Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/8239 E. , 2022/5477 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8239
Karar No : 2022/5477
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın gerekçesinin değiştirilerek onanmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 02/04/2019 günlü, E:2016/20228, K:2019/2358 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Polis memuru olarak görev yapan davacı, Kütahya ili, … İlçe Emniyet Amirliğinde görev yaptığı dönemde hakkında yürütülen soruşturma neticesinde “Amir veya üstlerini dövmek veya tehdit etmek” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/5 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de aynı Tüzük’ün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza olan “24 ay uzun süreli durdurma” cezasıyla tecziyesine ilişkin Kütahya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu disiplin cezasının gerçekleştirildiği tarihte …’nın kıdem sebebiyle davacının amiri veya üstü olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca anılan tarihte senelik ücretli izin hakkını kullanan davacının, günlük görevlendirme listesi uyarınca …’nın polis merkezi amirliği görevini vekaleten yürüttüğünü bilmesinin beklenemeyeceği, öte yandan söz konusu görevlendirme listesinin davacıya tebliğ edilmesinin ya da herhangi bir şekilde davacının liste içeriğinden haberdar edilmesinin söz konusu olmadığı dikkate alındığında, polis memuru olan davacının polis memuru … ve astsubay başçavuş …’ye yönelik tehdit fiilinin “Amir veya üstlerini dövmek veya tehdit etmek” eylemi ile örtüşmediği ve davacının bu madde gereğince cezalandırılamayacağı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesince verilen 02/04/2019 günlü, E:2016/20228, K:2019/2358 sayılı kararla, Emniyet Teşkilat Disiplin Tüzüğü’nde öngörülen ve davacı hakkında önerilen “meslekten çıkarma” cezasının Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmesi, Tüzük’ün 15. maddesinde öngörülen koşulların varlığı halinde bir derece alt ceza uygulanması kararının da meslekten çıkarma cezasında olduğu gibi 3201 sayılı Kanun’un Ek 7. maddesinde yer alan hüküm gereğince valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile kesinleşmesi gerektiğinden, İl Polis Disiplin Kurulunda görüşülüp karara bağlanarak valinin onayı ile tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan Mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle onanmasına hükmedilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yetkili disiplin kurulunca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesinin 1/c fıkrasına uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme istemin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 02/04/2019 günlü, E:2016/20228, K:2019/2358 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Polis memuru olarak görev yapan davacı tarfından; Kütahya ili, … İlçe Emniyet Amirliğinde görev yaptığı dönemde hakkında yürütülen soruşturma neticesinde “Amir veya üstlerini dövmek veya tehdit etmek” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/5 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de aynı Tüzük’ün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza olan 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla tecziyesine ilişkin Kütahya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/5 maddesinde; “Amir veya üstlerini dövmek veya tehdit etmek
” fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış, aynı Tüzük’ün 15. maddesinde ise, “Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir.” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kişilerin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu hizmetinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Yukarıda aktarıldığı üzere, disiplin cezalarının subjektif ve bireysel etkilerinin bulunması, ilgililer hakkında ciddi sonuçlar doğurması, ayrıca kamu hizmetinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahip olmaları karşısında, disiplin cezalarının hukuki denetimi yapılırken, ilgililerin disiplin cezalarına konu fiillerinin sübut bulup bulmadığı, sübut bulmuş ise eylemlerine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılıp cezalandırılmadıklarının tespiti büyük önem arz etmektedir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/5 maddesi gereğince tesis edilen disiplin cezalarının hukuki irdelemesi yapılırken, disiplin cezasına konu edilen fiilin amir veya üste yönelik olup olmadığının ve bu fiilin dövmek veya tehdit etmek şeklinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı ile polis memuru …’nın aynı polis merkezinde görev yaptıkları, Altıntaş Kaymakamlığının … günlü, … sayılı yazısıyla polis memuru …’nın polis merkezi amir vekili olarak görevlendirildiği, disiplin cezasına konu olayın gerçekleştiği tarihte söz konusu görevlendirmenin sonlandırılmış olduğuna yönelik dosyada herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, ayrıca davacının senelik izne ayrılma yönündeki talebine ilişkin üst yazının disiplin cezasına konu olayın gerçekleştiği tarihten kısa süre önce polis merkezi amir vekili sıfatıyla polis memuru … tarafından yazıldığı, yine Altıntaş Polis Merkezi Amirliğinin disiplin cezasına konu olayın gerçekleştiği tarihten kısa süre önceki görev listesinde polis memuru …’nın polis merkezi amir vekili olarak görevli olduğu, davacının da aynı listede yer aldığı, bu haliyle davacının disiplin cezasına konu olayın gerçekleştiği tarihte polis memuru …’nın polis merkezi amir vekili olduğunu bilmemesinin beklenemeyeceği, bu haliyle polis merkezi amir vekili olan …’nın davacının üstü konumunda bulunduğu anlaşılmış olup, İdare Mahkemesince, dava konusu disiplin cezasının gerçekleştirildiği tarihte …’nın kıdem sebebiyle davacının amiri veya üstü olarak kabul edilemeyeceği, polis memuru olan davacının polis memuru … ve astsubay başçavuş …’ye yönelik tehdit fiilinin “Amir veya üstlerini dövmek veya tehdit etmek” eylemi ile örtüşmediği ve davacının bu madde gereğince cezalandırılamayacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, disiplin cezasına konu olayla ilgili olarak yürütülen adli yargılama neticesinde … Asliye Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davacının silahla tehdit suçundan 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de temyiz incelemesi neticesinde … Ceza Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesis edildiği gerekçesiyle anılan kararın bozulmasına karar verildiği, UYAP kayıtları incelendiğinde bozma kararı sonrasında henüz … Asliye Ceza Mahkemesince karar verilmediği görülmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, davacı hakkında bozma kararı üzerine … Asliye Ceza Mahkemesince verilecek karar ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.