Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2823 E. , 2022/4248 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2823
Karar No : 2022/4248
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına tescilli … sayılı transit refakat belgesi muhteviyatı “siyah çay” cinsi eşyanın yurt dışı edilmediğinin saptandığından bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 5. fıkrası (c ) bendi uyarınca tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile kaynak kullanımını destekleme ve toplu konut fonu paylarına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 4458 sayılı Kanun’un 86.maddesine 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı kanunla eklenen 3. fıkrasına göre, transit rejimin ihlali sonucu gümrük yükümlülüğünün doğması durumunda asıl sorumlu davacı adına tahakkuk ve ceza işlemi uygulanabilmesi için, gümrük yükümlülüğüne sebep olan fiili işlemesi ya da fiilin işlenmesine dahlinin bulunduğunun tespiti gerektiği; olayda taşımayı yapan alt şirketin sorumluluğunda bulunan araç sürücüsü tarafından transit refakat belgesi muhteviyatı eşyanın izinsiz çıkarıldığına ilişkin tutanakların bulunduğu, anılan sürücü hakkında kaçakçılık hükümleri uyarınca başlatılan soruşturmanın devam ettiğinin anlaşıldığı, davacı şirketin ya da çalışanlarının gümrük yükümlülüğünün doğmasına sebep olan fiili işledikleri ya da katıldıkları yönünde bir iddia ve tespit de bulunmadığı göz önüne alındığında lehe olan düzenleme uyarınca davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dairelerinin 25/05/2022 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevapta, transit refakat belgesi muhteviyatı eşyalar için alınan teminatın 01/12/2020 tarihinde iade edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda tahakkukun yapıldığı ve itirazın reddine ilişkin işlemin tesis edildiği tarihlerde kamu alacağının teminatlı alacak olduğu, teminatlı kamu alacakları için öncelikle 6183 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca vade belirleme işlemi tesis edilmesi gerektiğinden, bu usule uyulmaksızın davacı adına yapılan tahakkukta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Transit refakat belgesi “çay” cinsi eşyanın yurt dışı edilmediği gibi başka bir eşyanın yurt dışı edilmek istenildiği somut olarak tespit edildiğinden asıl sorumlu adına düzenlenen ek tahakkuk kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu, davacı adına tescilli transit refakat belgesi muhteviyatı “çay” cinsi eşyanın yurt dışı edilmediğinin tespit edildiğinden bahisle söz konusu eşyaya isabet eden ithalat vergilerinin sorumlu konumunda bulunan davacı adına düzenlenen ek tahakkuk kararının aslında alacağın teminatlı alacak olması nedeniyle 6183 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle işlemi iptal eden istinaf daire kararının bozulması istemine ilişkindir.
Alacağın tahsili için tahakkuk ya da 6183 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca işlem tesisi teminatlı alacaklarda teminatın iade edilip edilmediğine bağlı olarak değerlendirildiğinden, Mahkeme ara kararı ile teminatın iade edilmiş olduğu tespit edilmiş olmakla, alacağın tahakkuk ile talep edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin kabulü ve bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.