gözetim yükümlülüğünü tam olarak yerine getirememesinden kaynaklandığı, olay yerinin Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığının sınırları dahilinde bulunan Melikgazi Belediye Başkanlığının sorumluluğunda bulunduğu ayrıca olay yerinin yerleşim yeri olması dikkate alındığında, yağmur suları ve diğer atık suların uzaklaştırılmasının Kayseri Büyükşenir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olduğu ayrıca derenin önünün kapanmasına sebep olan etkenlerden birisinin de derenin önünde düzenleme yapan ve hurdacılık faliyetinde bulunan 3. şahıs olduğu, idareleri yönünden davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, dava konusu olayın gerçekleştiği derenin ıslah çalışmasının Kayseri Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda bulunduğu, olay yerinin yakınında Melikgazi Belediyesinin yürüttüğü yol çalışmalarının bulunduğu, olay yerinde ruhsatsız ve kaçak olması muhtemel olan hurdalık bir alan bulunduğu, söz konusu kaçak yapı ile mücadelenin ilçe belediyesinin görev ve sorumluluğunda bulunduğu, idarelerinin sorumluluğu bulunmadığı, hükmedilen tazminat tutarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bununla birlikte kamu idarelerinin kusurlu sorumluluklarına dayanılan tam yargı davalarında, hiç kimsenin bir başkasının kusurundan kaynaklanan zararı tazmin etmek zorunda bırakılamayacağı ilkesinden hareketle, idarelerin ancak kendi kusurlarından kaynaklanan zararları tazmin etmeye mahkum edilebilecekleri açık olup, dosyada bulunan ve Mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda, davalı idarelerden Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığının %40, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün %40, müteveffanın annesi …’ın %20 oranında kusurlu bulundukları belirlenmiş olup davacılardan …’ın %20 müterafik kusuru indirildikten sonra maddi zararının 101.593,60 TL olduğu belirlenmiş olduğu halde İdare Mahkemesi kararında ise maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden davalı idarelerden Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün müştereken ve müteselsilen sorumlu tutuldukları belirtilmiş ise de, tazminat tutarları için Mahkemece hükme esas alınan rapordaki kusur oranlarının dikkate alınması gerektiği ve davalı idarelerin anılan oranlarda sorumlu olacakları açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerden Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin …İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda yer verilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Dava; davacıların yakını …’ın 04/02/2016 tarihinde yerleşim yerlerinin yakınında top oynarken kaçan topunu almak istediği esnada su dolu çukura düşmesi neticesinde hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın annesi … için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 101.593,60 TL) maddi, 60.000,00 TL manevi, kardeşi … için 40.000,00 TL dedesi … için 20.000,00 TL, babaannesi … için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun Belediyenin yetkileri ve imtiyazları başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, “Müktesep haklar saklı kalmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek veya işlettirmek.” hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlıkta; kusur oranlarının tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda sulama kanalının bulunduğu yerin meskun mahal sınırları içerisinde yer aldığına ilişkin tespite yer verilmesine rağmen, Mahkemece Melikgazi Belediye Başkanlığının ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün dava konusu olayda hizmet kusuru bulunmadığından hareketle anılan idareler yönünden davanın reddine hüküm kurulduğu görülmekle birlikte; dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporu uyarınca meskun mahal içinde kaldığı anlaşılan kanal etrafında üçüncü şahısların zarar görmemesi için zararı önleyici ve zarardan koruyucu tedbirleri almaması nedeniyle Melikgazi Belediye Başkanlığının, menfez çalışmalarının bulunduğu gözetilerek Kayseri Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün de hizmet kusuru bulunduğu gözetilerek Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yanında hizmet kusurunun bulunduğu açıktır.
Bu durumda dava konusu olayın meydana gelmesinde olayda yer alan tüm idareler bakımından yeniden kusur oranları belirlendikten sonra bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, davacılar yakınının olay tarihi itibarıyla (6) altı yaşında olduğu dikkate alındığında; olayın meydana gelmesinde gözetim ve denetim sorumluluğunu gereğince yerine getirmeyen annenin müterafik kusuru da gözardı edilmemelidir.
Bu haliyle, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda tüm davalı idareler yönünden yeniden belirlenecek kusur oranları dikkate alınarak hükmedilecek tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken belirtilen hususlara riayet edilmeksizin verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, davalı idarelerden Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.