Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/2482 E. , 2022/4105 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2482
Karar No : 2022/4105
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, iş akdinin ikale sözleşmesiyle sona erdirilmesi üzerine çalıştığı şirket tarafından kendisine ödenen anlaşma bedelinin istisna kapsamında olduğu iddiasıyla işverence tevkif edilerek ödenen gelir (stopaj) vergisinin, kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Çalışma ilişkisinin sona ermesiyle yasal bir zorunluluk olmaksızın işveren tarafından davacıya yapılan ödemeler, ücret niteliği taşımadığından ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 25. maddesinde gelir vergisinden müstesna tutulduğundan söz konusu ek ödemeden gelir vergisi tevkifatı yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, hukuka aykırı kesinti nedeniyle davacı zarara uğradığından yasal faiz uygulanmak suretiyle bahse konu tutarın kendisine iadesi gerektiği gerekçesiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin, kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İş akdinin ikale sözleşmesiyle sona erdirilmesi üzerine yapılan gelir vergisi kesintisinin usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı ile işveren … Kozmetik Anonim Şirketi arasında 11/08/2017 tarihinde ikale sözleşmesinin yapıldığı, davacı tarafından, toplam brüt 769.290,64-TL üzerinden 269.251,72-TL gelir vergisi tevkif edildiği belirtilerek söz konusu verginin idarece tahsil edildiği 26/09/2017 tarihten itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istenmiştir.
Davacı ile işveren arasında imzalanan protokolde; davacının 12 (on iki) aylık maaşına karşılık ek ödeme tutarı olarak 333.300-TL’nin işe iade davası açmaması karşılığında yapılan ödeme olduğu, ihbar tazminatı olarak 44.800-TL, kıdem tazminatı olarak 45.000-TL, işsizlik ödeneği olarak 18.000-TL ve prim olarak da 53.100-TL ödemenin yapıldığı, söz konusu ödemelerde belirtilen kalemlerin brüt tutarları üzerinden tevkif edilen gelir (stopaj) vergisinin davaya konu edildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinin 1.fıkrasında ücretin; işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilen menfaatler olduğu, 2. fıkrasında ise ücretin, ödenek, tazminat, mali sorumluluk tazminatı, tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının, onun ücret niteliğini değiştirmeyeceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen kararın; dava konusu gelir (stopaj) vergisinin prim, ek ödeme, kıdem tazminatı ve işsizlik ödeneğinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Yukarıda değinildiği üzere, ihbar tazminatı üzerinden yapılan gelir (stopaj) vergisi kesintisi yönünden; çalışma ilişkisini sona erdiren ikale sözleşmesi ile işveren tarafından davacıya ödenen ihbar tazminatı nitelik olarak ücret olarak değerlendirildiğinden ve 193 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen 61. maddesi uyarınca ücretlerden gelir (stopaj) vergisi kesintisi yapılması hukuka uygun olduğundan Vergi Mahkemesince aksi yöndeki gerekçeyle tevkif edilen gelir vergisinin sözü edilen kısmının davacıya iadesine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; gelir (stopaj) vergisinin prim, ek ödeme, kıdem tazminatı ve işsizlik ödeneğinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. Kararın; gelir (stopaj) vergisinin ihbar ikramiyesinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 31/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinde ücretin işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilen menfaatler olduğunun belirtilerek aynı maddenin ikinci fıkrasında ücretin, ödenek, tazminat, mali sorumluluk tazminatı, tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının ücret niteliğini değiştirmeyeceği hükmüne yer verilmiştir.
Mevzuat hükmünün değerlendirilmesinden, davacının iş akdinin ikale sözleşmesi ile karşılıklı olarak sona erdirilmesi üzerine davacının 12 (on iki) aylık maaşına karşılık gelen ek ödeme ve prim adı altında yapılan ödemelerin ücret niteliği taşıdığı sonucuna varıldığından yapılan gelir(stopaj) vergisi kesintisinin hukuka uygun olduğu, Vergi Dava Dairesi kararının ek ödeme ve prim adı altında yapılan ödemelerden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkralarının da Bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.