Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2476 E. , 2022/4117 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2476
Karar No : 2022/4117
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Kimyevi Maddeler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyulmaksızın ilk kararda ısrar edilerek verilen ve Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nca temyiz istemi ısrar hükmü yönünden reddedilen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, bir kısım alımlarını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2010 yılının Mayıs, Ağustos ve Eylül dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Takdir komisyonunca soyut matrah takdiri yoluna gidildiği, takdir komisyonuna sevkle ilgili müfettişlik yazısının Ba-Bs formlarına dayandığı, başkaca herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı, bu konuyla ilgili ayrıntılı bir rapor düzenlenmediği, ayrıca takdir komisyonu kararında söz konusu matraha nasıl ulaşıldığına dair herhangi bir veri ortaya konulmadığı gibi katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonu kararı doğrultusunda yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, hakkında sahte fatura düzenlediği yönünde tespit ve raporlar bulunan mükelleflerden alış beyanında bulunulması, tutulması zorunlu defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçeği yansıtmadığına dair delil niteliği taşıdığından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’un 30. maddesinin 6. bendi uyarınca olayda re’sen tarh sebebinin bulunduğunun kabulü gerektiği, gerçeği yansıtmayan faturaların Ba formu ile beyan edilmesi ticari icaplara uygun düşmediğinden, Ba-Bs form verilerine dayanılarak matrah takdirine gidilmesi ve takdir komisyonunca yapılacak incelemenin bu verilere dayanmasının incelemeyi eksik ve hukuka aykırı kılmayacağı ancak davacının, 2010 yılına ilişkin dava konusu vergi matrahının takdiri amacıyla, katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonuna sevkinin, zaman aşımını durdurması hukuken mümkün olmadığından 2016 yılında davacıya tebliğ edilen 2010 yılına ilişkin vergi ve cezanın, 31/12/2015 tarihi itibarıyla zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarelerince takdir komisyonu kararına istinaden yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 18/05/2022 tarih ve E:2022/415, K:2022/621 sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosya ile ilgili Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacının, vergi müfettişinin … tarih ve … sayılı yazısıyla 2010 dönemi için 04/11/2015 tarihli takdire sevk fişi ile takdire sevk edildiği, 05/11/2015 tarihli takdir komisyonu kararlarında vergi müfettişinin … tarih ve … sayılı yazısına istinaden matrah takdir edilerek dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde re’sen vergi tarhı; vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlandıktan sonra maddenin vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığının kabul edileceği halleri sayan bentleri arasında, (6) numaralı bentte, verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması durumuna yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bu hükümler, öncelikle vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitini engelleyen noksanlık, usulsüzlük ve karışıklıklar bulunuyorsa bunların açıkça ortaya konulması gerektiğini öngörmekte olup, bu inceleme ve tespit yapılmadan, yani re’sen matrah takdirini gerektiren sebep açıkça ortaya konulmadan vergi matrahının re’sen takdiri yoluna gidilemeyeceğini göstermektedir.
Bu durumda idare tarafından, davacının beyannamelerinin gerçek durumu yansıtmadığına dair bir delil sunulmaksızın, defter ve belgeleri üzerinde herhangi bir inceleme araştırma yapılmaksızın, salt Ba – Bs formlarından tespit edilen alımlardan hareketle davacının takdire sevk edildiği olayda, takdire sevk tarihi itibarıyla, 213 sayılı Kanun’un 30. maddesinin (6) numaralı bendi kapsamında re’sen matrah takdirini gerektiren nedenin varlığından söz edilemeyeceğinden, yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmemiş olup yazılı gerekçeyle verilen kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.