Danıştay Kararı 9. Daire 2021/36 E. 2022/5273 K. 01.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/36 E.  ,  2022/5273 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/36
Karar No : 2022/5273

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 23/12/2015 tarih ve 8974 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinden, davacının 15/12/2015 tarihinde tescil edilen genel kurul kararına göre, asıl borçlu şirkette tek ortak olan …’un hissesinin tamamını davacıya devrettiği ve şirket müdürlüğü görevininin sonlandırıldığı, karar ile davacının 15 yıl süreyle münferit olarak şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, 22/02/2017 tarih ve 9269 sayılı Türkiye ticaret sicil gazetesinden 14/02/2017 tarihinde tescil edilen genel kurul kararına göre, şirkette tek ortak olan davacının hissesinin tamamını …’ye devrettiği ve şirket müdürlüğü görevininin sonlandırıldığının anlaşıldığı, dava konusu ödeme emirlerinin muhteviyatının, şirket adına kanuni süresinde verilen 2016-2017 yıllarına ait muhtasar, kurum geçici, kurumlar vergisi, katma değer vergisi beyannameleri ile süresinden sonra beyan edilen katma değer vergisi beyannamelerine ilişkin, yine 2017 yılına ait kanuni süresinde beyan edilen kurumlar ve kurum geçici vergi gecikme zammı tahakkuklarına, yine 2017 yılına ilişkin sahte belge kullanımından kaynaklanan ve re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile kayıt ve beyan dışı bırakılan ve re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile bunlara ait gecikme faizlerine ilişkin olduğu, anılan kamu alacaklarının asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun bir şekilde takip edildiği, yapılan mal varlığı araştırması sonucunda da asıl borçlu şirketten tahsil edilme olanağının kalmadığı anlaşıldığından, 15/12/2015 tarihinden 14/02/2017 tarihine kadar asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olan davacının, şirketin bu dönemlere isabet eden vergi borçlarından sorumluluğunun söz konusu olduğu, bu durumda, dava konusu ödeme emirlerinin muhteviyatı kamu alacaklarına ilişkin davacının asıl borçlu şirkette kanuni temsilci olduğu tarihler dikkate alınarak değerlendirilme yapılması gerektiği, dava konusu … ve … sayılı ödeme emirleri muhteviyatı kamu alacakları asıl borçlu şirketin beyana tabi vergi ve ferilerine ilişkin borçlarına ilişkin olduğu, davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu dönem dikkate alındığında, anılan ödeme emirleri ile takip edilen borçların, 15/12/2015 tarihinden 14/02/2017 tarihine kadar olan süreyi kapsayan tutarlarına isabet eden kısımlarında hukuka aykırılık, bu süreleri aşan tutarlara isabet eden kısımlarında ise hukuka uyarlık görülmediği, dava konusu ödeme emirlerinden … sayılı ödeme emri muhteviyatı kamu alacaklarından; asıl borçlu şirket hakkında yapılan vergi incelemesi sonucu ilgili dönemlerde sahte fatura kullanımından kaynaklanan ve 2017/Ocak dönemine ilişkin olarak resen tarh edilen katma değer vergisi, üç kat vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi yönünden; bu kamu alacakları davacının kanuni temsilci olarak sorumlu olduğu döneme ilişkin olduğundan ödeme emrinin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, ödeme emrinin asıl borçlu şirket hakkında yapılan vergi incelemesi sonucu ilgili dönemlerde sahte fatura kullanımından kaynaklanan ve 2017/Şubat dönemine ilişkin olarak resen tarh edilen katma değer vergisi, üç kat vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi yönünden; asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ve eki belgelerin (fatura listesinin) incelenmesinden, 2017 yılı Şubat döneminde asıl borçlu şirket adına … Ltd.Şti. tarafından düzenlenen ve sahte olduğu tespit edilen faturalara ilişkin toplam 454.959,00-TL tutarındaki katma değer vergisinin, davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı 14/02/2017 tarihine kadar olan süreyi kapsayan 307.685,28-TL’lik kısmına isabet eden katma değer vergisi, bu kısma ilişkin üç kat vergi ziyaı cezası ile gecikme faizi tutarlarında hukuka aykırılık, aynı dönem, aynı kamu alacaklarının ödeme emrine yansıtılan fazlaya ilişkin tutarlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, ödeme emrinin, asıl borçlu şirket hakkında yapılan vergi incelemesi sonucu ilgili dönemlerde silinen ve kayıt dışı bırakılan akaryakıt satışından kaynaklanan ve 2017 yılına ilişkin olarak re’sen tarh edilen kurumlar vergisi, üç kat vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi yönünden; asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ve eki belgelerin incelenmesinden, bahse konu silinen ve kayıt dışı bırakılan motorin satışlarının 2017 yılı Mayıs ila Aralık dönemine ilişkin olduğu anlaşıldığından davacının 14/02/2017 tarihine kadar kanuni temsilci olduğu dikkate alındığında ödeme emrine yansıtılan bu alacaklardan davacı sorumlu olmadığından ödeme emrinin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, ödeme emrinin, 2017/Ocak-Aralık dönemine ilişkin olarak kesilen 214.336,06-TL tutarlı özel usulsüzlük cezası yönünden yapılan incelemede; asıl borçlu şirket adına, 2017 döneminde sahte fatura kullanımından dolayı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca 110.000,00-TL (azami miktar) özel usulsüzlük cezası kesildiği, davacının kanuni temsilci olduğu 2017 yılı başından 14/02/2017 tarihine kadar olan sürede indirim konusu yapılan sahte fatura tutarlarının %10’una isabet eden miktarının, cezanın 2017 yılı azami tutarını aştığından, özel usulsüzlük cezasının ödeme emrine yansıtılan 110.000,00-TL’lik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, özel usulsüzlük cezasının, 1.600,00-TL tutarının, 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355. maddesi uyarınca incelemeye belge ibraz etmeme fiilinden kaynaklandığı, bu yükümlülüğün inceleme esnasında kanuni temsilci olan … tarafından yerine getirilmediği, dolayısıyla bu fiilin davacının kanuni temsilci olduğu dönemde ve davacı tarafından gerçekleştirilmediği, yine özel usulsüzlük cezasının 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355. maddesi uyarınca, tevsik zorunluluğuna uyulmamasından kaynaklanan tutarlar yönünden; … San.Tic.Ltd.Şti’den yapılan tahsilatın ve … Ltd.Şti ‘ye yapılan ödemelerin vergi inceleme tutanağının 25. maddesinde belirtildiği üzere …’nün kanuni temsilci olduğu dönemde gerçekleştiğinin anlaşıldığı, bu halde davacının 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen cezalardan sorumlu olmadığından bu cezalara isabet eden tutarların ödeme emrine yansıtılan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin; 15/12/2015 tarihinden 14/02/2017 tarihine kadar olan süreyi kapsayan tutarlarına isabet eden kısımlarının iptali isteminin reddine, bu süreleri aşan tutarlara isabet eden kısımları yönünden iptaline, bu alacakların fazlaya ilişkin tutarlarına isabet eden kısımları yönünden iptaline, ödeme emrinin, 2017/Ocak-Aralık dönemine ilişkin re’sen tarh edilen kurumlar vergisi, üç kat vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi kısımları yönünden iptaline, ödeme emrinin 2017/Ocak-Aralık dönemine ilişkin kesilen 214.336,06-TL tutarlı özel usulsüzlük cezaları yönünden, 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen 110.000,00-TL’lik kısmı yönünden iptali isteminin reddine, fazlaya ilişkin kısımları yönünden iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin tüm vergi borcunu 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırdığı, bu sebeple eski borcun sona erdiği, yeni bir borç doğduğu ve böylece eski borçlunun da sorumluluğunun kalktığı, borcun ödenmemesi durumunda yapılandırma tarihindeki kanuni temsilciye ve ortağa gidilmesi gerektiği, asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun mal varlığı araştırması yapılmadığı iddilarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
… Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.
7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 2. maddesinde, (1) Hazine ve Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil); a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının, b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun’un 3. maddesinin (6) numaralı bendinde; bu Kanun’a göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, bu hükmün her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyasının incelenmesinden, kanuni temsilcisi olduğu … Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla 15/10/2019 tarihinde davacı adına ödeme emri düzenlendiği, davacının ortaklıktan ve kanuni temsilcilikten ayrıldıktan sonra, anılan şirket tarafından 28/11/2020 tarihinde vergi dairesine başvurularak kesinleşmiş alacaklar için 7256 sayılı Yasa uyarınca taksitlendirme talebinde bulunulduğu ve ödeme yapılmaması üzerine tecil dosyasının iptal edildiği anlaşılmıştır.
Asıl borçlu şirket tarafından, davacı kanuni temsilcilik görevinden ayrıldıktan sonra 7256 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanılarak vergi borçlarının taksitlendirilmesi talebinde bulunulduğu görüldüğünden, Bölge İdare Mahkemesince bu husus dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.