Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2017/2960 E. , 2022/4835 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/2960
Karar No : 2022/4835
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Komutanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının (… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının) temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacılar tarafından, davacılardan …’nün Bingöl …ilçesi …Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde … tertip er olarak vatani görevini yapmakta iken 04/06/2012 tarihinde 15:00-17:00 saatleri arasında nizamiye nöbetçisi iken kendisi ile aynı nöbet kulübesinde nöbetçi olan J. Er …’ın dikkatsiz ve tedbirsiz davranması ve silahını boş zannederek bir anlık dalgınlık ile tetik düşürmesi neticesinde, sağ bacağından yaralandığı, baba …’nün de oğlunun bu yaralanması nedeniyle büyük bir üzüntü yaşadığı ileri sürülerek 13/05/2013 tarihli dilekçe ile davalı idareye yapılan maddi ve manevi tazminat talepli başvurunun zımnen reddi üzerine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, … için 20.000,00 TL manevi ve 5.000,00 TL maddi tazminatın,
… için 10.000,00 TL manevi tazminatın eylem tarihi olan 04/06/2012 tarihinden itibaren
yürütülecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesince; yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı …’nün maddi tazminat hak edişi olmadığından maddi tazminat talebi reddedilmiş, ayağından yaralanması nedeniyle gördüğü tedavi ve olay sebebiyle duyduğu acı ve ıstırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş şekli, tarihi, davacının sosyal durumu ve paranın alım gücü ve davacının olayın gerçekleşmesindeki müterafik kusuru dikkate alınarak manevi tazminat isteminin kabulü ile 20.000,00 TL’nin davacı …’ye ödenmesine karar verilmiş, diğer davacı baba …’nün ise olay nedeniyle doğrudan bir zarara uğramadığı, davacı …’nün zarar görmesine bağlı olarak ve bu davacıdan yansıma yoluyla zarara uğradığı, …’nün gördüğü bedensel zararın ağır bir bedensel zarar olmadığı ve yansıma zararların tazmininin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı …’nün manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, ödenen ek ödemelerin yarar olarak kabul edilmemesi gerektiği, davacıya bağlanan vazife malullüğü aylığının rücua tabi olmadığı, davacı babanın oğlunun askerde ağır bir şekilde yaralanması nedeniyle manevi zarara uğradığının kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :.Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılardan … Bingöl … ilçesi … Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde … tertip er olarak vatani görevini yapmakta iken 04/06/2012 tarihinde 15:00-17:00 saatleri arasında nizamiye nöbetçisi olduğu sırada kendisi ile aynı nöbet kulübesinde nöbetçi olan J. Er …’ın dikkatsiz ve tedbirsiz davranması ve silahını boş zannederek bir anlık dalgınlık ile namlusunu dönük olarak tetik düşürmesi neticesinde sağ bacağından yaralanmıştır.
Olay nedeni ile başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen iddianame ile …’nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinde kamu davası açılmış, … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile …’ın neticeten beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Davacı …’nün askerliğe elverişliliğinin tespiti için sevk edildiği GATA Komutanlığının … tarih ve … nolu raporu ile “11/D/1 askerliğe elverişli değildir” kararı verilmiştir.
GATA Baştabipliği Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının … tarih ve … sayılı raporuyla davacı …’nün %32 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği tespit edilmiştir.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu uyarınca vazife malulü kabul edilerek davacı …’ye 01/10/2013 tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığı bağlanmış, ayrıca tütün ikramiyesi tahakkuk ettirilmiştir.
Davacılar tarafından, 13/05/2013 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurularak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş, davalı idare
tarafından yasal süre içerisinde cevap verilmemesi üzerine de bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
27/04/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Anayasa’ya eklenen Geçici 21. maddenin (E) bendi hükmüyle, askeri yargı kaldırılmış ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmekte olan dosyalardan, kanun yolu incelemesi aşamasında olanların Danıştay’a, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde gönderileceği hükme bağlanmıştır.
Anayasanın 121. maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 4. maddesine göre, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 15/08/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 36. maddesi ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na eklenen ve 7078 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile kabul edilen Geçici 45. maddede ise; kaldırılan askeri yargı mercilerinde görülmekte olan, tebliğde ve infaz aşamasında bulunanlar ile bu mercilerin arşivlerinde bulunan işi bitmemiş dosyalardan Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kanun yolu incelemesinde olanların Danıştaya, diğerlerinin ise Ankara İdare Mahkemelerine gönderileceği kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlığa ilişkin olarak, “usul kurallarının derhal uygulanırlığı ilkesi” gereğince dava dosyalarının devrini müteakip uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.
Anayasanın “Siyasi Haklar ve Ödevler” bölümünde yer alan “Vatan hizmet” başlıklı 72. maddesinde; vatan hizmetinin, her Türk’ün hakkı ve ödevi olduğu, bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Dava dilekçesinde davacının maddi tazminat isteminin gelir kaybı, ekonomik geleceğinin sarsılması ve beden gücü kaybına bağlı olarak fazladan sarf edilen güç (efor) kaybı karşılığı uğranılan zarara yönelik olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda davacının gelir kaybı ve ekonomik geleceğinin sarsılması ile güç kaybından doğan zararlarının ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.
Davacının Gelir Kaybı ve Ekonomik Geleceğinin Sarsılmasından Doğan Zararının İncelenmesi:
Bakılan davada davacının maluliyet oranının %32 olduğu görülmektedir. Davacının maluliyet oranının %60’tan az olması nedeniyle çalışmaya devam edebileceği, bu nedenlede ekonomik geleceğinde sarsılma olmayacağı dikkate alındığında davacının gelir ve ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle kaybının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının Güç (Efor) Kaybının İncelenmesi:
Tazminat hukukunda çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğramış olduğu kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olup olmadığına bakılmaksızın gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi günlük faaliyetlerini ve işini eskisine ve emsallerine göre daha fazla efor sarf ederek gerçekleştireceği kabulünden hareketle “güç (efor) kaybı tazminatı” olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bedensel kayba uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu “fazladan sarf edilen gücün” oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.
Dava konusu olay neticesinde GATA Baştabipliği Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının … tarih ve … sayılı raporuyla %32 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği belirlenen davacının günlük yaşamını ve çalışma hayatını emsallerine ve eskiye nazaran daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan maddi zararının en fazla net asgari ücret tutarı kadar olacağı, Dairemizin içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Buna göre, davacının aktif dönemdeki (zarara uğranılan tarihten içtihadi emeklilik yaşı kabul edilen 60 yaşın sonuna kadar olan dönemdeki) maddi zararının, 2022 yılına kadar asgari geçim indirimi (AGİ) dahil net asgari ücrete meslekte kazanma gücü kaybı oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir.
Ayrıca, güç (efor) kaybına dayanan maddi tazminatın hesabında, davacının 60 yaşını ikmalinden TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar geçen pasif devrede de, bedensel kaybı nedeniyle daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmesi söz konusu olacağından, pasif dönem zararı da aynı usulle (AGİ hariç net asgari ücret tutarına meslekte kazanma gücü kayıp oranının uygulanması suretiyle) hesaplanmalıdır.
Aktif dönemin işleyecek devre zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmelidir.
Ayrıca davacıya olay nedeniyle 5434 sayılı Kanun uyarınca bağlanan 6. derece vazife malullüğü aylığı ile 5434 sayılı Kanun’un Ek 79. maddesi gereğince ödenen tütün ikramiyesi yarar kabul edilmek suretiyle denkleştirme (yarar- zarar hesabı) yapılması gerektiği de açıktır.
Bu durumda yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
B) (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Dava konusu olayda, olayın gerçekleşme şekli ve zararın niteliği dikkate alındığında, davacı …’nün oğlunun askerlik görevini yerine getirirken %32 oranında meslekte kazanma gücünü kaybedecek şekilde yaralanması nedeniyle manevi zarara uğradığının kabulü gerektiği anlaşıldığından, davacı …’nün manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının (… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının) redde ilişkin kısımlarının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın davanın görüm ve çözümünde yetkili olan … İDARE MAHKEMESİNE gönderilmesine, kararın … İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.