Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/861 E. , 2022/5293 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/861
Karar No : 2022/5293
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … San. ve Tic. A.Ş.
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, iki yıldan fazla süredir aktifinde bulunan taşınmazın satışından elde edilen kazancın haksız yere 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendindeki istisnadan yararlandırıldığı ve bir kısım binek otomobil için fazladan amortisman ayrıldığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca re’sen tarh edilen; 2016 yılı kurumlar vergisi ve 2016/Ocak-Mart dönemi geçici vergi ile bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu tarhiyatın kurum aktifinde yer alan taşınmaz satışı nedeniyle haksız yere istisna hükmünden yararlandığından bahisle salınan kısmı hakkında; davacı şirketin, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda, edindiği taşınmazı iki tam yıldan fazla süreyle aktifinde tuttuğu, satışın yapıldığı 2016 hesap döneminde istisnadan faydalanıldığı, istisna dışında kalan 1.825,649,04-TL tutarlı kısmın beyanlara dahil edildiği, istisnadan yararlanmak için kanunda başkaca bir şart da aranmadığı, istisnadan yararlanılarak özel fonlar hesabında tutulan 3.556.931,12-TL’lik tutarın ise kanun gerekçesine uygun olarak işletmenin sermayesine eklenmek suretiyle mali bünyesinin güçlendirilmesi amacıyla kullanıldığı dikkate alındığında, davacının istisnadan faydalanılan kısmın satışın yapıldığı tarihte (süresinden önce) pasifte özel fonlar hesabında tutmuş olması ve kurumlar vergisi beyannamesinin kazancın genel sonuç hesaplarıyla ilişkilendirilmemesinin yasa hükmünün ihlal edilmiş sayılmayacağı, davacının kayıtlarındaki hataların vergi ziyaına sebep verecek ve istisnadan yararlanmasını ihlal edici nitelikte bulunmadığı, ayrıca davacıdan istisnadan yararlanması için aranılan Tastik Raporunun Kanun ile tanınan istisna hakkının uygulanmasına engel olmayacağı, davacının anılan istisna hükmünü ihlal ettiğinden bahisle salınan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı; dava konusu tarhiyatın (vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile kurum geçici vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası) kurum aktifinde yer alan 2 adet aracın amortisman uygulama yönteminin hatalı olduğundan bahisle salınan kısmı hakkında da; her ne kadar inceleme raporuyla davacının aktifinde yer alan taşıtların G.T.İ.P tanımı itibariyle “binek araç” niteliğinde olduğu ve normal amortisman yöntemine tabi olmadığı gerekçesiyle davacı adına fark kurumlar vergisi hesaplanmış ise de; davacı şirketin kayıtlarında yer alan …marka aracın ruhsatında “ticari”, … marka aracın ise ruhsatta “hususi” nitelikte olduğunun tescil edildiği, anılan araçların ticari maksat dışında kullanıldığı hususunda davalı idarece yapılmış bir tespit bulunmadığı, iktisadi icaplar gereğince ticari işletmeye kayıtlı aracın niteliğinin ticari nitelikte kabulü gerektiği dikkate alındığında, sırf G.T.İ.P tanımlamasından hareketle şirket aktifinde kayıtlı araçların normal amortisman usulüne tabi olmadığı kabul edilerek salınan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı; davanın, 2016/Ocak-Mart dönemine ilişkin geçici vergi aslına ait kısmına gelince; geçici vergilere ait ihbarnamede açıkça, mahsup dönemi geçmiş geçici vergi aslının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyeceği ancak normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için sistemde gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı, geçici vergi yönünden düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda da geçici verginin mahsup imkanı kalmadığından aslının aranılmaması gerektiği belirtildiğinden, ortada davacı adına tarh edilmiş geçici vergi bulunmadığı, bu sebeple, konusu bulunmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 2016 yılına ilişkin tek kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2016/Ocak-Mart dönemine ilişkin dava konusu kurum geçici vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirketin taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnasına ilişkin gerekli şartları yerine getirmediği,taşınmaz satış kazancının 3.556.931,12 TL’sinin 1 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “5.6.2.3.2” bölümünde belirtilen süreden önce doğrudan pasifte özel bir fon hesabına alınarak genel sonuç hesaplarıyla ilişkilendirmediği, bu şekilde ticari bilanço kârının azaltıldığı, istisnadan yararlanılacak kazanç tutarının kurumlar vergisi beyannamesinin ilgili satırında gösterilmediği, 2016 hesap dönemine ilişkin olarak “Yeminli Mali Müşavirlik Kurumlar Vergisi Tam Tasdik Raporu ve Yeminli Mali Müşavirlik Kurumlar Vergisi İstisna ve İndirim Tasdik Raporunun” bulunmadığı, vergi kanunları açısından araç cinslerinin tespitinde gümrük tarife cetveline göre belirlenen G.T.İ.P numarasının esas alındığı, şirket adına kayıtlı dava konusu her iki aracın da 87.03 G.T.İ.P numarasında yer aldığından binek otomobil olarak değerlendirilmesi gerektiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.