Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/1288 E. , 2022/4894 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/1288
Karar No : 2022/4894
DAVACILAR : 1- … Uluslararası Fuarcılık Ltd. Şti.
2- …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …Bakanlığı / ANKARA
(Mülga …Bakanlığı)
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, 26/11/2017 tarih ve 30252 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ve İş Konseyleri Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”in 7. maddesinin 5. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacılar tarafından, üyelerin genel kurulda, seçme ve seçilme haklarını kullanabilmelerinin üyelik sıfatının verdiği en doğal hak olduğu, aidat borcunun bulunduğu gerekçesiyle bu hakkın kullandırılmamasının hukuka aykırı olduğu, davacılardan …’in, Afganistan İş Konseyinde üye olan diğer davacı …Fuarcılık Ltd. Şti.’nin temsilcisi olarak seçimlerde aday olması nedeniyle hukuki menfaatinin etkilendiği, Danıştay Sekizinci Dairesinin 06/05/1997 tarih ve E:1996/1525, K:1997/1501 sayılı genel kurul üyelerinin oy haklarının kısıtlanamayacağı yönünde verilen kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28/05/1999 tarih ve E:1997/551, K:1999/706 sayılı kararıyla onandığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Anayasa Mahkemesinin 14/05/2015 tarihli kararında,Dış Ekonomik İlişkiler Kurulunun atipik bir özel hukuk tüzel kişisi olarak tanımlandığı, Dış Ekonomik İlişkiler Kuruluna üye olma hususunda, kanunen bir zorunluluğun olmadığı, üye olmanın isteğe bağlı ve gönüllülük esasına dayandığı, üyelikten çıkma halinde herhangi bir hak kaybının doğmadığı, aidat yükümlülüğüne ilişkin düzenlemenin, genel kurulda seçme ve seçilme hakkının kısıtlanmasına, engellenmesine, haksızlığa, temsil özgürlüğünün engellenmesine, iş konseylerinin sağlıksız seçimler sonucunda oluşmasına ve bu bağlamda tüm üyelerin olumsuz etkilenmesine neden olduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığı, davacının ileri sürdüğü 1999 yılına ilişkin kararın, serbest muhasebeci mali müşavirler odalarına ilişkin olduğu, her meslek mensubunun bu odalara üye olma zorunluluğunun bulunduğu, buna rağmen meslek odası statüsünde olmayan ve üyeliği gönüllülük esasına tabi Dış Ekonomik İlişkiler Kurulunun bu kapsamda değerlendirilemeyeceği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Süre yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 26.11.2017 gün ve 30252 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ve İş Konseyleri Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”in 7’nci maddesinin 5’inci fıkrasının iptali istemleriyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2’nci maddesinin 1’inci fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; aynı Kanunun 14’üncü maddesinin 3’üncü fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin “ehliyet” yönünden inceleneceği öngörülmüş, 15’inci maddesinin 1’inci (b) bendinde ise, 14’üncü maddenin 3/c fıkrasında yazılı hususta kanuna aykırılık görürse davanın reddine karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu maddede yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan “menfaat ihlali” doktrin ve içtihatlarda dava konusu idari işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
İdare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin, ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği açıktır.
Uyuşmazlık konusu olayda da, iptali istenilen, delegelerin Genel Kurula katılabilmesi ve seçme-seçilme hakkına sahip olabilmeleri için içinde bulunulan yıl dahil, önceki yıllara ait aidat borcunun bulunmaması gerektiğine ilişkin düzenlemenin, Ticaret Bakanlığının …gün ve … sayılı yazısından, 9.1.2018 tarihi itibarıyla tüm aidatlarını eksiksiz ödediği anlaşılan Afganistan İş Konseyi üyesi olan davacı Şirketin ve Hazirunda davacı Şirketi temsil eden davacının kişisel, güncel ve doğrudan menfaatini ihlal eder bir yönü bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, 26.11.2017 gün ve 30252 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ve İş Konseyleri Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 7’nci maddesinin 5’inci fıkrasının iptali istemiyle açılan davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu dinlenildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu tarafından e-posta aracılığıyla üyelerine yapılan 03/01/2018 tarihli duyuruda, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu çatısı altında yer alan 142 İş Konseyinin seçimli genel kurullarının eş zamanlı olarak 11/01/2018 tarihinde yapılacağı, üyelerin genel kurula katılabilmesi ve seçme-seçilme hakkına sahip olabilmeleri için geçmiş yıllara ait aidatlarla birlikte 2018 yılına ait aidatların tümünün ödenmesi gerektiği belirtilmiş, 11/01/2018 tarihinde anılan duyuruda belirlenen şekilde seçimler yapılmıştır.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu üyesi olan davacı şirket ile bu şirketin yetkilisi tarafından, geçmiş yıllara ait aidatlarla birlikte 2018 yılına ait aidatların tümünü ödemeyen üyelerin genel kurula katılamamasına yönelik uygulamanın dayanağı olduğu iddia edilerek “Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ve İş Konseyleri Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”in 7. maddesinin 5. fıkrasının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin, 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; aynı maddenin 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine dava açabilecekleri; 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin ilk inceleme esnasında süre aşımı yönünden inceleneceği; aynı maddenin 6. fıkrasında, yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, yasal süresi içerisinde açılmayan davaların reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Anılan hükümlerin incelenmesinden görüleceği üzere; bir düzenleyici işleme karşı ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği, ayrıca söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı halinde, bu bireysel işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde bireysel veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği görülmektedir.
Hukuki Değerlendirme:
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ve İş Konseyleri Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)’nun organlarından olan Genel Kurul’a ilişkin düzenleme içeren “Genel Kurul” başlıklı 7. maddesinin 5. fıkrasında, “Delegelerin Genel Kurula katılabilmesi ve seçme-seçilme hakkına sahip olabilmeleri için içinde bulunulan yıl dahil, önceki yıllara ait aidat borcunun bulunmaması gereklidir.” kuralı; yine DEİK’in organlarından olan İş Konseylerinin kendi bünyesinde oluşturduğu genel kurullar hakkında düzenleme içeren “İş Konseyleri Genel Kurulu” başlıklı 16. maddesinin 5. fıkrasında da, “Üyelerin Genel Kurula katılabilmesi ve seçme-seçilme hakkına sahip olabilmeleri için, içinde bulunulan yıl dahil önceki yıllara ait aidat yükümlülüklerinin bulunmaması gerekir.” kuralı yer almıştır.
Uyuşmazlıkta, 11/01/2018 tarihinde yapılan İş Konseyleri Seçimli Genel Kurullarına 2018 yılı ve öncesinde aidat borcu bulunan üyelerin katılımına izin verilmemesine yönelik uygulamanın, “Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ve İş Konseyleri Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”in Dış Ekonomik İlişkiler Kurulunun organlarından biri olan İş Konseylerinin kendi bünyesinde mevcut üyelerin katılımıyla oluşan genel kurullara katılımı düzenleyen 16. maddesinin 5. fıkrasına dayanılarak tesis edildiği, buna karşın, bakılmakta olan davanın Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ve bu Kurulun bünyesinde bulunan 142 İş Konseyinden bazılarının üyesi olan davacı … Uluslararası Fuarcılık Ltd. Şti. ile bu şirketin yetkilisi tarafından, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulunun bir başka organı olan Genel Kurul delegelerinin aidat yükümlülüğünü düzenleyen ve uyuşmazlık bağlamında herhangi bir uygulama işlemine dayanak olmayan anılan Yönetmeliğin 7. maddesinin 5. fıkrasının iptali istemiyle açıldığı görülmektedir.
Dava konusu “Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ve İş Konseyleri Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”, 26/11/2017 tarih ve 30252 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, bakılmakta olan dava ise 12/03/2018 tarihinde açılmıştır.
Bu durumda; düzenleyici işlem niteliğindeki dava konusu Yönetmeliğin 26/11/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği ve iptali istenilen Yönetmelik maddesinin uygulanması suretiyle davacılar hakkında tesis edilmiş bireysel bir işlemin (uygulama işleminin) de bulunmadığı görüldüğünden, anılan Yönetmeliğin Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihi izleyen günden itibaren başlayan altmış günlük dava açma süresi geçirildikten sonra, 12/03/2018 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca süre aşımı yönünden DAVANIN REDDİNE,
2- Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesi ve isteği halinde davacıya iadesine,
3- Kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4- Kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 31/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.