Danıştay Kararı 10. Daire 2017/2772 E. 2022/4914 K. 02.11.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2017/2772 E.  ,  2022/4914 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/2772
Karar No : 2022/4914

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : … ve …’a velayeten
Kendi adına asaleten …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
3- … Komutanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacıların murisi …’ın 29/07/2014 tarihinde Kırklareli’nin Vize İlçesi Kıyıköy Beldesindeki Halk Plajı’nda denize girdiği sırada akıntıya kapılarak yaşamını yitirmesi olayında, davalı idarelerin kusuru bulunduğundan bahisle, destekten yoksun kalmanın karşılığı olarak murisin eşi … için 80.000,00 TL, çocukları … ve … için ayrı ayrı 10,000,00 TL olmak üzere toplamda 100.000,00 TL maddi tazminat ile duydukları üzüntünün karşılığı olarak murisin eşi için 100.000,00 TL, çocukları için ise ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda kişinin kendi kusuru nedeniyle oluşan zararlardan dolayı idarelere yüklenebilecek herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı gibi olaya objektif sorumluluk halleri de uygulanamayacağından, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, davalıların kusurlu olup olmadığının yeterince araştırılmadığı, karara esas alınan kabullerin kağıt üstünde alınan tedbirlere ilişkin olduğu, bu tedbirlerin alınıp alınmadığının tespit edilmediği, eksik incelemeye dayalı karar verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin esas yönünden reddi ve vekalet ücreti yönünden kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idareler lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

A) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Reddi Yolundaki İdare Mahkemesi Kararına Yönelik İstinaf İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, Edirne İdare Mahkemesinin davanın reddi yolundaki kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Vekalet Ücretine İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.”, “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde; “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir…” ve “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasında; “Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; … b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.” hükümleri yer almaktadır.
21/12/2015 tarih ve 29569 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Mahkeme kararı tarihi itibarıyla uyuşmazlığa uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret” başlıklı 13. maddesinde; “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Tarife’nin “Manevi tazminat davalarında ücret” başlıklı 10. maddesinde ise ” (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Dava; 100.000,00 TL maddi tazminat ile 200.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, davanın reddine ve reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden Tarifenin 13. maddesi uyarınca hesaplanan 10.750,00 TL vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden Tarife’nin 10. maddesine göre hesaplanan 900,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 11.650,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine karar verildiği görülmektedir.
Söz konusu karara karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusu neticesinde de, davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, davanın tümden ret veya kısmen kabul kısmen retle sonuçlandığı durumlarda kabul edilen tazminat miktarının önemli kısmının vekalet ücreti olarak davalı idareye ödenmesi, açılan tazminat davasını davacı açısından anlamsız hale getirmekte, bazı olaylarda ise, davacının dava açılmadan önceki durumundan daha kötü bir duruma girmesine neden olmakta, bu durum gerek Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirilmektedir. Tümden ret ya da kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlanan maddi tazminat davalarında, taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, kişilerin hak arama özgürlüğü kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal etmeden ne şekilde hesaplanacağı konusunda Tarife’nin 10. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına paralel bir düzenlemeye yer verilmemiş olması nedeniyle, reddedilen maddi tazminatın Tarife’nin üçüncü kısmına göre belirleneceğine ilişkin Tarife hükmünün ihmal edilmesi, hakkaniyete daha uygun olacaktır.
Yukarıda yer alan açıklamalar uyarınca, İdare Mahkemesince, maddi tazminat isteminin tamamen reddi hükmü kurulmuş olması nedeniyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmesine rağmen davalı idare lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığından bu hususun Bölge İdare Mahkemesince düzeltilmemiş olmasında hukuki isabet görülmemiştir.
Bu durumda; 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; temyizen incelenen bölge idare mahkemesi kararında, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan ” …reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden Tarifenin 13. maddesi uyarınca hesaplanan 10.750,00-TL vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden Tarife’nin 10. maddesine göre hesaplanan 900,00-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 11.650,00-TL” ibaresinin, ” … reddedilen maddi tazminat için 900,00-TL vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden Tarife’nin 10. maddesine göre hesaplanan 900,00-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.800,00-TL” şeklinde düzeltilmesi gerektiğinden, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan “… başvurunun reddine … ” ibaresinin, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca; “… başvurunun reddine, 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında yer alan ” … reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden Tarifenin 13. maddesi uyarınca hesaplanan 10.750,00-TL vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden Tarife’nin 10. maddesine göre hesaplanan 900,00-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 11.650,00-TL” ibaresinin, ” … reddedilen maddi tazminat için 900,00-TL vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden Tarife’nin 10. maddesine göre hesaplanan 900,00-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.800,00-TL” şeklinde düzeltilmesine …” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların, maddi tazminat yönünden aleyhine hükmedilen nispi vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin kısmen kabulüne, diğer temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan “… başvurunun reddine … ” ibaresinin, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca; “… başvurunun reddine, 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında yer alan ” … reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden Tarifenin 13. maddesi uyarınca hesaplanan 10.750,00-TL vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden Tarife’nin 10. maddesine göre hesaplanan 900,00-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 11.650,00-TL” ibaresinin, ” … reddedilen maddi tazminat için 900,00-TL vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden Tarife’nin 10. maddesine göre hesaplanan 900,00-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.800,00-TL” şeklinde düzeltilmesine … ” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Reddedilen maddi tazminat miktarına ilişkin olarak, davalı idareler lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, “yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık” kapsamında bulunmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren, “hukuka aykırılık” teşkil ettiğinden, İdare Mahkemesi kararının, bu hususta yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyoruz.