Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2133 E. , 2022/5350 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2133
Karar No : 2022/5350
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Lojistik Dış Ticaret Petrol Turizm Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret ve Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve … , … , … , … ödeme emirlerinin, şirket adresinde bulunamadığından ve mükellefiyet kaydının 31/01/2014 tarihi itibariyle re’sen terk ettirilmiş olduğundan şirket kanuni temsilcisinin MERNİS adresinde kapıya yapıştırma usulü uyarınca tebliğ edildiği iddia edilmiş ise de, 213 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 5. fıkrası ve 485 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ hükümleri uyarınca ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının da aynı sebeplerle tebliğ edilemediği hallerde, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın (Muhatap Nüshası) kapıya yapıştırılması ve bu durumun da [adreste bulunamama, adresin kapalı olması vb. sebep ile birlikte tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın (Muhatap Nüshası) kapıya yapıştırıldığı hususu], posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edilmesi gerekirken, ikinci kez çıkarılan tebliğ alındısında adreste bulunamama, muhatabın adresinin kapalı olması ve benzeri nedenlerle tebliğ yapılamadığına dair herhangi bir ifadeye yer verilmediği gibi tebligat pusulasının (İdare Nüshası) usulüne uygun olarak tebliğ zarfına yapıştırılmasına rağmen adreste bulunamama, adresin kapalı olması vb. sebep ile birlikte tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren pusulanın (Muhatap Nüshası) kapıya yapıştırıldığına dair hususun tebliğ zarfı üzerinde şerh ve imza edilmediği, bu haliyle asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 213 sayılı Kanun’un 102. maddesinde belirlenen usule uygun olarak tebliğ edilmediğinden, amme alacağının şirket kanuni temsilcisinden cebren tahsiline ilişkin koşullar oluşmadan düzenlendiği anlaşılan dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin vergi borç ve cezalarının vadesinde ödenmediği, bunun üzerine sözkonusu şirket hakkında ödeme emri düzenlendiği ve 213 sayılı Kanun’un 102’nci maddesi uyarınca kapıya yapıştırma usulü ile tebliğ edildiği, süresinde ödenmeyen ödeme emri içeriği amme alacağı ile ilgili olarak şirket hakkında haciz varakaları düzenlendiği ve malvarlığı araştırması yapıldığı, yapılan malvarlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı herhangi bir mal, hak veya alacağa rastlanılamadığından şirket kanuni temsilcileri ve ortakları hakkında takip işlemlerine başlanıldığı, dava konusu ödeme emrinin de şirket kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenerek tebliğ edildiği, davacının kamu alacağının doğduğu tarihte kanuni temsilci olduğu sabit olduğundan yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.