Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/3671 E. , 2022/4188 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3671
Karar No : 2022/4188
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Metal Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2019 ve 2020 yılının muhtelif dönemlerine ait kurumlar vergisi, geçici vergi, gelir (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve fer’ileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesi uyarınca talep edilen teminatın süresinde verilmemesinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriğinde 9237 vergi kodu ile yer alan Ocak ila Aralık 2020 dönemine ilişkin amme alacaklarının, haklarında sahte belge düzenleme yönünden vergi tekniği raporu bulunan … Metal İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile … Makina Metal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ortağı olan şahsın aynı zamanda davacı şirketin de ortağı olduğundan davacının 213 sayılı Yasa’nın 153/A maddesinin 3. fıkrası kapsamına girdiğinin tespit edildiğinden bahisle davacıya hitaben tanzim olunan ve tebliğ edilen 02/07/2020 tarihli teminat isteme yazılarında bu işlemlere karşı başvurulacak gerek kanun yolu veya idari merciin, gerekse başvuru süresinin gösterilmediği, bu durumun, Anayasa’nın 40. maddesinin 2. fıkrasına ilişkin gerekçede belirtildiği gibi son derece karışık olan mevzuat karşısında bireylerin yargı yeri ve idari makamlar önünde haklarını sonuna kadar arayabilmelerini olanaklı kılmak amacıyla öngörülen zorunluluğa aykırı ve dolayısıyla Anayasa’nın 36. maddesinde öngörülen hak arama hürriyetini sınırlayıcı bir sonuç doğurduğu, buna göre ortada davacı adına tahakkuk ettirilen amme alacağına ilişkin olarak anılan mevzuat hükümlerine uygun şekilde tesis edilmiş bir işlemin bulunmadığı, dolayısıyla kesinleşmiş bir amme alacağının varlığından söz edilemeyeceği ve belirtilen borçlara yönelik davacı iddiasının da “borcum yoktur” iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Ocak-Mart 2020 dönemine ilişkin geçici vergi bakımından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesi uyarınca mahsup süresi geçtikten sonra kesinleşen geçici vergiler terkin edileceğinden dava konusu ödeme emrinin değinilen döneme ait geçici vergiye yönelik kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ödeme emrinin diğer kısımlarında ise hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A teminat alacağı ile geçici vergiye ilişkin kısmı iptal edilmiş, diğer kısmı yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirkete ait beyan üzerine tahakkuk eden amme alacakları ile haklarında sahte belge düzenleme yönünden vergi tekniği raporu bulunan … Metal İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve … Makina Metal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ortağı olan şahsın aynı zamanda davacı şirketin de ortağı olması nedeniyle 213 sayılı Yasa’nın 153/A maddesinin 3. fıkrası kapsamına girdiğinin tespit edildiği belirtilerek tanzim ve tebliğ olunan 02/07/2020 tarihli teminat isteme yazılarıyla, söz konusu yazıların tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde sahte belge düzenledikleri saptanarak mükellefiyet kayıtları re’sen terkin edilen mezkur şirketlere ait tüm vergi borçlarının ödenmesi ve belirli tutarda teminat verilmesi, şartların yerine getirilmemesi ve anılan maddenin birinci fıkrasında sayılan kişilerin statülerinin devam ettirilmesi halinde, istenilen teminat tutarının verilen sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilmek suretiyle adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceğinin bildirildiği ancak istenilen hususların yerine getirilmediğinden bahisle adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirilen kamu alacağının ve diğer kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesinin 1. fıkrasında; başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi üzerine işi bırakmış addolunan ve mükellefiyet kayıtları vergi dairesince terkin edilenlerden, serbest meslek erbabının, şahıs işletmelerinde işletme sahibinin, adi ortaklıklarda ortaklardan her birinin, ticaret şirketlerinde; şirketin, kanuni temsilcilerinin, yönetim kurulu üyelerinin, şirket sermayesinin asgari % 10’una sahip olan gerçek veya tüzel kişilerin ya da bunların asgari % 10 ortağı olduğu veya yönetiminde bulundukları teşebbüslerin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlerin veya düzenlenen raporda fiillerin işlenmesinde bilfiil bulundukları tespit edilenlerin işe başlama bildiriminin alınması halinde, bunlar adına mükellefiyet tesis edilebilmesi için işe başlama bildiriminde bulunanların ve mükellefiyeti terkin edilenlerin tüm vergi borçlarının ödendiği ve 6183 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev’iden … Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’undan az olmamak üzere teminat verilmiş olması şart olduğu hükmüne yer verilmiş olup, aynı maddenin 3. fıkrasında ise; birinci fıkrada sayılanların, mükellefiyeti bulunan adi ortaklık, ticaret şirketleri ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, idarecisi, asgari % 10 ortağı olması, bunları devralması, kısmen veya tamamen bunlara devrolunması halinde, keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği tarihten itibaren bir ay içinde birinci fıkrada yer alan şartların yerine getirilmesi bu mükelleflerden yazılı olarak isteneceği, otuz günlük süre içinde şartların yerine getirilmemesi ve sayılan kişilerin statülerinin devam ettirilmesi halinde, istenilen teminat tutarı verilen sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilmek suretiyle mükellef adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceği, tahakkuk ettirilen teminat alacağı, gecikme zammı tatbik edilerek mükelleften, birinci fıkrada sayılan kişilerin teminat isteme tarihi itibarıyla tahakkuk etmiş tüm vergi borçları ise mükellef müşterek ve müteselsil sorumlu olmak üzere, bu kişilerden 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen kararın; dava konusu ödeme emrinin, geçici vergiye ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Dairemizce de uygun bulunmuştur.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesinin 3. fıkrası gereğince düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada, davacıya tebliğ edilen yazılar içeriğindeki durumların gerçekleşip gerçekleşmediği ve hukuka uygunluğu incelenebilecek olup söz konusu yazılarda, bu işlemlere karşı başvurulacak kanun yolu, merci ve süresi gösterilmediğinden bahisle hak arama özgürlüğünün ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceğinden bu kapsamda yapılacak araştırma ve değerlendirme sonucu yeniden karar verilmek üzere Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesinin 3. fıkrasından kaynaklanan kısmının yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine yönelik hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu ödeme emrinin, geçici vergiye ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. Kararın; dava konusu ödeme emrinin, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesinin 3. fıkrasından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.