Danıştay Kararı 9. Daire 2020/5718 E. 2022/5284 K. 01.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/5718 E.  ,  2022/5284 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5718
Karar No : 2022/5284

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … İnş. Trz. Tic. Ltd.Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …,…,… sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararıyla; davacıya tebliğ edilen dava konusu … sayılı ödeme emri içeriği alacakların dayanağı ihbarnamelerin kaldırılması amacıyla asıl amme borçlusu şirket tarafından …Vergi Mahkemesinin …/…-…-… Esas sayılı dosyalarıyla dava açıldığı ve 12/05/2015 ve 14/05/2015 tarihlerinde karar verildiği, temyiz aşamasında Danıştay 3.Daire Başkanlığı’nın 2015/11269-11211-11563 sayılı kararlarıyla davacı şirketin 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmaya başvurduğunun belirtildiği, ancak ödeme yapılmaması nedeniyle tahakkukun kesinleştiği ve şirket adına ödeme emri düzenlendiği, dava konusu … sayılı ödeme emri içeriği alacakların dayanağının bir kısmının 6736 sayılı Kanun çerçevesinde yapılandırılan alacaklara diğer kısmının ise mahkeme karar harçlarının 6736 sayılı Kanun kapsamında olmaması nedeniyle düzenlenen … no’lu ihbarnamelere ilişkin olduğu, dava konusu … sayılı ödeme emri içeriği alacakların ise ilk olarak tarhiyat öncesi uzlaşma konusu yapıldığı sonrasında aynı alacaklar için 6736 ve 7143 sayılı Kanunlar kapsamında alacakların yapılandırıldığı, davacının 08/06/2009-23/05/2014 tarihleri arasında şirket kanuni temsilcisi olduğu, yapılandırma başvurularının ise davacının temsilcilik sıfatı sona erdikten sonra kanuni temsilci olan Hüseyin İşleyen tarafından yapıldığı, uzlaşma tarihinin 18/12/2015, Mahkeme karar tarihlerinin ise 12/05/2015 ve 14/05/2015 olduğunun görüldüğü, bu durumda, asıl borçlu şirketin gerek 6736 ve 7143 sayılı Kanunlar kapsamında gerekse 213 Vergi Usul Kanunu’nun uzlaşma hükümleri uyarınca yaptığı başvuru üzerine yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı gözönünde bulundurulduğunda, bahse konu yapılandırma ve uzlaşma sırasında ayrıca uzlaşma kapsamındaki borçların sonradan yapılandırılması karşısında kanuni temsilci sıfatı bulunmayan davacı adına tanzim ve tebliğ olunan ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan karar harcının doğduğu tarih itibariyle kanuni temsilci sıfatı bulunmayan davacı adına söz konusu amme alacağının takip ve tahsili için ödeme emri düzenlenmesinde yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yapılandırma başvurusundan sonra şirkete ait borçlara ilişkin yeni bir hukuki durumun ortaya çıkmadığı, yapılandırma öncesi düzenlenen ödeme emrinin hâlâ geçerli olduğu, yapılandırma ile sadece ödeme emrinin bir plana bağlandığı, davacının alacağın doğduğu ve ödenmesi gerektiği dönemlerde anılan şirketin ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, dolayısıyla yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.