Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/4061 E. , 2022/9093 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/4061
Karar No : 2022/9093
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVALILAR) 1- … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : Av. …
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
3- … Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- …
2- … Bakanlığı
3- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
4- … Belediye Başkanlığı
İSTEMİN ÖZETİ : İstanbul İli, Avcılar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … sayılı parseldeki … ve … nolu bağımsız bölümlerin yer aldığı … Sitesi 2. Blok’un bulunduğu alanın Bakanlar Kurulu kararıyla Afete Maruz Bölge olarak ilan edilip yerleşime uygun olmadığı için yıkım ve tahliyesine karar verilmesi nedeniyle uğranıldığı öne sürülen 160.000,00-TL maddi ve 20.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 180.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 28/03/2017 tarih ve E:2017/412, K:2017/1842 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 24/10/2019 tarih ve E:2019/15829, K:2019/10077 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozulması üzerine davacının tazminat isteminin kısmen kabulü ile 117.175,26-TL maddi zararın ve 10.000,00-TL manevi zararın davalı idarelerin kusurları oranında (Avcılar Belediye Başkanlığı %10, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı %60, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı %30) bağımsız bölümlerin yıkım tarihi olan 11/08/2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden ise davanın reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…. K:… sayılı kararın taraflarca usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Davacı tarafından; temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idareler tarafından ; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 01/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X):
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesinin 1. fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir.
İdarenin sorumluluğunda tazminat miktarının saptanmasının, gerçek zararın tazmini bakımından büyük önem taşıdığı açıktır.
Olayda, İstanbul İli, Avcılar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki … Sitesi 2. Blokta bulunan davacının mülkiyetindeki … ve … numaralı bağımsız bölümlerin (dükkan ve depo) bulunduğu yerin 28/06/2005 tarih ve 2005/109 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile “Afete Maruz Bölge” ilan edilen alanda kaldığından kullanılması mümkün olmayan yapılar nedeniyle uğranıldığı öne sürülen 160.000,00-TL maddi ve 20.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 180.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 28/03/2017 tarih ve E:2017/412, K:2017/1842 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak alınan 11 Ekim 2018 tarihli bilirkişi raporunda; tazminata esas bedeli belirlenmek üzere tespiti yapılan depo ve dükkanın yapı sınıfı ve grubunun 2/B olarak tayin edildiği, buna göre değerlendirmeye esas alınan 2012 yılı için birim maliyet bedeli olan 305,00 TL/m² üzerinden hesaplama yapıldığı, dükkan için yapı maliyet bedeli: 14.659,03 TL, depo için: 63,257,00 TL toplamda; 77.916,03 TL, yapı bedelinin %5’i olarak takdir edilen enkaz bedelleri düşüldükten sonra her iki bağımsız bölüm için toplam yapım maliyetinin 74,020,23 TL olarak belirlendiği görülmüştür.
09/02/2022 tarihinde alınan ek raporda ise yapıların yıkım tarihi olan 11/08/2015 itibarıyla hesaplama yapılmış, buna göre; 19/03/2015 tarihli 29300 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2015 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ uyarınca 1 nolu dükkanın 2/B yapı sınıfına dahil olduğu, metrekare birim maliyetinin 370 TL/m² olduğu belirlemesi ile inşaat yapım maliyeti 17.612,00 TL; 32 nolu deponun anılan tebliğ uyarınca yapı sınıfı 1/B, birim maliyeti olan 170TL/m² üzerinden hesaplanan yapım maliyeti ise 40.460,00-TL olarak bulunmuş buna göre her iki bağımsız bölümün 2015 yılı için toplam yapım maliyetinin (arsa değer kaybı hesaba katılmaksızın) 58.072,00 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır.
Aynı metrekareler üzerinden 2012 yılı için 74,020,23 TL olarak belirlenen yapı maliyetinin, birim fiyatlar her yıl artırılarak güncellendiği halde 2015 yılı için 58.072,00 TL olarak hesaplanmış olmasının son bilirkişi raporunda deponun yapı sınıfının 1/B olarak belirlenmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Bağımsız bölümlerin yer aldığı bina için 2981 sayılı Kanun kapsamında alınan 07/01/1985 tarih ve 55/30 sayılı yapı kullanma izninden yapının 1 bodrum kat+zemin kat+6 normal kattan oluştuğu, 2015 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ’e göre yapı yüksekliği ve kat sayısı dikkate alındığında III/B “konutlar” yapı/sınıfına dahil olduğu değerlendirilmektedir.
Bu durumda, depo için yapı sınıf/grubunun 1/B olarak belirlenmiş olmasının 2015 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ’de bu türden yapılar için öngörülen ‘iş yeri depoları’ kategorisinde olması nedeniyle isabetli olduğu değerlendirilmekle birlikte, dükkan için bulunduğu binanın yapı sınıfı olan III/B sınıf/grubunda olduğu değerlendirilerek hesaplama yapılmasının, tespitler arasında 3 yıllık bir zaman farkı olmasına karşın daha düşük bir bedel belirlenmesinin hakkaniyet ilkesi ile de bağdaşmayacağı sonucuna ulaşıldığından, gerek duyulması halinde ek bilirkişi raporu alarak tazminat tutarına esas alınacak yapı maliyet bedellerinin yeniden belirlenmesi suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.