Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/1483 E. , 2022/5367 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/1483
Karar No : 2022/5367
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …-Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının hisseli olarak maliki olduğu, Mersin İli Tarsus İlçesi, … Köyü No:… … no’lu parselde kayıtlı bulunan taşınmazına ait 2018 yılı emlak vergisi ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının 2017 yılında uygulanan birim değerinin %50’sini aştığı için tahakkuk ettirilen 359.902,40-TL’nın kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Mahkemelerinin E:… sayılı dosyasıyla birlikte incelenmesinden; davalı idare tarafından yasal süresi içerisinde savunma dilekçesinin verilmemiş olduğu, Mahkemelerinin 12/10/2018 ve 22/11/2018 tarihli ara kararları ile istenilen bilgi ve belgelerin ise 14/12/2018 tarihli ara kararıyla yapılan ihtara rağmen dosyaya ibraz edilmediği, taşınmaz bazında yapılan adres değişikliği ile ilgili olarak davalı idarece alınan kararın davacıya bildirildiğine ilişkin dosyaya herhangi bir belge de ibraz edilmediği, tahakkuk ettirilecek emlak vergisine esas olarak adres değişikliği sebebiyle arsa metrekare birim değeri daha yüksek olan … Mahallesi … Bulvarı’nın dikkate alınması ve söz konusu adres güncellemesi sebebiyle taşınmazın vergi değerinde oluşan artışın davalı idarece davacıya bildirilmesi gerektiği, yapılan ihtarlı ara kararlara karşın bu hususa ilişkin davalı idarece durumun belge bazında ispatlanamadığı, bu nedenle de davalı idarece re’sen tarh edilecek vergilerin öncelikle ihbarname esasına göre tarh ve tebliğ olunması gerekirken, doğrudan tahakkuk fişi düzenlenmesi işleminde hukuka uyarlılık bulunmadığı, ancak, davacı tarafından dava dilekçesinde her ne kadar 2018 yılı için tahakkuk ettirilen emlak vergisi ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile 2017 yılı için tahakkuk ettirilen emlak vergisi ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı arasındaki fark tutarın tamamının iptali istenilmiş ise de, Mahkemelerinin 05/03/2019 tarihli ara kararına cevaben davalı idare tarafından dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın eski adresi itibariyle 2017 yılı arsa ve arazi metrekare birim değerinin 12,32-TL, 2018 yılı arsa ve arazi metrekare birim değerinin ise 18,48-TL olduğu, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na 05/12/2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7061 sayılı Kanunun 35’inci maddesi ile eklenen geçici 23’üncü maddesinde yer verilen “2017 yılında 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin, 2017 yılı için uygulanan birim değerlerinin %50’sinden fazlasını aşması durumunda, 2018 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlasının esas alınacağı” yönündeki emredici hüküm göz önünde bulundurulduğunda, davalı idare tarafından 2018 yılı için tahakkuk ettirilen 398.662,00-TL emlak vergisi ile kültür varlıklarını koruma payının 359.902,40-TL kısmının; dava konusu taşınmazın 2017 yılı arsa değeri olan 12,32-TL üzerinden hesaplanan 38.786,00-TL’nin %50 artırılmış tutara isabet eden 19.393,00-TL kısmı yönünden hukuka aykırılık, %50’yi aşan tutara isabet eden 340.509,40-TL kısmı yönünden ise hukuka uyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunulan mahkeme kararının kabule ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinde yer verilen kaldırma nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden ise; olayda davalı idarece adres değişikliği nedeniyle fazladan emlak vergisi ile kültür varlıklarını koruma payı tahakkuk ettirilmişse de, taşınmaz bazında yapılan adres değişikliği ile ilgili olarak davalı idarece alınan kararın davacıya bildirildiğine dair herhangi bir belgenin davalı idarece dosyaya ibraz edilemediği, yine tahakkuk ettirilecek emlak vergisine esas olarak adres değişikliği sebebiyle arsa metrekare birim değeri daha yüksek olan … Mahallesi … Bulvarı’nın dikkate alınması ve söz konusu adres güncellemesi sebebiyle taşınmazın vergi değerinde oluşan artışın davalı idarece davacıya bildirilmediği görülmüş olup, bu nedenle de davalı idarece re’sen tarh edilecek vergilerin tamamının öncelikle ihbarname esasına göre tarh ve tebliğ olunması gerektiği açık olduğundan, bu haliyle doğrudan tahakkuk fişi düzenlenerek istenen emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarelerince, Emlak Vergisi Kanunu’nun geçici 23. maddesiyle getirilen %50’lik sınırın aşılmadığı, taşınmazın önceki yıla göre vergisinin artmasının nedeninin doğru adrese göre vergilendirmesi olduğu, adres güncellemesinin ulusal adres veritabanı sistemine göre uyarlandığı ve güncellendiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 10/12/2019 tarihinde tarafına tebliğinden 2 yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra harç ve posta gideri yatırılmaksızın, lehine olan karara yönelik olarak sunulan dilekçe temyiz dilekçesi olarak kabul edilmeyerek işin esasına geçildi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …-TL maktu harç harcın alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.