Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/3077 E. , 2022/4203 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3077
Karar No : 2022/4203
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanıldığından bahisle, 2014 yılının Ekim ilâ Aralık ve 2015 yılının Ocak ilâ Mayıs dönemlerine ilişkin özel tüketim vergilerinin mahsuben iade edilmesi talebiyle yapılan başvuruların, haklarında yürütülen vergi incelemesi sonucunda düzenledikleri tüm belgelerin sahte olduğunun saptandığından bahisle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararıyla, olayda, davacı adına düzenlenen vergi tekniği raporunda, defter ve belgelerin, vergi beyanlarının, Ba-Bs bildirimlerinin, alım-satım faturalarının, sevk irsaliyelerinin, çalışanlarına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının, kapasite raporunun ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan alınan izin belgesinin incelendiği ve alış ve satış yaptığı firmalar nezdinde karşıt incelemelerin yapıldığının anlaşıldığı, buna göre, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından davacıya verilen üretim izninin 2710.19.91.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer alan eşyaya yönelik olmasına rağmen, 2710.19.29.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer alan eşyanın üretilerek satıldığına ilişkin faturaların bulunduğu, faturalarda ve vergi beyanlarında yer alan üretim miktarının kapasite raporunun yaklaşık dört katı kadar olduğu, yirmi bir yaşındaki şirket temsilcisinin sektörel tecrübesinin olmadığı, kapasite raporunun alındığı dönemde on günlüğüne iki kimyager çalıştırılıp daha sonra işten çıkartıldığı, 01/08/2013-31/05/2015 tarihleri arasında yaklaşık 200.000.000,00-TL ciro elde ettikleri halde aniden işi terk ettikleri, yüksek cirolara ulaşılmasına karşın sadece üç dönem ödenecek katma değer vergisi beyan edildiği, davacının kendisine veyahut nakliye hizmeti temin ettiği şirkete ait nakliye aracının bulunmadığı, nakliye ücretinin bir kısmının mal karşılığında mahsuplaşarak, bir kısmının ise banka kanalı ile ödendiğinin beyan edilmesine rağmen, nakliye firmasının nakliye ücreti karşılığı teslim edildiği beyan edilen yüklü miktarda malı dokuz ay gibi uzunca bir süre muhafaza altında tutulabileceği deposunun bulunmadığı, banka aracılığıyla yapıldığı beyan edilen ödemelere ilişkin dekont sunulamadığı, davacının alım satım yaptığı firmaların yöneticileri arasında akrabalık ilişkilerinin bulunduğu, … Enerji firmasından yüksek oranlı özel tüketim vergisine tabi olan mallar satın alınıp, üretimde kullanıldıktan sonra üretilen mamülün … firmasına satıldığı, söz konusu malların tekrar üretimde kullanılarak yüksek oranlı özel tüketim vergisine tabi ürün olarak tekrar kendisine satılması üzerine … firması tarafından düşük oranlı özel tüketim vergisine tabi mal üretiminde kullanılarak özel tüketim vergisi iadesi talebinde bulunulduğu, satılan mal ve demirbaşlar karşılığında ödeme alınmadığının beyan edildiği durumlarda dahi ödemelerin tahsili amacıyla icra takibi yoluna müracaat edilmediği hususlarının birlikte değerlendirilmesinden, davacı şirketin düzenlediği tüm faturaların gerçek bir ticari alım-satıma dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu mahsuben iade talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usulüne uygun olarak düzenlenmeyen vergi tekniği raporunun kendilerine tebliğ edilmediği, üretimleri ile ilgili konunun uzmanı kurumlardan rapor alınması gerektiği, gerekli tüm belge ve izinlerinin mevcut olduğu, vergi incelemesi sonucunda haklarında her hangi bir tarhiyat yapılmadığı ve ceza kesilmediği, varsayıma dayalı olarak rapor düzenlendiği, idarenin kendisine verilen yetkiyi hakkın özüne dokunacak şekilde kullanamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.