Danıştay Kararı 4. Daire 2019/2267 E. 2022/6074 K. 01.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/2267 E.  ,  2022/6074 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2267
Karar No : 2022/6074

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Basım Yayın Matbaacılık ve Promosyon Ticaret Limited Şirketi

2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2012 yılı vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1.maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı Maslak Vergi Dairesi mükellefi Tasfiye Halinde … Kimya Boya İmalat Enerji San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nun değerlendirilmesinden, adı geçen mükellefin düzenlediği faturaların sahte olduğu, dolayısıyla söz konusu faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek tarh edilen katma değer vergilerinde hukuka aykırılık, somut tespit bulunmaksızın kesilen özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyize konu kararın 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Davacının Tasfiye Halinde … Kimya Boya İmalat Enerji San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlara ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı Maslak Vergi Dairesi mükellefi Tasfiye Halinde … Kimya Boya İmalat Enerji San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nun değerlendirilmesinden; Kağıthane İstanbul adresinde diğer boya, vernik ve ilgili ürünlerin imalatı işi ile iştigal etmekteyken 23/05/2014 tarihinde tasfiyeye girdiği ve tasfiyesinin 19/08/2015 tarihinde sonuçlandığı, işyerinde yapılan 13/07/2010 tarihli yoklamada işyerinin 30m2 olduğu, deposunun bulunduğu ve kiralık olduğu, henüz personel alınmadığı, şirket merkezinin büro olduğu ve 3 çalışma masası, koltuk sehpaları, bilgisayar, evrak dolapları, büro araç gereçleri olduğu, 08/04/2011 tarihli depo adresinde yapılan yoklamada, emtia olarak boya, sabun, deterjan, vernik gibi malzemeler bulunduğu, demirbaş olarak yazıcı, 2 tonluk ısıtmalı karıştırıcı, 2 döküm makinası, 2 adet 1 tonluk bekleme tankı, ambalaj makinesi bulunduğu tespit edildiği, 19/10/2010 tarihli yoklamada, faaliyetine devam ettiği, şirket merkezi ofis olarak düzenli olduğu ve imalathanesinin bulunduğu, 5 kişinin çalıştığı, 28/08/2014 tarihli yoklamada iş yeri yönetiminden ödevlinin faal olduğunun öğrenildiği, ancak yoklama anında kapalı olduğu, 12/02/2013 tarihli yoklamada, şirketin faaliyette olduğu, faaliyetinin kimyasal ürün imalatı olduğu, sigortalı çalışanının 4 kişi olduğu, 24/03/2013 tarihli yoklamada mükellefin faaliyette olduğu, 24/03/2014 tarihli yoklamada, mükellefin faaliyette olduğu, mükellefin 2012 yılı katma değer vergisi matrahının toplam 7.371.507,47 TL, 2013 yılında 6.623.650,82TL ve ödenmesi gereken katma değer vergisinin ise 0 TL olduğu, vadesi geçmiş ve ödenmesi gereken borcunun 323.259,24TL olduğu ve 143,37 TL ödeme yapıldığı, mükellef kurumun Bs-Ba sorgulamasında 2012 yılında 7.268.080,00TL mal/hizmet satış beyanında bulunduğu, bu satışların 37.223,00TL’lik kısmı hakkında sahte belge düzenleme yönünde rapor bulunduğu, mükellef kurum temsilcisinin ifadesinde çalıştıkları dönemde ticaret yapmaları için yeterli ekipmana sahip olduklarını, mal satışları karşılığında taraflarına verilen çeklerin karşılıksız çıkması sonucu finansal sıkıntıya girdikleri ve şirketi kapatmak zorunda kaldıklarını beyan ettiği, çalışanlarla yapılan ifadelerde, şirketin faal olarak çalıştığı, deterjan, kimyasal madde üretimi yaptıklarını, firmanın yoğun bir organizasyonunun olduğunu, sonrasında ödeme sıkıntısı çektiklerini ve işlerin bozulduğunu beyan ettikleri, mükellefin 2011 yılında 7.688.208,00TL mal alımında bulunduğunu beyan ettiği, mükellef kuruma mal hizmet satan mükelleflerin 7.583.226,00TL satış beyanında bulunduğu, 2012 yılında 7.133.937,00 TL mal alımında bulunduğunu beyan ettiği, mükellef kuruma mal hizmet satan mükelleflerin 5.443.591,00TL satış beyanında bulunduğu, mükellefin 2011 yılında 6.915.691,00TL mal hizmet satış beyanında bulunduğu, mükelleften mal satan alanların ise 6.392.728,00 TL alım beyanında bulunduğu, mükellefin 2012 yılında 7.268.080,00 TL mal hizmet satış beyanında bulunduğu, mükelleften mal satan alanların ise 6.660.705,00TL alım beyanında bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıdaki tespitlerin değerlendirilmesinden, ilgili yıl dahil mükellef hakkında yapılan yoklamalarda mükellefin faal olduğu, deposunun bulunduğu, çalışan işçilerinin bulunduğu, emtiası ve demirbaşının bulunduğu dikkate alındığında mükellefin ilgili dönemlerde düzenlediği faturaların sahte olduğuna dair somut tespitler bulunmadığının anlaşılması karşısında, bu mükelleften alınan faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olmadığı sonucuna varılmış olup, aksi yönde verilen Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının tarhiyata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.