Danıştay Kararı 9. Daire 2021/2232 E. 2022/5353 K. 02.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/2232 E.  ,  2022/5353 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2232
Karar No : 2022/5353

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Plastik İnşaat Otomotiv Kimya Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; asıl amme borçlusu şirketin 02/09/2013 tarihi itibarıyla ticaret sicilinden re’sen silinerek şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiği, buna rağmen şirket hakkında yapılan vergi incelemesine dayanılarak düzenlenen ihbarnamelerin şirkete ticaret sicilinden silindikten sonra tebliği yoluna gidildiği, ancak tüzel kişiliğin sona ermesinden sonra asıl borçlu şirket adına vergi ceza ihbarnameleri düzenlenmeyeceği gibi, düzenlenmiş ihbarnamelerin tebliği yoluna da gidilemeyeceği, bu durumda şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin geçerliliğinden bahsedilemeyeceği, buna rağmen davalı idarece anılan ihbarnamelere karşı dava açılmaması üzerine amme alacağının kesinleştiğinden bahisle şirket adına ödeme emirleri düzenleme ve tebliği yoluna gidildiği, şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesinden sonra ve kesinleşmemiş bir borç için düzenlenen bu ödeme emirlerinin de geçerliliğinden söz edilemeyeceği, bu durumda ortada şirket adına kesinleşmiş ve temsilciden tahsili gereken bir amme alacağı olmadığından her ne kadar öncelikle her türlü vergi tarhiyatı ve kesilecek cezaların kanuni temsilci olan davacı adına yapılarak amme alacağının kesinleştirilmesi yoluna gidilmesi gerekmekte ise de; söz konusu ihbarnamelerin usulsüz tebliği nedeniyle tarh zaman aşımının işlemeye devam edeceği ve zaman aşımını durduran sebeplerin de olmadığı dikkate alındığında, doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliği gereken 2008, 2009, 2010 ve 2012 yıllarının muhtelif dönemlerine ait vergi ve cezalara ilişkin ihbarnameler beş yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu sırasıyla 31/12/2013, 31/12/2014, 31/12/2015 ve 31/12/2017 tarihlerine kadar muhatabına usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden, söz konusu vergi ve cezaların zaman aşımına uğradığı sonucuna varılmış olup; zaman aşımına uğramış olan amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirkete ait menkul ve gayrimenkul malın bulunamaması sebebiyle 29/11/2006 tarihinden itibaren şirket temsilcisi olan davacıdan amme alacağının tahsili yoluna gidildiği, düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.