Danıştay Kararı 9. Daire 2021/4373 E. 2022/5292 K. 01.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/4373 E.  ,  2022/5292 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4373
Karar No : 2022/5292

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …,…,…,…,… sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarından kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısım yönünden yapılan incelemede; davacı tarafından her ne kadar, tarafına yazılı savunma hakkı tanınmadan sorumluluk raporu tanzim edildiği, sorumluluğun belgelerin şekli denetimine ve bunların kaydına yönelik olan uygunluk sorumluluğu olduğu, tarafınca verilen beyanların kayıtla, kayıtların da dayanağı belgelerle uyumlu olduğu ve mükellefin satış belgesi düzenlemediği gelirlerinin kayıt ve beyanlarına intikal etmemesinden sorumlu tutulamayacağı iddia edilmişse de; eleştiri içeren hususlarla ilgili olarak müfettişlikçe meslek mensubu davacının bilgisine başvurulduğu ve yapılan açıklamaları içeren 04/01/2018 tarihli ifade tutanağı düzenlendiği, ayrıca davacının 28/02/2018 tarihli Rapor Değerlendirme Komisyonu Dinlenme Tutanağı ekinde yazılı olarak ifade verdiği ve anılan ifadesinin raporlarda dikkate alınarak birlikte değerlendirildiği, davacının kredi kartı ile yapılan satış tutarlarının tamamının defter kayıtlarına ve beyanlarına intikal edilmediğinin bilmesi ve tespit edilmesi gerekmekte olduğu ve kaynağı ne olursa olsun hasılat farkını yasal defterler ve beyanlara intikal ettirmesi, aylık kredi kartı ile tahsil edilen teslim ve hizmet bedeli ile ödeme kaydedici cihaz fişi düzenlemek suretiyle yapılan satışlar arasındaki farkın sorgulanması gerektiği, davacının defter, kayıt ve dayanağı belgeler ile uyumlu beyanname düzenlememesi nedeniyle sebebiyet verilen vergi kaybı nedeniyle ortaya çıkan amme alacağından asıl borçlu şirkete müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmak suretiyle adına düzenlenen ödeme emirlerinin anılan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarından yargı harcına ilişkin kısım yönünden yapılan incelemede; yargı harcının, asıl mükellef … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen vergi ziyaı cezalı tarhiyatların şirket tarafından dava konusu yapılması nedeniyle açılan davanın, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kısmen reddine kısmen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararından kaynaklandığı, anılan davada davacının taraf sıfatı bulunmadığı ve dolayısıyla davacı aleyhinde hükmedilmiş bir yargılama gideri de bulunmadığı, ayrıca anılan yargı harçlarının davacının imzaladığı beyannamelerde veya düzenlediği tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden de kaynaklanmadığı anlaşıldığından, ödeme emirlerinin kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kısmen reddine, kısmen davanın kabulüne, ödeme emirlerinin yargı harcına ilişkin kısımlarının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Sorumluluk raporunun kendisine yazılı savunma hakkı tanınmadan düzenlendiği, meslek mensubunun sorumluluğunun beyannamelerde yer alan bilgilerin, defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygunluğuyla sınırlı olduğu, vergi inceleme yetkisi ve re’sen matrah takdir yetkisi olayan meslek mensubundan asıl mükellef şirket tarafından satış belgesi düzenlenmemiş gelirler için banka, kasa ve POS tahsilat bilgilerine göre ne kadarının hangi katma değer vergisi oranlarında satışlara ait olduğunu tespit etmesinin ve matraha dahil etmesinin beklenemeyeceği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen 27/01/2020 tarih ve …,…,…,…,… sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 1. maddesinde kanunun amacı, işletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmi mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak olarak düzenlenmiş, aynı Kanun’un 2. maddesinin A bendinde, muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusunun, gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, defterlerini tutmak, bilanço, kâr, zarar tablosu ve beyannameleri ile ilgili diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işler yapmak olduğu belirtilmiştir.
3568 sayılı Kanun’un serbest muhasebeci, serbest muhasebeci ve mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlere vermiş olduğu yetkiye ilişkin mali sorumluluğu düzenleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesinde ise, meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıdaki düzenlemelerin değerlendirilmesinden, serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirlerin sadece imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilecekleri anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı görüş ve öneri raporunda; POS hasılatının tamamına ait POS belgeleri veya buna ilişkin banka kayıtlarının mükellef kurum tarafından kendisine verilmemiş olması durumunda, bu belgeleri isteyip defter kayıtlarına ve beyanlarına dahil etmesi gerektiği, davacının serbest muhasebeci mali müşavir faaliyetinde bulunmadan önce Maliye Bakanlığı’nda “vergi incelemesine yetkili” şimdiki vergi müfettişi ünvanı ile çalıştığını ve emekliye ayrıldığını, mesleki hayatı boyunca bu şekilde yüzlerce olayla karşılaşmasının muhtemel olduğu, bu basit hesaplamayı ve bu POS hasılatının tamamının yasal defterlere ve beyanlara kaydedilmediğini, kaydedilmesi gerektiğini bilmediğini ileri sürmesinin inandırıcılıktan uzak olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda anılan hükümler uyarınca, serbest muhasebecilerin müşterek ve müteselsil sorumluluğundan söz edilebilmesi için çalışma konuları içinde yaptığı ve yapması gereken işler dolayısıyla, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmaması ve bunun neticesinde vergi kaybı meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Olayda, davacı hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporunda varsayıma dayalı tespitlere yer verildiği, dava konusu ödeme emirleri içeriği borcun, beyannamelerde yer alan bilgilerin, defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı yönünde bir tespit yapılmadığı, davacının sorumluğunu doğuracak hususların açık ve somut bir şekilde ortaya konulamadığı, mükellefçe kendisine verilen bilgi ve belgelerden farklı olarak muhasebe kayıtlarına aykırı biçimde kayıt yaptığına veya kayıtları mali tablolara yansıtmadığına yönelik tespitlere yer verilmediği görüldüğünden, serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmının iptali gerekirken davayı bu kısım yönünden reddeden vergi mahkemesi kararına yönelik davacı istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.