Danıştay Kararı 7. Daire 2022/3108 E. 2022/4174 K. 01.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2022/3108 E.  ,  2022/4174 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3108
Karar No : 2022/4174

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrol Ürünleri Madeni Yağ Nakliyat İnşaat Malzemeleri İmalat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının 2011 ilâ 2013 yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi tekniği raporuyla; 2013 yılında ithal ettiği bazyağa 38.11 GTİP’li katık ekleyerek ürettiği 34.03 GTİP’li döküm kalıpların ayrılmasına mahsus müstahzarın tesliminde hesaplanan özel tüketim vergisinden haksız olarak katığa ait özel tüketim vergisinin indirim konusu yapıldığı, esasında baz yağların herhangi bir üretime girdirilmeksizin teslim edildiği, fiktif katık alımı faturaları ile defter ve belgeler üzerinde üretimlerin yapılmış gibi gösterildiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden davacı adına 2013 yılının Eylül ayının (1.) dönemi için re’sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı uyarınca yapılan inceleme neticesinde; davacı şirketin 2011 ila 2013 yıllarına ilişkin hesaplarının incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporunda, 2013 yılında yüksek özel tüketim vergisine tabi katıkların girdi olarak kullanıldığı ve indirim konusu yapıldığı, müstahzar katık ve akışkanlığı düzenleyici müstahzar alışlarının yapıldığı mükellefler hakkında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı fatura düzenleyicisi olduklarından bahisle vergi tekniği raporlarının bulunduğu, dolayısıyla söz konusu firmaların düzenlediği faturalardaki hesaplanan özel tüketim vergilerinin hazineye intikal etmediği, davacı şirket tarafından söz konusu katık alışlarındaki özel tüketim vergilerinin yersiz olarak indirim konusu yapıldığı, öte yandan, yüksek özel tüketim vergisine tabii müstahzar katıkların ve akışkanlığı düzenleyici müstahzarın başka mükelleflerden veya farklı muhteviyatlı mal olarak gerçekten alınıp alınmadığı tam olarak tespit edilemediğinden söz konusu malların alındığının ve üretim yapılmadan alındığı şekilde satıldığının kabul edildiği, davacının üretimlerinin değerlendirilmesinde, satılan malların GTİP’lerinin tespitinden çok sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgelerle hazineye intikal etmemiş ve indirimi mümkün olmayan özel tüketim vergisinin indirim konusu yapıldığı hususuna yer verilerek, indirim mekanizmasının kötüye kullanılmasının söz konusu olduğu, sahte belgeye dayalı olarak indirim konusu yapılan özel tüketim vergilerinin mahsup edilmemesi gerektiğinden bahisle dava konusu işlemlerin tesis edildiği; öte yandan, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, … Madeni Yağlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında vergi tekniği raporunun bulunduğu belirtildiğinden uyuşmazlığın çözümü için anılan firmaya ait raporun incelenmesinden, anılan mükellefin 2011 ile 2012 yıllarına ilişkin defter belgeleri üzerinde inceleme yapıldığı, 2013 yılına ilişkin defter ve belgelerinin ise vergi incelmesine ibraz edilmediği, 2011 ve 2012 yılındaki katkı maddeleri alışları yaptığı mükellefler hakkındaki olumsuz tespitler nedeniyle şirketin akışkanlığı düzenleyici madde üretiminin gerçek olmadığının kabul edildiği, 2011 ila 2013 yıllarında yurt dışından ithal edilen veya değişik yöntemlerle yurt içinden temin edilen ham maddelerin ve mamullerin araçlarda yakıt olarak kullanılmak üzeren imalata girdirildiği, satışlarının araçlarda motorine ikame olarak kullanılmak üzere gerçekleştirildiği ve bu durumu gizlemek amacıyla düzenlediği akışkanlığı düzenleyici müstahzar muhteviyatlı faturaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olduğuna dair hususlara yer verildiği, anılan mükellefin 2013 yılına ait defter ve belgeleri üzerinde özel tüketim vergisi yönünden inceleme yapılamadığından 2013 yılında fatura düzenlediği mükelleflerin faturasına rastlanılması halinde özel tüketim vergilerinin 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 2. fıkrası kapsamında aranılması gerektiğinin belirtildiği, ancak adı geçen mükellefin davacıya satışını gerçekleştirdiği müstahzar katıkların davacı tarafından kaçak akaryakıt olarak kullanıldığına ilişkin bir tespitin söz konusu olmaması, anılan firmanın dava konusu dönemde düzenlediği faturaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olduğunun somut olarak ortaya konulamaması ve bu dönem için cezalı tarhiyat önerilmemesi dikkate alınarak, davacı hakkındaki tarhiyatın dayanağının indirim konusu yapılan özel tüketim vergilerinin mahsubunun kabul edilmemesine ilişkin olduğu ve davacı yönünden herhangi başka bir tespit bulunmadığı hususuyla birlikte değerlendirildiğinde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden istinaf isteminin belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuyla 2013 hesap döneminde bir kısım satışları için özel tüketim vergisi hesaplanmadığı veya eksik hesaplandığı, düzenlediği faturalarda özel tüketim vergisine yer vermediği veya eksik tutarda beyan ettiği, yasal defterlerine kaydetmediği ve beyannamelerine dahil etmediği anlaşıldığından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.