Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/2089 E. , 2022/5285 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/2089
Karar No : 2022/5285
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) … San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1, 353/6 ve mükerrer 355/4. maddeleri uyarınca 2013 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu uyuşmazlığın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası kısmına ilişkin olarak, davacı tarafından belgesiz olarak alınan LPG’nin belgesiz olarak satıldığı ileri sürülmüşse de söz konusu LPG’lerin hangi tarihlerde kime satıldığına ilişkin hukuken gerçerli somut herhangi bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu uyuşmazlığın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/6. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası kısmına ilişkin olarak ise, davacı şirketin ortaklarından ödünç alma işlemlerinde 331-Ortaklara Borçlar hesabı kullanılması gerekirken mükellef kurum yetkilisinin de kabul ettiği üzere 131-Ortaklardan Alacaklar hesabının kullanılması suretiyle işlemlerin muhasebeleştirdiğinin anlaşıldığı, işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla ortaklara borçlu bulunduğu tutarların izlendiği hesap olan 331-Ortaklara Borçlar Hesabının kullanılması gerekirken kullanılmadığının açık olduğu, bu nedenle davacı şirket adına 213 sayılı Kanun’un 353/6. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu uyuşmazlığın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası kısmı bakımından da, Mahkemelerinin 18/12/2018 tarihli ara kararıyla “davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda liste halinde belirtilen ve özel usulsüzlük cezası kesilmesine konu edilen tahsilat ve ödemelerin, banka ve finans kurumları aracığı ile yapılıp yapılmadığı, söz konusu ödemeler banka ve finans kurumları aracığı ile yapılmış ise bu ödemelere ilişkin belgelerin asıllarının Mahkemelerine sunulmasının istenilmesi” üzerine davacı tarafından gönderilen dilekçe ve eklerinden, davacı şirketin yasal defter kayıtlarında yer alan … tarih ve … yevmiye numaralı 2.000.000,00-TL kasaya para girişi işleminin şirketin bankadan aldığı 2.750.000,00-TL kredi kullanımına ilişkin olduğu ve bu kredi parasının şirketin hesaplarına yattığına ilişkin banka mahsup fişinin dava dosyasına sunulduğu anlaşıldığından söz konusu para girişine ilişkin davacı şirket adına kesilen 100.000,00-TL özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği, bunun dışında davacı şirket tarafından gerçekleştirilen ödeme ve tahsilatlara ilişkin işlemlerin banka ve aracı kurumlarla yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığından kesilen 226.352,78-TL özel usulsüzlük cezasında ise hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası ile mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının banka kredisinden kaynaklanan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından vergi mahkemesi kararının kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına ve davacı tarafından vergi mahkemesi kararının 213 sayılı Kanun’un 353/6. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurularında ileri sürülen iddialar, anılan kararın bu kısımlarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, taraflarca bu kısımlara yönelik yapılan istinaf başvurularının yerinde görülmediği, davacının Vergi Mahkemesi kararının 213 sayılı Kanun’un 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının 226.352,78-TL tutarındaki kısmının onanmasına dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusuna gelince; … Vergi Mahkemesinin … gün ve E:… sayılı ara kararı üzerine davacı şirket tarafından dosyaya sunulan defter ve belgelerin incelenmesinden, … tarih ve … yevmiye numaralı 500.000,00 TL tutarlı kasaya para girişi işlemine ilişkin olarak davacı şirketin aynı gün aynı tutarda parayı İşbankası hesabına yatırdığının görüldüğü, bu durumda banka aracı kılınarak işlem yapıldığı sonucuna ulaşılan bu tutara isabet eden 25.000,00-TL özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer taraftan, … tarihi ve … sayılı yevmiye kaydına konu, … tarafından verilen çeklerin tahsil edilmek suretiyle toplamda 10.000,00-TL tutarında kasaya nakit girişine ilişkin olarak, davacının adı geçenden 3.000,00-TL tutarlı ve 7.000,00-TL tutarlı iki adet çek aldığı, çeklerin tahsilatının aynı gün gerçekleştirildiğinin görüldüğü, davacı tarafından tahsil edilen her bir çekin ayrı bir tahsilat işlemine konu olduğu, dolayısıyla her bir çek tutarının banka veya özel finans kurumları aracı kılınarak işlem yapılmasını gerektiren tutarın altında kaldığının görüldüğü, salt defter kaydına çeklerin toplam tutarı olan 10.000,00-TL’nin yazılı olmasından hareketle tahsilatın öngörülen sınırın üstünde olduğu görüşüyle banka veya özel finans kurumları aracı kılınarak işlem yapılmasını gerektirdiğinden bahisle tahsil edilen çeklerin toplam tutarı üzerinden kesilen 1.200,00-TL tutarındaki özel usulsüzlük cezasında da hukuka uyarlık bulunmadığı, bu durumda, davacının Vergi Mahkemesi kararının Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usülsüzlük cezasının 226.352,78-TL tutarındaki kısmının onanmasına dair hüküm fıkrasının 31/01/2013 tarih ve 59 sayılı kayda ve … tarih ve … sayılı kayda isabet eden (25.000,00+1.200,00)=26.200,00-TL tutarındaki özel usulsüzlük cezasına dair kısmına yaptığı istinaf başvurusunun kabulü, kalan kısma ilişkin istinaf başvurusunun ise reddi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, öte yandan, davacının vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusuna gelince; Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…; K:… sayılı kararla, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yönünde hüküm kurulmuş olmasına ve davacının işbu davayı vekil eliyle takip etmesine, davalı idarenin vekili bulunmamasına rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinin görüldüğü, Kanun hükmü uyarınca, vekil eliyle takip edilen davanın kısmen de olsa davacı lehine sonuçlanmış olması sebebiyle, davacı vekili lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi, vekil ile temsil edilmeyen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken aksi yöndeki mahkeme kararında bu yönden de isabet görülmediği belirtilerek, davalı istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, mahkeme kararının vekalet ücretine ve 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının 26.200,00-TL tutarındaki kısmının kaldırılmasına, 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının 26.200,00 TL tutarındaki kısmı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi talep edildiği halde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, deliller toplanılmadan eksik inceleme ile karar verildiği iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: İncelemelerin davacının sunduğu defter ve belgeler üzerinden yapıldığı, Vergi Mahkemesinin davacı şirketten belge isteyip karar vererek kendisini idarenin yerine koymuş olduğu, söz konusu belgenin inceleme anında ibraz edilmemesi halinde davacı lehine kanıt niteliğini yitirdiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.