Danıştay Kararı 4. Daire 2020/122 E. 2022/6090 K. 01.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/122 E.  ,  2022/6090 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/122
Karar No : 2022/6090

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Hırdavat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 3065 sayılı KDV Kanunu 11/1-a maddesi uyarınca ihracat istisnası kapsamında ihraç edilen emtiaya ilişkin olarak sahte fatura kullanmak suretiyle haksız katma değer vergisi iadesi aldığından bahisle vergi ziyaı cezalı olarak re’sen tarh edilen 2014/11 ve 12 dönemleri katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının ilgili dönemde fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi …Orman Ürünleri İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki tespitler incelendiğinde, özellikle vergisel ödevlerini yerine getirdiği, mal alımı ve satımında bulunduğu firmalar hakkında olumsuz tespit veya vergi tekniği raporu bulunanların az sayıda olduğu, keşide edilen çeklerin tamamının ödendiği, 25.000,00 TL tutarındaki sermayesinin ödendiği, işe başlama yoklamasında inşaat malzemeleri bulunduğu ve mükelleften mal alan veya mükellefe mal satan firmalar nezdinde yeterli incelemenin yapılmadığı dikkate alındığında, davacıya düzenlenen faturaların sahte olduğu somut olarak ortaya konulamadığından cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kullanılan faturaların sahte olduğu belirtilerek kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Davacının ilgili dönemde fatura aldığı … Orman Ürünleri İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda; mükellefin, 18/06/2014 tarihinde “Ağacın ilk işlenmesinden elde edilen ürünlerin toptan ticareti” faaliyetiyle iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, yapılan yoklamalarda iş yeri adresinin sürekli kapalı olması ve kanuni temsilcisine ulaşılamaması nedeniyle 28/02/2015 tarihinde mükellefiyetinin re’sen terkin ettirildiği, 25/03/2015 tarihinde şirket temsilcisi …’in ikamet adresine gidildiği, ancak yapılan yoklamada …’in yaklaşık 3 ay evvel adresten ayrıldığı, halen adreste … isimli şahsın ikamet ettiğinin tespit edildiği, …’in verdiği … tarih ve … sayılı dilekçe ile elinde hiçbir belgenin bulunmadığı, defter ve belgelerin … isimli şahıs tarafından alıkonulduğu, belge ve cihazların kaybedildiğine dair 17/04/2015 tarihli bir gazetede ilan verdiğini bildirdiği, mükellef kurumun tarh dosyasında 1 adet kira sözleşmesi bulunduğu, kiralayan … ile yapılan görüşmede, iş yerini emlakçı vasıtasıyla kiraladığı, şirket sahiplerini tanımadığı, kirasının ödenmediği ve sonrasında dükkanının boşaltıldığını gördüğünü belirttiği, mükellef hakkında yapılan 20/06/2014 tarihli işe başlama yoklamasında, kurumun 18/06/2014 tarihi itibariyle faaliyete başladığı, kereste ve inşaat malzemeleri toptan ticareti faaliyeti yapacağını beyan ettiği, iş yerinde ofis malzemeleri ile 100 paket dübel, 300 koli silikon köpük, 2800 metre inşaat hortumu, 3 banyo dolabı, 2 duşakabin bulunduğu, 29/01/2015 ve 25/03/2015 tarihli yoklamalarda adresin mesai saatlerinde sürekli kapalı olması nedeniyle kuruma görüşme mektupları bırakıldığı, 2014 yılının son döneminde 1 işçi çalıştırdığı, kurumun 177.235,81 TL ödenmemiş vergi borcu bulunduğu, bunun sadece 1.219,14 TL’sini ödediği, 2014 hesap döneminde 100.000,00 TL’lik sermayesinin 25.000,00 TL’sinin ödendiği, 2014 yılı Ba formları ile 8.664.373,00 TL mal ve hizmet alımında bulunduğunu beyan ettiği, bunun %30’unu hakkında vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden, geri kalanını da özel esaslara tabi tutulmuş ya da re’sen terk durumundaki mükelleflerden yaptığının tespit edildiği, 2014 yılı Bs formları ile 9.396.451,00 TL mal ve hizmet satışında bulunduğunu beyan ettiği, bunun %17,98’ini hakkında vergi tekniği raporu bulunan mükelleflere, geri kalanını da özel esaslara tabi tutulmuş ya da re’sen terk durumundaki mükelleflere sattığının tespit edildiği, 2015 yılı Ba formları ile 1.001.472,00 TL mal ve hizmet alımında bulunduğunu beyan ettiği, bunlardan 7 adet belge karşılığında 846.707,00 TL mal sattığını bildiren Kemal İnal isimli mükellefin sahte belge düzenleme ve adreste bulunmama nedenlerinden dolayı özel esaslara tabi tutulduğu, 2015 yılı Bs formları ile 763.904,00 TL mal ve hizmet satışında bulunduğunu beyan ettiği, mükellef kurumun satış yaptığı mükelleflerin genel esaslarda ve haklarında herhangi bir olumsuz tespit bulunmayan mükellefler olduğu, mükellefin 2014 ve 2015 yılında … isimli mükellefe yaptığı mal ve hizmet satışına ilişkin ödemelerinin, … adına bir müddet şirkette çalışan … isimli kişi tarafından yatırıldığı, bu şahsın ve şirketin muhasebesini tutan mali müşavirlerin ifadelerinde şirketin belge düzensizliğinden bahsedildiği, mükellefin keşide ettiği çek bilgilerine bakıldığında, 2014 yılında keşide ettiği 478.400,00 TL tutarındaki toplam 10 adet çekinin ödendiği, 2015 yılında keşide ettiği çeklerin tamamının (25 adet) karşılıksız çıktığı, bir müddet şirkette çalışan … isimli kişinin ifadesinde, şirketin geliri ve harcamaları arasında uyumsuzluk sezdiği için işten ayrıldığını beyan ettiği tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitler bir arada değerlendirildiğinde, Vergi Dava Dairesince her ne kadar aksi yönde karar verilse de, özellikle yapılan yoklamaların çoğunda şirkete ve temsilcisine ulaşılamadığı, işyerinde bulunduğu yoklamalarda ise düzenlediği fatura içeriği mal teslimi veya hizmet ifasını yapabilecek kapasitesinin bulunmadığının anlaşıldığı, mal alış ve satışlarının çoğunun hakkında VTR bulunan ya da özel esaslara alınmış mükelleflerden yapıldığı, vergi borçlarını ödemediği ve çeklerinin önemli bir kısmının karşılıksız çıktığı dikkate alındığında, davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı anlaşıldığından cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.