Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/6713 E. , 2022/4189 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/6713
Karar No : 2022/4189
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av….
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü
…
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının özel esaslara tabi mükellefler listesine alınması işlemi ile müşterilerine gönderilen davacıdan alınan faturaların indirimlerden çıkarılmasına ilişkin davalı idare yazılarının iptali ve özel esaslar kapsamına alınması sebebiyle uğranıldığı öne sürülen 500.000 TL manevi ve 1.500.000 TL maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Yasal dayanağı olmadan, hukuka aykırı bir biçimde idarenin kendi içerisinde oluşturduğu bir sınıflandırma ile davacının özel esaslara tabi mükellefler listesi olarak adlandırılan listede yer alması yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği, Mahkemelerinin 10/05/2018 tarihli ara kararı ile davacıdan maddi zararını ortaya koyacak tüm bilgi ve belgelerin dosyaya ibrazı istenilmesine rağmen, davacı tarafından tazmin edilmesi istenen maddi zararı ve bu zarar ile anılan işlem arasındaki illiyet bağını gösteren bilgi ve belgelerin ortaya konulamadığı, özel esaslara tabi mükellefler listesine alınması nedeniyle davacının ticari itibar kaybına uğradığı, ağır bir elem duyduğu, kazanma gücünün azaldığı, manevi zarara uğradığı açık olup, talep edilen 500.000,00 TL manevi tazminat isteminin takdiren 5.000,00 TL’ye isabet eden kısmının davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin tazminat talebinin ise reddi gerekeceği, idarece davacının müşterilerine gönderilen davacıdan alınan faturaların indirimlerden çıkarılması gerektiğine ilişkin davalı idare yazılarının ise davacı hakkında tesis edilmiş kesin ve yürütülebilir işlemler olmadığı gerekçesiyle özel esaslara alınma işlemi iptal edilmiş, manevi tazminat isteminin 5.000 TL’ye isabet eden kısmının davacıya ödenmesine karar verilmiş, manevi tazminat isteminin 5.000 TL’yi aşan kısmı ve maddi tazminat istemi yönünden esası incelenerek, davacıdan alınan faturaların indirimlerden çıkarılmasına ilişkin davacının müşterilerine gönderilen yazılar yönünden ise esası incelenmeksizin dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının davacının özel esaslara tabi mükellefler listesine alınması işlemi, davacıdan alınan faturaların indirimlerden çıkarılmasına ilişkin davalı idare yazıları, manevi tazminat isteminin 5.000 TL’yi aşan kısmı ve maddi tazminata ilişkin hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
Hukuka aykırı idari işlem veya eylem sebebiyle manevi tazminata hükmedilmesi için öncelikle bu işlem veya eylem nedneniyle kişinin fiziki yapısının zedelenmesi, yaşama ve kazanma gücünün azalması, ağır bir elemin duyulması ya da kişinin şeref ve haysiyetinin zedelenmesi gerekli olup, manevi tazminata hükmedilmesi için gerekli bu şartların olayda gerçekleşmediği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek Mahkeme kararının manevi tazminat isteminin 5.000 TL’ye isabet eden kısmının davacıya ödenmesine ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava bu yönden reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, maddi zararlarının ancak bilirkişi incelemesiyle ortaya konabileceği, özel esaslara alınma işlemi yüzünden ticari hayatının zedelendiği, çektiği kredileri ödeyemediği, ticari itibar kaybına uğradığı açık olduğundan maddi ve manevi tazminat isteminin yerinde olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, özel esaslar uygulamasının bir listeleme çalışması olmadığı, üçüncü kişilerin bilgisine sunulmadığı dolayısıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ :Temyiz istemlerinin
reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca …-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.