Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2878 E. , 2022/5301 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2878
Karar No : 2022/5301
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul alım-satımından elde ettiği bir kısım kazancını kayıt ve beyandışı bıraktığı yasal defter kayıtlarında yer alan bir kısım gayrimenkul satışının satış bedelini ise düşük gösterdiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen 2015 yılı gelir vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacı hakkında yapılan vergi incelemesinde, sadece davacının kendi mülkiyetinde bulunan 4 adet taşınmaz veya taşınmaz hissesine ilişkin satış bedellerinin değerlendirmeye esas alındığı, Amasya İli, … Mahallesi, …, … parseldeki taşınmazlar ve Muğla İli, Bodrum İlçesi, … Mahallesi … parseldeki taşınmaz satışı yönünden adına fatura düzenlenmesi gereken alıcıların tam kimlik bilgilerinin tespit edildiği, satış bedellerinin tapu kayıtları ve alıcı ifadelerine başvurulmak suretiyle tapu senetlerinde yazılı satış bedelleri esas alınmak suretiyle netleştirildiği ve bu yolla 2015 yılına ilişkin elde edilen net kar tutarının somut tespitlerle ortaya konulmuş olduğunun görüldüğü ve anılan üç taşınmaza ilişkin matrah tespit yöntemi ve hesaplamaların Mahkemelerince de uygun bulunduğu, Amasya İli, … Mahallesi … ada … parseldeki taşınmaz yönünden ise, taşınmazın alış bedelinin satış bedeli olarak kabul edilerek net kar tutarına dahil edildiğinin görüldüğü ve herhangi bir araştırma yapılmaksızın, satış bedelinin alış bedelinden düşük olamayacağı gerekçesiyle matrah tespitinde alış bedelinin aynı zamanda satış bedeli olarak kabul edilmesinin varsayıma dayandığı, Amasya İli … Mahallesi … ada … parselde yer alan taşınmazın satış bedelinin tapudaki satış bedeli olan 73,53-TL olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, buna göre, davacının 2015 yılına ilişkin gayrimenkul satış tutarları toplamının ( 50.000 + 300.000 + 475.000 + 73,53 ) 825.073,53-TL, alış bedelleri toplamının ( 27.000 + 253.900 + 75.000 + 6.520 ) 362.420,00-TL net karın 462.653,53-TL olduğu, anılan tutardan davacı tarafından beyan edilen satış tutarı olan 50.847,46-TL’nin düşülmesi sonucunda beyan dışı bırakılan net karın ( 462.653,53 – 50.847,46 ) 411.806,07-TL olduğu anlaşıldığından, dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin 411.806,07-TL net kara isabet eden kısımda hukuka aykırılık 6.446,57-TL net kara isabet eden kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı; tekerrür yönünden ise, tekerrür hükümlerinin uygulanmasının, davacının 2013/Ocak-Aralık dönemine ilişkin 17/02/2016 tarihinde tebliğ edilen tapu harcına istinaden kesilen cezadan kaynaklandığı anlaşılmış olup, kesinleşmeyi izleyen 2017 yılından itibaren işlenecek cezayı gerektiren bir fiile uygulanması mümkün bulunan tekerrür hükümlerinin 2015 yılına ilişkin vergi ziyaı cezası yönünden uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, 6,446,57-TL net kara isabet eden gelir vergisi ve bir kat vergi ziyaı cezası ile vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca arttırılan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: 2015 yılında yapılan gayrımenkullerin sadece satışları hakkında iki alıcı ifadesi dışında herhangi bir araştırma ve tespit yapılmadığı, banka kaydı ve hesap incelemeleri olmadan tarhiyat yapılmasının ve ceza kesilmesinin ticari ve teknik icaplara uymadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Savunma dilekçesinde yer alan iddiaların tekrarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.