Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/502 E. , 2022/4171 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/502
Karar No : 2022/4171
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av….
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, kaybolan nüfus cüzdanındaki bilgiler kullanılarak adına kurulduğunu belirttiği … İnşaat Elektrik Plastik Metal İhracat İthalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına tahakkuk eden vergi ve cezalarla, bu borçlar nedeniyle adına kayıtlı araçlar ile banka hesabına konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İnşaat Elektrik Plastik Metal İhracat İthalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına tahakkuk eden vergi ve cezalar nedeniyle davacının menfaatinin zarar görmesi ve söz konusu tahakkukların davacı yönünden hukuki sonuç doğurmasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle dava 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 1. bendinin (b) numaralı alt bendi uyarınca ehliyet yönünden reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :… İnşaat Elektrik Plastik Metal İhracat İthalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin, kimlik bilgileri kullanılarak oluşturulan sahte kimlikle adına kurulduğunun adli yargı ceza mahkemeleri kararlarıyla sabit olduğu, değinilen şirketin ortağı ve kanuni temsilcisi olarak göründüğünden şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarının tahsili amacıyla aleyhine takibe geçildiği, şirketin borçları nedeniyle adına kayıtlı taşıtlara ve banka hesabına haciz uygulandığı, bu durumun mağduriyetine sebep olduğu, dolayısıyla dava açmakta ehliyetinin bulunduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulüyle Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından dava dilekçesinde, … İnşaat Elektrik Plastik Metal İhracat İthalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin kimlik bilgileri kullanılarak oluşturulan sahte kimlikle kurulduğu, değinilen şirketle hiçbir bağlantısı bulunmadığı yönünde ceza mahkemeleri kararlarının olduğu, şirket adına tahakkuk eden vergi ve cezalar kapsamında adına kayıtlı … ve … plakalı araçlar ile banka hesabına haciz konulduğu belirtilerek söz konusu vergi ve cezaların talep ve tahsilinin durdurulması, adına tahakkuk eden vergi ve cezaların iptali istenilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. bendinin (a) numaralı alt bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönünden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği, 3. maddesinde; idarî davaların Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin, vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın, vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarasının gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış, 14. maddesinin 3. fıkrasında dava dilekçelerinin, görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 5. maddesinin 1. bendinde her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık veya sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçeyle de dava açılabileceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde, otuz gün içinde değinilen maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği; maddenin 5. bendinde ise dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmış, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata ve eksikliklerin bulunması bozma sebepleri arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dilekçesinin incelenmesinden, davanın neye karşı açıldığı, davacının adına kayıtlı araçlar ve banka hesabına konulan haczin davaya konu edilip edilmediği, haczin dayanağı tahakkukların davacıyla mı yoksa şirketle mi ilgili olduğu, üzerine haciz uygulanan menkul ve banka hesaplarının davacıya mı yoksa şirkete mi ait olduğu hususlarının anlaşılamadığı görülmektedir.
Davacının kendi adına açtığı davada, şirket adına tahakkuk eden vergi ve cezaların iptali istemi yönünden ehliyeti bulunmadığı, kanuni temsilci sıfatıyla şirket borçlarından sorumlu tutularak mal varlığı üzerine haciz uygulanmışsa dava açmakta menfaatinin bulunduğunun kabulü gerekeceğinden, öncelikle yukarıda belirtilen hususlar açıklığa kavuşturulmak üzere dava dilekçesinin reddine karar verilerek, 2577 sayılı Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ehliyet yönünden yapılacak değerlendirmenin, davaya konu edilen işlem/işlemler tereddüte yer verilmeyecek şekilde ortaya konulduktan sonra yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, Vergi Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, dava konusu açıklığa kavuşturulmak amacıyla dava dilekçesinin reddine karar verilmek üzere dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davayı ehliyet yönünden reddeden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yönündeki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.