4. Daire 2018/4906 E. , 2022/6098 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/4906
Karar No : 2022/6098
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından 2010 yılına ait stopaj kesintilerinden doğan 308.629,75 TL’nin iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket hakkında kurumlar vergisi iadesine ilişkin hazırlanan … tarih … sayılı Vergi Teknik Raporunun sonuç kısmında, davacının 2010 dönemine ait sağlıklı bir vergi incelemesi yapılamamış olması nedeniyle iadenin yapılmaması gerektiğinin belirtildiği, varsayımsal ve soyut ifadelerle iade talebinin reddi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, ancak, davacı tarafından idareye elektronik ortamda yapılan iade talebinin 241.155,55 TL’ye ilişkin olduğu, bu sebeple iade talebinin 241.155,55 TL’ye ilişkin kısmı bakımından davanın kabulü, bu tutarı aşan kısım bakımından davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından davacının talebinin 10.000 TL’ye kadar olan kısmının idesinin gerçekleştirileceği ancak, bunu aşan kısmın iadesi için … Seri Nolu Gelir Vergisi Tebliğinin hükümleri çerçevesinde inceleme yapılması gerektiği, bu sebeple iade talebinin reddi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı şirket tarafından 2010 yılına ait stopaj kesintilerinden doğan 308.629,75 TL’nin iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada verilen kabul kararına karşı davalı idare istinaf talebinin reddi ile verilen kabul kararı temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında kurumlar vergisi iadesine ilişkin olarak düzenlenen … tarih … sayılı Vergi Teknik Raporunda, ilgili dönemde hakkında sahte fatura düzenlediği yolunda vergi tekniği raporu bulunan 6 mükelleften KDV dahil 4.273.202 TL’lik alışlarının bulunduğu, davacının beyan ettiği karlılık oranının %4,18 olduğu, bu alımların bir kısmının maliyetlerini yüksek göstermek için kaydedildiği sonucuna varıldığı, Danıştay tarafından bu sektörde kabul edilen karlılık oranının %25 olduğu, karlılığın %25 olarak kabul edilmesiyle yapılacak hesaplamada, davacının iade alacağının bulunmayacağı, ayrıca, iade talebinin zaman aşımının son günü olan 31/12/2015 tarihinde yapıldığı, bu sebeple defter ve belgelerin saklama süresine ilişkin beş yıllık sürenin dolduğundan karşıt inceleme imkanının kalmadığı belirtilerek davacının iade talebinin reddi gerektiği sonucuna varıldığı görülmektedir.
Belirtilen tespitlere dayanılarak davacının iade talebinin reddi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.